<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Adnan OKTAR&#039;la Ramazan Sohbetleri</title>
	<atom:link href="http://www.ramazansohbetleri.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ramazansohbetleri.com</link>
	<description>Ramazan Ayı Sohbetleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Aug 2011 06:06:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-1-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-1-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allahu]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Biz]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Ecir]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalem]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kulum]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Senin]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1067</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN Ramazan 2011, 1. Gün Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (Kaf Suresi, 16) Resulullah Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: &#8220;Allahu Teala dedi ki: Kullarım Beni zikredip, dudaklarını Benim için kıpırdattığı müddetçe Ben kulumla beraberim. Kulum tenha bir yerde Beni zikrederse, Ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/1.jpg" alt="1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /><br />
<strong> 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN</strong></h1>
<h3>Ramazan 2011, 1. Gün</h3>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. (Kaf Suresi, 16)</strong></p>
<hr />
<p>Resulullah Efendimiz (sav) şöyle buyurdu:</p>
<p><em>&#8220;Allahu Teala dedi ki: Kullarım Beni zikredip, dudaklarını Benim için kıpırdattığı müddetçe Ben kulumla beraberim. Kulum tenha bir yerde Beni zikrederse, Ben de onu kendi Zatımla anarım. Cemaatte andığı vakit, Ben de onun bulunduğu cemaatten daha iyi bir cemaatte onu anarım. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa Ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum Bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim, yani isteklerine süratle icabet ederim.&#8221; (Buhari)</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p align="center"><strong><em>Rabbim bana dokuz şey emretti: Gizli halde de aleni halde de Allah&#8217;tan korkmamı, öfke ve rıza halinde de adaletli söz söylememi, fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmamı, benden kopana da sıla-ı rahim (dostluk) yapmamı, beni mahrum edene de vermemi, bana zulmedeni affetmemi, susma halimin tefekkür olmasını, konuşma halimin zikir olmasını, bakışımın ibret olmasını, marufu (doğru ve güzel olanı) emretmemi.<sup>1</sup> </em></strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/dunyametai2.jpg" alt="dunyametai2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" />Peygamberimiz (sav)&#8217;in çok güzel bir ahlaka sahip olduğunu Allah Kuran&#8217;da bildirmiş ve şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun. Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin. Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler. Sizden, hanginizin &#8216;fitneye tutulup-çıldırdığını&#8217;. Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir. (Kalem Suresi, 1-7)</strong></p>
<p>Allah bu ayette ayrıca Peygamberimiz (sav) için kesintisi olmayan bir ecir olduğunu bildirmiştir. Bu, Hz. Muhammed (sav)&#8217;in daima güzel ahlak gösterdiğini, takvadan hiçbir zaman ayrılmadığını gösteren bir bilgidir.</p>
<p><img class="alignright" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/gul.jpg" alt="gul 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" />Peygamberimiz (sav)&#8217;in de <em>&#8220;İmanın kemali, güzel ahlakladı</em>r&#8221; <em>(G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi,  İstanbul, 1997, 344/4)</em> sözleriyle belirttiği gibi, imanın en önemli alametlerinden biri güzel ahlaktır. Bu nedenle güzel ahlakın en güzel örneklerini öğrenmek ve uygulamak önemli bir ibadettir.</p>
<p><a href="http://www.hazretimuhammed.org/" target="_blank">www.hazretimuhammed.org</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</strong></p>
<p><em>1-Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Allah’ın dinini yaşama konusundaki kararlılık hayat boyu devam etmelidir</strong></p>
<p>İmanın çeşitli dereceleri vardır. Allah ayetlerinde güçlü bir imana sahip olan Müslümanların vasıflarına dikkat çekmiş, onların ihlasla ahirete yönelmiş, mütevekkil yapılarını, zorluklar karşısındaki sabırlı tutumlarını, insanlara karşı hoşgörülü, affedici, bağışlayıcı olmalarını ve daha pek çok yönlerini övmüştür. Ne var ki Allah’tan çok korkan, O’nu çok seven, hayatlarının her anını O’nun için yaşayan ve O’nun emrettiği güzel ahlakın gereklerini eksiksiz olarak yerine getiren bu takva Müslümanların yanı sıra, vicdanlarını gereği gibi kullanmayan, dinsizliğe karşı Allah yolunda fikri mücadele vermekten hiçbir özrü olmadığı halde geri kalan ya da örneğin öfkelenme, olaylar karşısında hüzne ya da paniğe kapılma gibi Allah’ın insanları men ettiği kötü ahlak özelliklerini zaman zaman üzerinde barındırabilen, ama tüm bunlara rağmen iman ettiklerini söyleyen insanlar da vardır.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzarasu.jpg" alt="manzarasu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" />Elbette ki Allah iman eden herkese cennetini vaad etmiştir. Örneğin bir ayette Allah, hiçbir özürleri olmadığı halde Kendi yolunda fikri mücadeleye katılmayan bazı kişilere de cenneti vaad ettiğini şöyle belirtmektedir:</p>
<p><strong>Mü&#8217;minlerden, özür olmaksızın oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allah, mallarıyla ve canlarıyla cehd edenleri (çaba gösterenleri) oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır. Tümüne güzelliği (cenneti) va&#8217;detmiştir; ancak Allah, cehd edenleri oturanlara göre büyük bir ecirle üstün kılmıştır. (Nisa Suresi, 95)</strong></p>
<p>Ayette de bildirildiği gibi, Allah, bütün müminlere cenneti vaad ettiğini, ancak Kendi yolunda mallarını ve canlarını ortaya koyarak dinsizliğe karşı fikri mücadele verenlerin daha üstün bir ecre sahip olacaklarını belirtmiştir.</p>
<p>Gerçek iman, Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmayı, O’nun emir ve tavsiyelerine kesin bir şekilde riayet etmeyi, Allah’ın emirlerini yerine getirirken şeytanın sinsi tuzaklarına ve nefsinin bencil oyunlarına hiçbir şekilde boyun eğmemeyi, Allah’ın dinini yaşama konusunda hayat boyu devam eden sağlam bir kararlılık göstermeyi de beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla şeytanın aldatıcı oyunlarına karşı Allah yolunda gereken kararlılığı gösteremeyen, zayıf davranabilen, Allah’ın emir ve tavsiyelerine uyma konusunda zaman zaman taviz verebilen insanların bu durumlarını bir an önce düzeltmeye çalışmaları, imanlarını hiç zaman geçirmeden takviye etmeleri, Allah korkularını ve Allah sevgilerini arttırmaları, Allah’a teslim olarak ve ahirete yönelerek sadece Allah rızası için yaşamaya başlamaları Allah’ın rızasına en uygun, en doğru davranış olacaktır.</p>
<p>(<a href="http://www.ahiretvar.com/">http://www.ahiretvar.com</a>)<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sıcağın zayıf insanlarda caydırıcı özelliği vardır, yaz rehavetine karşı dikkatli olmak lazım. </strong></p>
<div>
<p>Adnan Oktar`ın 16 Haziran 2011 tarihli saat 12:00’daki A9 Tv röportajından</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ahir zamanı anlamak için yeni bilgiler-1</strong><br />
<img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/resim1_2011.jpg" alt="resim1 2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /><strong>HZ. MEHDİ (A.S.), HİCRİ 1400 (MİLADİ 1980) YILINDA TEBLİĞ HİZMETİNE BAŞLAYACAKTIR</strong></p>
<p><strong>İNSANLAR 1400 SENESİNDE HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;IN  YANINDA TOPLANACAKLARDIR.</strong></p>
<p>(Risaletül Huruc-ül Hz. Mehdi, s. 108)</p>
<p>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın İstanbul’da faaliyete başladığı ve çevresinde insanların ilk toplanmaya başladığı yılın Hicri 1400 olacağı bu hadiste açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin tebliğ çalışmalarına Hicri 1400’de başlayacağını Bediüzzaman da eserlerinde şu sözlerle belirtmiştir:</p>
<p><strong>“İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE</strong>(dünyanın geleceğinde) <strong>1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ</strong> (Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin gelişini) <strong>ASIRLARINDA KARİB</strong> (yakın) <strong>ZANNETMİŞLER.” </strong></p>
<p>(Sözler, s. 318)</p>
<p><strong>HİCRETTEN 1400 SENE SONRAKİ AKİDLERDEN İKİ VEYA ÜÇ AKİD SAY (Bir akid on senedir). O VAKİT MEHDİ EMİN ÇIKAR.</strong></p>
<p>(Esme-l Mesalik Lieyyam-il Mehdîyy-il Meliki Li Küll-id Dünya Biemrillah-il Malik, Kelde bin Zeyd 216)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri Allah’ın üstün bir ilimle desteklediği, feraset ve ilim sahibi mübarek bir şahıstır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman_kasim07.jpg" alt="bediuzzaman kasim07 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></span></strong>Hicri 13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı&#8217;nda dünyanın ve İslam’ın geleceği hakkında pek çok önemli müjde vermiştir. Bediüzzaman Hazretleri’nin neredeyse yarım asır önce yaşamış olmasına rağmen eserlerinde vermiş olduğu tüm haberler ve geleceğe yönelik bilgiler, Allah&#8217;tan bir rahmet olarak, hep doğru çıkmıştır. Bediüzzaman eserlerinde, dünya üzerinde yaşanacak olan siyasi gelişmeler, İslam aleminin geleceği ve çeşitli ülkelerin karşı karşıya kalacakları bazı durumlarla ilgili önemli detaylar bildirmiştir. Örneğin 1971 yılında meydana gelen sosyal olayları yirmi yıl öncesinden haber vermiş ve söyledikleri aynen gerçekleşmiştir <em>(Şualar, s 260)</em>. İslam dünyasının durumu ve geleceğine dair konuşma yaptığı 1951 yılındaki ünlü Şam Hutbesi’nde ise Bediüzzaman, 1981, 1991 ve 2001 yıllarında meydana gelecek olan önemli olaylara işaret etmiş ve bu büyük olaylar da aynı Bediüzzaman’ın söylediği şekilde vuku bulmuştur <em>(Hutbe-i Şamiye, s. 27)</em>.</p>
<p>Bediüzzaman’ın ileriye yönelik olarak verdiği haberlerden bir diğeri ise, kendi zamanından neredeyse 80 sene sonra vuku bulan “komünizmin yıkılması” olayıdır. Said Nursi yıllar önce kimsenin hayal bile edemeyeceği bu olayı bir Rus askerine açıklamıştır <em>(Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Sait Nursi, s.144, Nesil Yayınevi)</em>. Bediüzzaman ayrıca ileride bir Avrupa Birliği’nin oluşacağını da yine önceden haber vermiştir. <em>(Emirdağ Lahikası, sf. 499) (Münazarat, s. 107)</em></p>
<p>Bediüzzaman aynı şekilde öleceği tarihi, ölümünden bir süre sonra kendi mezarının yıkılacağını ve ayrıca bu olayın da hangi tarihte gerçekleşeceğini de 1921 yılında, <em>Lemaat</em> adlı eserinde yazdığı bir şiir ile vefat etmeden önce haber vermiştir. <em>(Mektubat, s. 89) </em>Said Nursi Hazretleri, bu şiirinde işaret ettiği gibi, Hicri <strong>1379</strong> yılında vefat etmiştir. Yine şiirinde belirttiği gibi ölümünden bir süre sonra, Hicri <strong>1380 </strong>yılında mezarı yıkılmış ve mübarek bedeni başka bir yere nakledilmiştir.</p>
<p>Buradaki örneklerde olduğu gibi, Bediüzzaman Said Nursi’nin eserlerinde vermiş olduğu diğer bilgiler ve geleceğe yönelik işaretler de yine doğru çıkmıştır. Kuşkusuz ki tüm bunlar Allah’ın rahmetiyle gerçekleşen mucizevi olaylardır. Dolayısıyla Allah’ın üstün bir ilimle desteklediği böyle mübarek, feraset ve ilim sahibi bir şahsın gelecekle ilgili olarak vermiş olduğu diğer bilgilerin de dikkatle incelenmesi ve araştırılması gerekmektedir.</p>
<p><a href="http://www.bediuzzamanvemehdi.com/">http://www.bediuzzamanvemehdi.com/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><em>Kıyamet öncesinde, alametlerle kendisini belli edeceği belirtilen ve dünyanın son günleri diye tarif edilen Ahir Zaman, Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkacağı, İslam’ın tüm dünya üzerinde hakim olacağı, dolayısıyla Kuran ahlakının insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı kutlu bir dönemdir.</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em>Ebced ise, çok eski tarihlere kadar uzanan ve daha henüz Kuran indirilmeden önce kullanımı çok yaygın olan bir yazım şeklidir. O devirlerde Arap tarihinde geçen tüm olaylar, harflere rakam değeri verilerek yazılır ve böylece her olayın tarihi de kayda geçilmiş olurdu. Bu tarihler, her kullanılan harfin özel rakam değerlerinin toplanmasıyla elde ediliyordu.</em></p>
<p><em>Söz konusu ebced yöntemiyle, Kuran&#8217;da geçen bazı ayetler incelendiğinde, bu ayetlerin anlamlarına uygun olarak günümüzde yani ahir zamandaki birtakım tarihlere denk geldiğini görürüz.</em></p>
<p><em>Ramazan Ayı boyunca sizlere ulaşacak olan bu bölümümüzde, zaman zaman Sayın Adnan Oktar’ın Kuran-ı Kerim’deki bazı ayetlerin ebcedleriyle ilgili açıklamalarına yer vereceğiz. Hangi ayetlerin ebcedleri içinde bulunduğumuz ahir zamana işaret ediyor, bunları göreceğiz.</em></p>
<p><strong>Ahzab Suresi, 56</strong></p>
<p><strong><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnanoktar_ebced1.jpg" alt="adnanoktar ebced1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></strong><strong>Adnan Oktar: “Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler”, elçiye yardımcı olurlar. “Ey iman edenler siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin”.</strong> Ebcedi bakın 1986 yılını veriyor, maşaAllah. <strong>“Ona yardım edin, ona destek olun”</strong> diyor. 1986’da bir şeyler olacağına da işaret ediyor ayet inşaAllah. Mehdiyet’e bakıyor, Hz. Mehdi (a.s.)’a da siz yardım edin, salat edin, selam verin, destekleyin. Zahirde ve batında can-ı gönülden ona tabi olun, aynı zamanda işareti budur. Peygamberimiz (s.a.v)’e “salat edin”in anlamı çok geniştir. Hem “Allahumme Salli Ala Muhammedin” cümlesinin dışında, onu çok sevmek, desteklemek, yardımcı olmak, emrinde olmak, itaatte kusur etmemek. Salatın anlamı çok geniştir.</p>
<p><a href="http://www.ahirzaman.org/">www.ahirzaman.org</a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<table width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Gürcistan ile pasaportlar kalkıyor</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Gürcistan Türkiye Dostluk Derneği, 8 Nisan 2009</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong>Gürcüler mazlum, mübarek, çok temiz bir millettir, güzel insanlardır. Türk-İslam Birliği içerisinde de bir sevinç vesilesidir onlar, böyle güzel bir milletle iç içe olmak, beraber yaşamak, kardeş olmak, benim için orada Anadolu’dur yani Gürcistan, aklıma ilk gelen Anadolu gelir, yani oranın sıcaklığı, Osmanlı terbiyesi vardır orada, bir Osmanlı güzelliği vardır, <strong>ÇOK YAKIN ZAMANDA İNŞAALLAH GÜRCİSTAN’IN KAPILARI AÇILACAKTIR. BU GÜZEL, MÜBAREK, MUHTEREM İNSANLARLA İÇ İÇE OLACAĞIZ, KARDEŞ OLACAĞIZ.</strong> Sizin güzel terbiyenizi, güzel ahlakınızı böyle doya doya adeta içeceğiz.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 18 Mart 2009</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Gürcistanlı balıkçılarla hep beraber balık tutacağız, beraber kızartıp yiyeceğiz. Gürcistan bizim canımız, bizim öz be öz kardeşlerimiz onlar yani halis Türktürler onlar, yani Gürcistan Türkiye’nin büyük bölümü hep Gürcü kökenlidir. Bu dert bu bela bu sıkıntılar hepsi Türk-İslam Birliği’yle bitmiş olacak.<strong> AZERBAYCAN, GÜRCİSTAN, ERMENİSTAN BİR KERE ORALAR BİZİM YANİ MAHALLEMİZ OLACAK ALLAH’IN İZNİYLE İSTEDİĞİMİZ GİBİ YİYECEĞİZ, İÇECEĞİZ, SOHBET EDECEĞİZ, KONUŞACAĞIZ, ONLAR BİZE GELECEK, BİZ ORAYA GİDECEĞİZ, SINIR KAPILARI SONUNA KADAR AÇILACAK. ONLAR GELİP BİZİM BURALARDA BALIK TUTACAKLAR, BİZ ORADA BALIK TUTACAĞIZ, HERŞEY AÇIK OLACAK.</strong>Bizi birçok zorluklar ve birçok bağlarla bağladılar. Biz bu zincirleri, bağları hepsini kıracağız, çok özgür çok müreffeh, sevinçli ve mutlu bir hayatın içine gireceğiz inşaAllah.<strong>Sabah, 1 Haziran 2011</strong></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/sabah01062011-gurcistanpasaport.jpg" alt="sabah01062011 gurcistanpasaport 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p><strong>Milliyet, 1 Haziran 2011</strong></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/milliyet130511-pasaport.jpg" alt="milliyet130511 pasaport 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Türkiye, Gürcistan&#8217;la karşılıklı geçişlerde pasaport uygulamasına son verdi. Yeni protokole göre iki ülke vatandaşları sınır geçişlerinde pasaport yerine nüfus cüzdanlarını kullanabilecek<br />
Başbakan Tayyip Erdoğan, Sarp Sınır Kapısı&#8217;na gelerek, sınır kapısının Gürcistan tarafındaki tesislerin açılışını Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili&#8217;yle birlikte yaptı. Açılış töreninde iki ülke vatandaşlarının sınır geçişlerinde pasaportların yerini nüfus cüzdanlarının alacağı yeni uygulama için protokole imza atıldı. Başbakan Erdoğan, ayrıca &#8220;ortak kapı modeli uygulaması&#8221;nın müjdesini verdi. Türkiye ile Gürcistan ortak sınır kapısı uygulamasıyla sınır geçişlerindeki formaliteleri azaltmış olacak.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Milliyet, 13 Mayıs 2011</strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/milliyet130511-pasaport2.jpg" alt="milliyet130511 pasaport2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></strong></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır. </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>(Araf Suresi, 181)</strong><br />
<em>Harun Yahya Külliyatı, kitaplar, sesli anlatımlar, dergiler, sunumlar, internet siteleri, cep kitapları, makaleler, belgeseller ve interaktif CD’lerden oluşan, muazzam bir bilgi hazinesidir.</em></p>
<p><em>Her yaştaki ve her kültürdeki insanın rahatlıkla anlayabileceği, bilimsel kaynaklar ile delillendirilmiş ve tamamı ücretsiz olarak da temin edilebilen bu eserlerden bazılarını, hayırlara vesile olması ümidiyle, Ramazan ayı boyunca bu bölümümüzde, birlikte inceleyeceğiz.</em></p>
<p><strong>Kuran Mucizeleri</strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kuranmucizeleri_cilt1.jpg" alt="kuranmucizeleri cilt1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></td>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kuranmucizeleri_cilt2.jpg" alt="kuranmucizeleri cilt2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kuranmucizeleri_cilt3.jpg" alt="kuranmucizeleri cilt3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /><br />
Bu eserlerde okuyacağınız tüm bilgiler, bizlere açık bir gerçeği gösterir: Kuran öyle bir kitaptır ki, içinde verilen haberlerin hepsi doğru çıkmıştır ve çıkmaktadır. Bilimsel konularda, geçmişten ve gelecekten verilen haberlerde ya da matematiksel şifrelemelerde o dönemde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerde haber verilmiştir. Bu bilgilerin o dönemin bilgi düzeyiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir. Elbette ki bu durum, Kuran&#8217;ın insan sözü olamayacağının apaçık bir ispatıdır.</p>
<p>Kuran-ı Kerim, sonsuz akıl ve ilim sahibi Allah&#8217;ın sözü olarak, insanların kavrayamadığı ya da henüz anlamaya bilgilerinin yeterli olmadığı pek çok bilgileri de kapsamaktadır. Bu bilgiler gelişen teknoloji ve bilim sayesinde, -Rabbimiz&#8217;in dilediği zamanda ve dilediği miktarda- gün ışığına çıkmakta ve Kuran&#8217;ın mucizevi yönlerini pekiştirmektedir.</p>
<p><a href="http://www.kuranmucizeleri.com/">www.kuranmucizeleri.com</a><br />
<strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></strong></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<h1>Taş Devri hiçbir zaman yaşanmadı</h1>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatas_ornegingunumuzde1.jpg" alt="kabatas ornegingunumuzde1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<p>Bundan yüz binlerce yıl önce insanların, çok iyi inşa edilmiş gemilerle okyanus yolculukları yaptıklarını biliyor muydunuz? Ya da bize &#8220;ilkel mağara adamları&#8221; olarak tanıtılan insanların, gerçekte günümüzdeki ressamları aratmayacak bir yeteneğe ve estetik anlayışına sahip olduklarını hiç duydunuz mu? 80 bin yıl önce yaşamış olan ve bize evrimciler tarafından &#8220;maymun adam&#8221; gibi gösterilmeye çalışılan Neandertal ırkının, müzik aletleri yaptığını, giyim-kuşam zevkine sahip olduğunu, kızgın kumlarda biçimli sandaletlerle gezdiğini biliyor muydunuz?</p>
<p>Büyük olasılıkla bunların hemen hiçbirini daha önce duymamış olabilirsiniz. Aksine, bu insanların yarı maymun yarı insan, konuşma yeteneğinden yoksun, dik duramayan, sadece garip hırıltılar çıkaran, vahşi mağara adamları olduğu yanılgısına kapılmış olabilirsiniz. Çünkü bu büyük yalan, yaklaşık 150 yıldır dünyanın dört bir yanında insanlara telkin edilmektedir. <span style="text-decoration: underline;">(<a href="http://www.kabatasdevri.com/">http://www.kabatasdevri.com</a>)</span></p>
<p>Evrimci bilim adamları, tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzayan sözde evrim sürecini açıklayabilmek için, tarihin gelişimini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için &#8216;ilkel insan&#8217;ın yaşam şeklini açıklayan &#8220;mağara devri&#8221;, &#8220;taş devri&#8221; gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. &#8220;İnsanlar maymunlarla ortak bir atadan türemişlerdir&#8221; yalanını savunan evrimciler, bu iddialarını kendilerince kanıtlayabilmek için arayışa girmişler ve arkeolojik kazılarda buldukları her taş ya da ok parçasını veya bir çömleği bu doğrultuda yorumlamışlardır. Oysa karanlık bir mağarada postlara bürünerek oturan, konuşma yeteneği olmayan yarı insan yarı maymun canlılar, yalnızca birer hayal ürünüdür. İlkel insan hiçbir zaman var olmamış, taş devri hiçbir zaman yaşanmamıştır. Bunlar evrimcilerin bir kısım medyanın da yardımıyla oluşturdukları göz boyamalardan başka bir şey değildir.</p>
<p>Bunlar birer göz boyamadır; çünkü biyoloji, paleontoloji, mikrobiyoloji, genetik bilimler başta olmak üzere bilim alanında yaşanan gelişmeler bugün evrim iddiasını tamamen yıkmıştır. Canlı türlerinin birbirlerine dönüşüp evrimleştikleri iddiasının geçersizliği anlaşılmıştır. Aynı şekilde insan da maymun benzeri canlılardan evrimleşmemiştir. İnsan, var olduğu günden bu yana insandır. Var olduğu günden bu yana da yüksek bir kültüre sahiptir. Dolayısıyla &#8220;tarihin evrimi&#8221; de hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.</p>
<p>(<a href="http://www.fikiryazilari.net/">http://www.fikiryazilari.net</a>)</p>
<p>Ramazan boyunca sizlere ulaşacak olan bu bölümde &#8220;insan tarihinin evrimi&#8221; iddiasının geçersizliği bilimsel delilleriyle ortaya konulacak, bilimsel bulguların yaratılış gerçeğini desteklediği anlatılacaktır. İnsan bu dünyaya evrimle değil, sonsuz bir güç ve akıl sahibi olan Allah&#8217;ın kusursuz yaratmasıyla gelmiştir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sanatkar.jpg" alt="sanatkar 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="1" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Taşa şekil vermek için demir veya çelikten yapılmış çeşitli aletler kullanılması gerekir. Geçmişte yaşayan toplumlar da, tıpkı günümüzdeki gibi, taşları kesip şekillendirirken bu tarz aletler kullanmışlardır.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Geçmişteki toplumlarda olduğu gibi bugün de hala dünyanın kimi bölgelerinde çok yüksek teknoloji kullanılırken kimi bölgelerinde ise yerliler ilkel koşullarda yaşam sürdürebilmektedirler. Bunlar sadece kültür ve medeniyet farklılığının göstergeleridir, kültürel bir evrim yaşandığının değil.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><em>İnsan bir an, sadece kendi yaratılışını bile düşünse Allah&#8217;tan başka güç olmadığını anlayabilir. Çevresindeki büyük deliller üzerinde derin düşünen bir insan, her şeyin olduğu gibi kendisinin de yaratılışının bir amacı olduğunu fark edecek ve Allah&#8217;ın sonsuz gücünü gereği gibi kavrayabilecektir. Dünya hayatı, bir &#8220;kuşluk vakti&#8221; kadar kısa ve sınanmamız için yaratılmış geçici bir mekandır.</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em>Bu bölümümüzde; </em><strong>&#8220;Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.&#8221; (Duha Suresi, 11) </strong><em>ayeti gereğince Rabbimiz&#8217;in üstün aklıyla yarattığı nimetlerinden ve delillerinden söz edeceğiz. İnsanın nefes almasını, kalbinin atmasını sağlayan Yüce Allah, sonsuz nimetleri an an sunarken, samimi inanan insanların da O&#8217;nu hamd ile tesbih etmesi gerekmektedir.</em></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatlari1_2011.jpg" alt="imanhakikatlari1 2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 1.GÜN" /><br />
<strong>İman hakikatleri üzerinde düşünmek neden önemlidir?</strong></p>
<p>İnsanlar Allah&#8217;ın Zatı&#8217;nı göremezler. Ancak O&#8217;nun varlığını, kudret ve bazı sıfatlarını, yaratmış olduğu varlıklara bakarak anlarlar. Her resmin kendi ressamını tanıtması gibi, canlı ve cansız varlıklar da kendilerini yaratmış olan Allah&#8217;ı bize tanıtırlar. İnsanın bunlar üzerinde düşünmesi ve yaratılış delillerine tanık olması gerekir. Nitekim Allah Kuran&#8217;da, deve, sivrisinek, arı, örümcek gibi çeşitli hayvanları, bitkileri, ağaçları, dağları, yerleri, gökleri birer iman hakikati, yani yaratılış mucizesi olarak örnek vermiştir.</p>
<p>Çevremizde gördüğümüz -veya göremediğimiz- birçok varlık, vicdanıyla ve aklıyla bakan her insan için bir iman hakikati olma özelliği taşır. Örneğin bahçede yürüyen karınca, masada duran çiçek, sokaktaki veya evimizdeki kedi, köpek ya da kuş, vücudumuz, göklerdeki ve yerdeki düzen, yağmurun yağması, çevremizi sarıp bizi uzaydan gelen zararlı ışınlardan ve maddelerden koruyan atmosfer ile bunlar gibi daha niceleri Allah&#8217;ı tanımak isteyen her insan için birer iman hakikatidir. Dev bir yıldızın hayatı, büyük bir iman delili olabileceği gibi vücudumuzun herhangi bir organı da imana yönelten bir hakikat olabilir.</p>
<p>Hayatı boyunca etrafında gördüğü veya duyduğu herşeyde Allah&#8217;ın ayetlerini fark edip bunlar üzerinde düşünmek mümin için büyük bir sorumluluktur. Vicdan sahibi her insan bunun bilincindedir. Ve Allah&#8217;ın yarattığı milyonlarca canlının, kusursuzca yayıp döşediği yeryüzü ve uçsuz bucaksız göklerin arasında yaşarken, bunları düşünmez, gaflet içinde hayatını sürdürürse bu davranışının hesabını veremeyeceğini bilir.</p>
<p>Mübarek Ramazan Ayı boyunca bu bölümümüzde sizlere çeşitli iman hakikatlerinden örnekler vererek, Rabbimizin yaratma sanatını anlatacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-1-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-2-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-2-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:52:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Daima]]></category>
		<category><![CDATA[Dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Mace]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1065</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN Ramazan 2011, 2. Gün Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (En’am Suresi, 32) &#160; &#8220;Sizin ölüler diyarına varmanız ve orada yaptıklarınıza karşılık rehin olarak kalmanız yakındır. Sizi de kabir kucaklayacak&#8230; Ahiret için çalışmadan ahireti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/2.jpg" alt="2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN</h1>
<h3>Ramazan 2011, 2. Gün</h3>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (En’am Suresi, 32)</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>&#8220;Sizin ölüler diyarına varmanız ve orada yaptıklarınıza karşılık rehin olarak kalmanız yakındır. Sizi de kabir kucaklayacak&#8230; Ahiret için çalışmadan ahireti uman, uzun emellerin peşinde koşup tevbeyi geciktiren, dünyayı sevmeyen kişilerin diliyle dünyadan bahsettiği halde dünyayı sevenler gibi çalışan, kendisine verilince doymayan, verilmeyince sızlanan kimselerden olmayın.&#8221; (İbn-i Mace)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
<strong><em>“İman bağlarının en sağlamı Allah için dostluk, Allah için düşmanlık, Allah için sevgidir.”<sup>1</sup></em></strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kapigullu.jpg" alt="kapigullu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" />Alemlere rahmet olarak gönderilen kutlu Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), sadece kendisine vahyolunana uymuş, insanlardan çekin meden sadece Allah&#8217;ın bildirdiklerini yapmıştır. Çağdaşı olan müşrikler ve diğer dinlerin mensupları Peygamberimiz (sav)&#8217;den kendi çıkarlarına uygun hükümler getirmesini istemişlerdir. Bu kişiler sayıca ve kuvvetçe daha üstün konumda olmalarına rağmen, Peygamberimiz (sav) Kuran&#8217;ı ve Allah&#8217;ın hükümlerini daima büyük bir titizlik ve kararlılıkla korumuştur.</p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in, Allah yolunda kararlı ve sebatlı olması ile hak din, en güzel ve en doğru şekliyle insanlara bildirilmiştir. İnsanların büyük bir bölümü ile kıyas yapmak Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu üstünlüğünün daha da iyi anlaşılmasına vesile olacaktır. Günümüzde de geçmişte de insanların büyük bir bölümü zaaflara, hırslara, tutku dolu isteklere sahiptirler. Büyük bir çoğunluğu ise dini kabul etmelerine rağmen bu zayıflıklarına yenilirler. Zaaf ve tutkularını terk etmek yerine dinin hükümlerinden tavizler verirler. Örneğin dostlarının, eşlerinin, akrabalarının ne diyeceğinden çekinerek dinin bazı hükümlerini yerine getirmezler. Veya dine uymayan bazı alışkanlıklarını terk edemezler. Bu nedenle, dini kendi çıkarlarına göre yorumlar, kendilerine uyan hükümlerini kabul eder, diğerlerini görmezden gelirler.</p>
<p>Peygamberimiz (sav) ise, bu tür insanların isteklerine hiçbir zaman taviz vermemiş, Allah&#8217;ın indirdiğini hiçbir değişikliğe uğratmadan, hiç kimsenin çıkarını hesap etmeden, sadece Allah&#8217;tan korkup sakınarak Kuran&#8217;ı insanlara tebliğ etmiştir. Allah, Peygamber Efendimizin bu takva özelliğini Kuran&#8217;da şöyle bildirmektedir:</p>
<p><strong>Battığı zaman yıldıza andolsun; Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı. O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. Ona (bu Kuran&#8217;ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir. (Necm Suresi, 1-5)</strong></p>
<p><strong>Ve bilin ki Allah&#8217;ın Resûlü içinizdedir. Eğer o, size birçok işlerde uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı ve size inkarı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır. (Hucurat Suresi, 7)</strong></p>
<p><a href="http://www.kuranahlaki.com/"><br />
www.kuranahlaki.com</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>1-Kütüb-i Sitte, 10. cilt, s.141</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Allah’ın razı olacağı tavrı anlamak son derece kolaydır</strong></p>
<p>İnsanın karşısında binlerce alternatif olduğunda bile, tüm bunlar arasından Allah&#8217;ın en razı olacağı seçeneği görebilmesi son derece kolaydır. Örneğin insan gününü nasıl geçireceği konusunda Allah&#8217;ın rızasının en çoğuna göre bir seçim yapması gerektiğinde karşısında pek çok alternatif olduğunu görür. Tüm gününü evde oturup spor yaparak ve televizyon izleyerek geçirebilir. Spor yapmanın sağlığını korumak için önemli olduğunu, televizyon izlemenin de kültürünü artıracağını söyleyerek bunlarda Allah rızasını gördüğünü söyleyebilir. Ama dünya üzerinde dinsiz akımlar bu kadar güç kazanmışken, İslam topraklarında savunmasız kadınlar, yaşlılar ve çocuklar &#8220;Rabbimiz Allah&#8217;tır&#8221; dedikleri için öldürülürken, savaşlar, çatışmalar ve ahlaki yozlaşma bu derece artmışken, iman eden bir insanın tüm gününü spora ve televizyona ayırması vicdanlı bir tavır olmaz. Bunun yerine Kuran ahlakının mükemmelliğini diğer insanlara anlatıp, onların da ahiretlerine vesile olmaya çalışması hiç şüphesiz diğerinden daha hayırlı bir davranış olacaktır. Çünkü bu <strong>&#8220;Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.&#8221;</strong> (Al-i İmran Suresi, 104) ayetiyle de bildirilmiş, her Müslümanın üstlenmesi gereken bir sorumluluktur. Bu sorumluluğa yöneldiği takdirde öncelikli olarak kendi ahireti için ibadette ve salih bir amelde bulunmuş olur. Bu davranışın kişiye Allah&#8217;ın rızasını daha çok kazandırabileceği son derece açıktır.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara2_2011.jpg" alt="manzara2 2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
Allah bu duruma Kuran&#8217;da şöyle bir örnek vermiştir:</p>
<p><strong>Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram&#8217;ı onarmayı, Allah&#8217;a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah Katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez.</strong></p>
<p><strong>İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehd edenlerin Allah Katında büyük dereceleri vardır. İşte &#8216;kurtuluşa ve mutluluğa&#8217; erenler bunlardır. (Tevbe Suresi, 19-20)</strong></p>
<p>Ayetlerden de anlaşılabileceği gibi hacılara su dağıtmak ya da Mescid-i Haram&#8217;ı onarmak da Allah&#8217;ın rızasına uygun olan hayırlı davranışlardır. Ancak imkanları olduğu halde ibadetlerini bu davranışlarla sınırlayan kimselerin kendilerini kandırmamaları ve yaptıklarını yeterli görmemeleri son derece önemlidir. Çünkü kıyas yapıldığında bunların Allah yolunda malıyla ve canıyla mücadele eden bir insanın davranışlarıyla bir olmadığı görülür. İnsanın daha güzelini, daha hayırlısını ya da takvaya, Kuran ahlakına daha uygun olduğunu bildiği bir tavır varken bundan daha azını tercih etmesi ihlasa uygun bir davranış olmaz. Çünkü bu vicdanını tam olarak kullanmaması, biraz da olsa nefsine pay ayırması, kendi menfaatlerinden yana hareket etmesi anlamına gelir. Oysa Kuran&#8217;a uygun olan, yapılması gereken iş ne kadar nefsine ters, ne kadar zor olup fedakarlık gerektirse de her zaman için Allah&#8217;ın rızasını kazanabilmeyi, nefsinin menfaatlerine tercih etmesidir.</p>
<p>(<a href="http://www.derindusunmek.com/">http://www.derindusunmek.com/</a>)<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dünyanın yüzde 99&#8242;unu dinsiz yapan sistem deccaliyettir. </strong></p>
<div>
<p>Adnan Oktar`ın 14 Haziran 2011 tarihli saat 12:00’daki A9 Tv röportajından</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mehdi Mehdilik iddialarini kabul etmez</strong></p>
<p><strong>(HZ. MEHDİ’YE SIK SIK “ALAMETLER SENDE MEVCUT” DİYEREK HZ. MEHDİ OLDUĞU İDDİASI GETİRİLECEKTİR, FAKAT O, ISRARLA SÖYLENEN BU İDDİAYI KABUL ETMEYECEKTİR)</strong></p>
<p><strong>“Sen Hz. Mehdi’sin” dediklerinde o kabul etmeyecek&#8230;” </strong></p>
<p>(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Beklenen Hz. Mehdi&#8217;nin Alametleri, s. 40)</p>
<p><strong>“Kendisine “senin ismin budur, babanın ismi şudur, alametler sende mevcuttur” diyecekler, ancak o yine kabul etmeyecek&#8230;” </strong></p>
<p>(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Beklenen Hz. Mehdi&#8217;nin Alametleri, s. 40)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzarakugulu.jpg" alt="manzarakugulu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
<strong>“Hz. Mehdi’ye, Deccaliyet’e ve dinsizlerin zulmüne karşı bizi korumazsan bütün günahımız ve dökülen kanlarımız boynunda olsun” diyecekler.</strong><strong>Bu konuşmadan sonra </strong>(manevi sorumluluk almamak için) <strong>Hz. Mehdi</strong> <strong>manevi liderliği kabul edecektir.” </strong></p>
<p>(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Beklenen Hz. Mehdi&#8217;nin Alametleri, s. 40)</p>
<p><strong>(HZ. MEHDİ) ANCAK BASKI İLE BAŞA GEÇMEYE RAZI OLACAKTIR.</strong>(El-Kavlu&#8217;l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 48)</p>
<p>İnsanlar nihayet Hz. Mehdi&#8217;ye gelirler ve &#8230; <strong>KENDİSİ İSTEMEDİĞİ HALDE</strong>, <strong>ONA BİAT EDERLER.</strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 31)</p>
<p><strong>SAHİPLERİ (HZ. MEHDİ) ÇEKİNİR VE NETİCEDE İSTEMEDİĞİ HALDE</strong><strong>Ehli Bedir sayısınca insan ona, biat eder.</strong></p>
<p>(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 34<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri’nin Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahsı manevi değil, bir zatı temsil ettiğine dair açıklamaları çok açık ve nettir.</span></strong><br />
<img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman2.jpg" alt="bediuzzaman2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" />Bediüzzaman Said Nursi’nin açıklamaları, Kuran’da yer alan işaretler ve Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in hadisleriyle aynı doğrultudadır. Ancak Bediüzzaman Hazretleri’nin eserlerinde kullandığı “şahsı manevi” kavramı konusundaki yanlış anlaşılma Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s) için de söz konusudur. Rivayetlerden ve İslam alimlerinin izahlarından Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahsı manevi olmayacağı, fiziksel özelliklerine, karakter ve ahlakına, nesebine kadar detaylı olarak tarif edilmiş mübarek birer şahıs olacakları, açık ve net bir biçimde anlaşılmaktadır. Ancak elbette ki Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın da kendisinden önceki tüm elçiler gibi bir şahsı manevisi olacaktır. Hatta rivayetlerde bu şahsı manevinin bütün yeryüzünü kaplayacağı bildirilmiştir. Fakat Hz. Mehdi (a.s)’ın kendisi de bizzat işin başında olacaktır. Nitekim Bediüzzaman’ın yazılarında da bu konuyu net olarak açıklayan birçok izah bulunmaktadır. Bediüzzaman’ın aşağıda yer alan sözlerinde Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahsı manevi değil, bir zatı temsil ettiğine dair açıklamaları, hiçbir ihtilafa yer vermeyecek kadar açık ve nettir.</p>
<p>Bediüzzaman’ın Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s) için kullandığı <strong>“o zat”</strong> ya da <strong>“o şahıs”</strong> gibi ifadeler, “şahsı manevi” kavramı konusundaki yanlış anlaşılmalara açıklık getirmektedir.</p>
<p><strong>&#8230; âlem-i semavatta (gökler aleminde) <span style="text-decoration: underline;">cism-i beşerîsiyle (insani cismiyle)</span> bulunan <span style="text-decoration: underline;">şahs-ı Îsâ</span> Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının (Hak dinin) başına geçeceğini&#8230;.</strong>(Mektubat, sf. 60)</p>
<p><strong>Hem de <span style="text-decoration: underline;">o eşhasın (o şahısların) </span>şahs-ı manevîsine veya temsil ettikleri cemaate ait âsâr-ı azîmeyi (fevkalade eserleri, izleri) <span style="text-decoration: underline;">o eşhasın (şahısların)</span> <span style="text-decoration: underline;">zâtlarında</span> tasavvur ederek öyle tefsir etmişler ki, o <span style="text-decoration: underline;">eşhas-ı hârika </span>(harika şahıslar yani Hz İsa ve Hz. Mehdi) çıktıkları vakit bütün halk onları tanıyacak gibi bir şekil vermişler.</strong>(Sözler, sf. 343-344)<br />
<a href="http://www.risaleinurdamehdi.com/">http://www.risaleinurdamehdi.com/</a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Taha Suresi, 68</p>
<p></strong></p>
<p><strong>A</strong><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnan_oktar2.jpg" alt="adnan oktar2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><strong>dnan Oktar : </strong>Hz. Musa (a.s.)’a Cenab-ı Allah diyor ki; “<strong>Korkma dedik” diyor Allah, “muhakkak sen üstün geleceksin”. </strong>Bak, “muhakkak sen üstün geleceksin”; ebcedi yani tarihi 1956 yılını veriyor. 68 de komünist hareketin başladığı tarihtir aynı zamanda, 1968, Türkiye’de. “Korkma dedik. Muhakkak sen üstün geleceksin”. Harf karşılığı birebir tam 1956 veriyor.<br />
1956 Risale-i Nur’un neşir tarihidir, serbest bırakıldığı tarihtir. Ayrıca Said Nursi diyor, “1956 münafıkane sistemin çöküşünün başlangıç tarihidir” diyor, 1956. “Ondan sonra dinsizlik sürekli gerileyecektir” diyor. Yani “ateist, materyalist ve Darwinist felsefe, düşünce bu tarihten itibaren yıkılacaktır” diyor, 1956 yılından itibaren. “Başlangıcıdır” diyor “miladıdır” inşaAllah, 1956 diyor ve Risale-i Nur’un intişar tarihidir.</p>
<p><a href="http://www.risaleinurdamehdi.com/"><br />
www.risaleinurdamehdi.com</a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<table width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Kanser ve diyaliz hastalarına bedava taksi hizmeti veriliyor</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 11 Mart 2009</strong></span><strong>    </strong></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Bir de hastalıklar; mesela bir adam, devlet memuru bir tane ev almış. Bütün emeğinin sonucu, emeklilik ikramiyesini almış, onla ve biraz da katıştırarak bir ev almış. Adama diyorlar ki tam emekli olmuş, hastaneye gidiyor, kardeşim sen kanser hastasi olmuşsun. Bütün aile bir geriliyor, tabii bir hayır var, ama o şeyi daha alamadı bizim insanlarımızın bir kısmı. Ne yapalım diyor, buna en 200 milyar gerekir diyor adam, tedavisi için. Nasıl yapacağız diyor, işte bulacaksın diyor. Yoksa git başının çaresine bak kendin bilirsin, hemşerim diyor, adam işine bakıyor, yüzüne de bakmıyor. Bu çok korkunç bir şey, <strong>her hasta bizim sorumluluğumuzdadır millet olarak. Hasta olmak suç değildir, şereftir, onurdur ve yükümlülüğü bizim üzerimizdedir. Hasta olduğunda o kişi, o kardeşimiz artık bize emanettir, milletçe bize emanettir. Ona biz bakacağız, yemesinden, içmesinden, konforundan, neşesinden, mutluluğundan, tedavisinden, her şeyinden biz sorumluyuz.</strong> <strong>HASTADAN PARA ALINMAZ,</strong> en kaliteli, en güzel hastaneye gidecek, <strong>BİRİNCİ SINIF HASTANEYE GİDECEK KANSER HASTASI; ORADA ASLANLAR GİBİ TEDAVİ OLACAK, HÜRMET GÖRECEK, SEVGİ GÖRECEK, HATTA ONUN GÜZEL GENİŞ SALONLARINDA OTURTACAKLAR.</strong> Dini sohbetler yapılacak, konuşacak, morali güçlü olacak onun. Çünkü bu tip hastalıklar da biliyorsunuz moral önemli. Adama sen evini sattırırsan, arabasını sattırıyorsun, bankadaki bütün paralarını alıyorsun, borca sokuyorsun, adamı tedavi ediyorsun. Ama tedavi oluyor mu olmuyor mu o da ayrı mesele; adamı çift yerden vurmuş oluyorsun bu sefer. Hem hastalığına sevgi ve şefkat göstertmeyerek hem de ekonomik yönden çökerterek. <strong>HASTADAN PARA ALINMAZ; BİZ MİLLİ BİR TERBİYE OLARAK BUNU YAPACAĞIZ.</strong> Bu asla kabul edilecek bir şey değildir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Bugün,  6 Şubat 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/sosyalYardim_bugun060211_E.jpg" alt="sosyalYardim bugun060211 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Kanser ve diyaliz hastaları Devletten bedava taksi hizmeti alabiliyorlar. Kemoterapi ve radyoterapi gören kanser hastaları ve diyaliz hastaları toplu taşıma araçlarını kullanamıyorlarsa, kuruldan 3 ay süreli rapor alarak taksiyle hastaneye gidip-gelebiliyorlar.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
<strong>Maddenin Ardındaki Sır</strong><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/maddeninardindakisir_belgesel.jpg" alt="maddeninardindakisir belgesel 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
<img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/madde_resim.jpg" alt="madde resim 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" />Bu filmde hayatın çok önemli bir gerçeği anlatılmaktadır.</p>
<p>Maddesel dünyaya bakış açınızı kökten değiştirecek olan bu filmi, çok dikkatli bir biçimde ve sindirerek izlemelisiniz. Filmde anlatılanlar, yalnızca bir bakış açısı, farklı bir yaklaşım veya herhangi bir felsefi düşünce değil; dine inanan-inanmayan herkesin kabul edeceği, bilimin de kanıtladığı kesin birer gerçektir.</p>
<p>Bu gerçeği şöyle özetleyebiliriz: &#8220;Dünyada yaşadığımız hayatın birer parçası olan tüm olaylar, insanlar, binalar, şehirler, arabalar, mevkiler, kısacası hayatımız boyunca gördüğümüz, tuttuğumuz, dokunduğumuz, kokladığımız, tattığımız, dinlediğimiz herşey, gerçekte beynimizde oluşan görüntü ve hislerdir. Bunların dış dünyada var olan asılları ile muhatap olamayız.</p>
<p><a href="http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/1195/MADDENIN_ARDINDAKI_SIR">http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/1195/MADDENIN_ARDINDAKI_SIR</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></strong></p>
<p align="center"><strong>Nihau Mağarası’nın Duvarlarını Süsleyen 14 Bin Yıllık Harikulade Resimler</strong>
</p>
<p>Fransız Pireneleri&#8217;ndeki Niaux Mağarası’nda 1906 yılında gün ışığına çıkarılan etkileyici güzellikteki resimler üzerinde yapılan karbon testleri <strong>bu eserlerin yaklaşık 14 bin yıl önce yapıldıklarını göstermiştir</strong>. Niaux Mağarası&#8217;ndaki resimler ve o günden bu yana da detaylı olarak incelenmektedirler. Mağaranın en süslü bölümü, bizon, at, geyik ve dağ keçisi resimlerinin olduğu Siyah Salon olarak adlandırılan karanlık bir kesimdeki yüksek bir oyuktan oluşan köşedir.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/niaux1.jpg" alt="niaux1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
Bu resimlerle ilgili bilim adamlarının ilgisini çeken en önemli unsurlardan biri kullanılan boyama tekniğidir. Yapılan araştırmalar, bu resimlerde doğal ve yerel kaynakların biraraya getirilerek özel karışımlar elde edildiğini göstermektedir. <strong>Şüphesiz bu, ilkellikten henüz çıkmış varlıkların yapamayacağı bir düşünme, planlama ve üretme yeteneğinin göstergesidir. </strong>Roger Lewin, bu boyama tekniğini şöyle anlatmaktadır:</p>
<p><strong><em>Boya yapımında kullanılan maddeler (pigmentler) ve mineral dolgu maddeleri</em></strong><em>, Üst Paleolitik insanlarca özenle seçilerek, <strong>özel bir karışım oluşturmak üzere 5-10 mikrona dek inceltiliyordu. Siyah boya, tahmin edileceği gibi, odun kömürü ve manganezdioksitti.</strong> Ancak ilgi, daha çok, dolgu maddeleri üzerine yoğunlaşmıştı. <strong>Dolgu maddeleri, renklere canlılık verdiği gibi, adından da anlaşılacağı üzere, boyayı kalınlaştırmaya da yarar. Dört değişik türü</strong> olduğu anlaşılan bu maddeleri, araştırmacılar birden dörde kadar sıralamışlardır: <strong>Talk, barit, potasyum feldispat ve biyotit (mika) ağırlıklı feldispat potasyum. </strong>Clottes ve arkadaşları bu dolgu maddelerini kendileri de denemişler ve çok etkili olduğunu görmüşlerdir. (Roger Lewin, The Origin of Modern Humans, W.H. Freeman and Company, New York, 1993, sf. 193)</em></p>
<p>Görüldüğü gibi kullanılan teknik, son derece ileridir. Bu da açık bir gerçeği yeniden gözler önüne sermektedir: Geçmişte ilkel olarak adlandırılan herhangi bir varlık yaşamamıştır. <strong>İNSAN İLK VAR OLDUĞU GÜNDEN BERİ DÜŞÜNME, KONUŞMA, AKLETME, KAVRAMA, DEĞERLENDİRME, PLAN YAPMA, ÜRETME YETENEĞİ OLAN ÜSTÜN BİR VARLIKTIR.</strong><br />
<strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/niaux2.jpg" alt="niaux2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></strong></p>
<p>Resimlerini renklendirmek için; dolgu maddesi kullanan, bu dolgu maddelerini hazırlamak için <strong>tarik, barit, potasyum feldispat ve biyotit gibi kimyasalları</strong> başarıyla biraraya getiren kimselerin sözde maymunsuluktan yeni çıkmış, henüz medenileşmiş varlıklar olduklarını iddia etmek akla ve mantığa aykırıdır.</p>
<p>(<a href="http://insanmucizedir.com/">http://insanmucizedir.com</a>)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /><br />
<strong>Deniz Yıldızı</strong><br />
<strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/denizyildizi_fosil.jpg" alt="denizyildizi fosil 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 2.GÜN" /></strong><br />
<strong>Dönem:</strong> Paleozoik zaman, Ordovisyen dönemi</p>
<p><strong>Yaş:</strong> 500 440 milyon yıl</p>
<p><strong>Bölge:</strong> Fas</p>
<p>Deniz yıldızları genellikle deniz dibinde yaşarlar, 7000 metre derinliğinde yaşayan türleri bulunmaktadır. Yaklaşık yarım milyar yıldır hiç değişmeden soylarını devam ettiren bu canlılar karşısında evrimciler çaresizlik içindedir.</p>
<p>Çünkü söz konusu canlılar on milyon değil, yüz milyon değil, iki yüz milyon değil, yaklaşık beş yüz milyon yıldır aynıdırlar. Eğer evrimcilerin iddiaları doğru olsaydı, deniz yıldızları beş yüz milyon yıllık zaman dilimi içinde çoktan başka canlılara dönüşmüş olacak, bu esnada yarı deniz yıldızı yarı başka bir hayvan olan pek çok garip canlının izi, fosil kayıtlarında günümüze kadar gelecekti. Ancak fosil kayıtlarında evrimcilerin bu iddialarının hiçbir delili yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-2-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-3-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-3-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim]]></category>
		<category><![CDATA[Canan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Daima]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Eyle]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Isabet]]></category>
		<category><![CDATA[Iste]]></category>
		<category><![CDATA[Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Takdir]]></category>
		<category><![CDATA[Topla]]></category>
		<category><![CDATA[Zira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1063</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN Ramazan 2011, 3. Gün (Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah&#8217;ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten &#8216;tutkuya kaptırıp alıkoymaz&#8217;; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar. (Nur Suresi, 37) &#8220;Bana mal topla ve tüccar ol diye vahyolunmadı. Fakat bana Rabbini tesbih et, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/3.jpg" alt="3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN</h1>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 3. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah&#8217;ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten &#8216;tutkuya kaptırıp alıkoymaz&#8217;; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar. (Nur Suresi, 37)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Bana mal topla ve tüccar ol diye vahyolunmadı. Fakat bana Rabbini tesbih et, secde edenlerden ol ve ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet eyle diye vahyolundu.&#8221; (İbn Merdeveyh)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Bir nefse takdir edilmiş şey mutlaka olur.&#8221;<sup>1</sup></em></strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav) hangi koşullarda olursa olsun, daima Allah&#8217;a teslim olmuş, O&#8217;nun yarattığı herşeyde bir hayır ve güzellik olduğunu bilmiştir. Kuran&#8217;da Peygamberimiz (sav)&#8217;e, kavmine söylemesi bildirilen şu sözler de bu tevekkülün bir göstergesidir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır, bir musibet isabet edince ise: &#8220;Biz önceden tedbirimizi almıştık&#8221; derler ve sevinç içinde dönüp giderler. De ki: &#8220;Allah&#8217;ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah&#8217;a tevekkül etmelidirler.&#8221; (Tevbe Suresi, 50-51)</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/pembecicek.jpg" alt="pembecicek 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), tevekkülü ile tüm Müslümanlara örnek olmuş ve insanın Allah&#8217;tan gelecek bir şeyi değiştirmeye asla güç yetiremeyeceğini şöyle hatırlatmıştır:</p>
<p style="text-align: center;"><em>&#8220;&#8230; Bir şey isteyince Allah&#8217;tan iste. Yardım talep edeceksen Allah&#8217;tan yardım dile. Zira kullar, Allah&#8217;ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah&#8217;ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar.&#8221; (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s. 314)</em></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in sünnetine uyan her müminin de, musibet gibi görünen olayları onun gibi tevekküllü karşılaması, herşeyde bir hayır ve güzellik olduğuna iman etmesi gerekir. Şunu da unutmamak gerekir ki, Allah&#8217;ın en takva kullarından biri olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), çok büyük zorluklarla ve şedid olaylarla denenmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerleahirzaman3.jpg" alt="hadislerleahirzaman3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), mağarada olduğu gibi her durumda Allah&#8217;ın kendisi ile birlikte olduğunu bilmiş, her olayı Allah&#8217;ın yarattığına ve Rabbimizin herşeyi en güzel ve en hayırlı şekli ile sonuçlandıracağına iman etmiştir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in şu hadis-i şerifi onun herşeyde hayır gören tevekkülüne bir örnektir:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır.&#8221; (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, s. 208)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.allahkorkusu.com/">www.Allahkorkusu.com</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8212;&#8212;&#8211;</strong></p>
<p style="text-align: center;">1- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 499
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah&#8217;ın sanatını izleyen bir görüşe sahip olmak</strong></p>
<p style="text-align: center;">Saniyeler içerisinde gözümüz peşpeşe onlarca nesneye odaklanır. Bir an gözümüz odamızdaki bir aynanın çerçeve süsüne yönelir, ardından duvar kağıdının süsüne, hemen akabinde televizyonun düğmesine, yerdeki kabloya, kapının koluna; gözümüz ard arda onlarca, yüzlerce detayla muhattap olur. Yerimizden kalkıp mutfağa gitmeye karar verdiğimizde yürürken yolumuz üzerinde yine onlarca detayla birlikte ilerler gözlerimiz. Örneğin, koridorda asılı olan tabloda resmedilmiş bir çiftçinin gömleğine. Ulaşmaya karar verdiğimiz mekana gidene kadar farkında olsak da olmasak da farklı açılardan, yeni yeni detaylar görerek ilerleriz. Yüzlerce kez dolaştığımız evimizin içinde yüzlerce, binlerce farklı noktaya değişik açılardan bakar gözlerimiz. Ve bunların pek çoğu insanın kararının dışında istemsiz olarak gerçekleşir. Biz tüm bu detayları görürüz, çünkü kaderde her bir detay daha bizler doğmadan evvel Allah Katında öyle takdir edilmiştir. Bu detayların her birini yaratan Allah’tır. Kader birbiriyle uyum içerisinde peşpeşe uzayıp giden bu anların bütününden meydana gelir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bahcelievmanzarasi.jpg" alt="bahcelievmanzarasi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bir Müslümanın dikkatini an an Allah’ın yarattıklarını görmeye odaklaması onun Allah’a olan teslimiyetini güzelleştirir, anlayışına derinlik katar. Gördüklerinin ardında bulunan mana nedeniyle herşey daha derin bir kıymet kazanır. Çünkü daha insan doğmadan Rabbimiz bunları yaratmış, bizim için an an, müthiş detaylı bir sanatla hayatının her karesini varetmiştir. Yaratılanlar üzerinde düşünelim, Allah’ın güzel varlığını derin bir yakınlıkla kavrayalım, içten saygı dolu bir korkuyla, güçlü bir sevgiyle Allah’a yakınlaşalım diye anlayış vermiştir. İnsan Suresinde Rabbimiz şöyle buyurur:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti. Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. (İnsan Suresi, 1-2)</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsan denenmektedir. Allah ona saymakla bitiremeyeceği kadar çok nimet bahşetmiştir. Tek bir anında atomlardan, DNA’sına, gökten yere katrilyonlarca detayın barındığı bir dünyayı sunmuştur. İnsan sabah gözünü açtığı andan itibaren Allah’a yönelmelidir. Gözünü ilk açtığında eğer tavanı görüyorsa yahut ilk gördüğü dolapsa, o gün, o saniye kaderinde Allah o nesneyi, baktığı o açıdan görerek uyanmasını dilediği için insan o kareleri görmüştür. Allah yine kendisine can vermiş, uykusundan onu yeni bir gün için uyandırmıştır. İlk yapılması gereken hemen kendisini yaratan Allah’ı tesbih etmesidir. Hayırlarla yazılmış kaderinde, o gün Allah kendisi için ne güzellikler dilemiş diye düşünüp şevkle, heyecanla Allah’a yakınlık için gününe başlamalıdır. Kaderinde peşpeşe dizili anlar dizisinden oluşan hikmetli detayları izlemek için dikkatini açmalıdır. Bu yöndeki bir dikkat, insanı sadece gördüklerine az düşünerek tepki veren bir varlık olmaktan çıkararak, derin bir kavrayış elde etmesine ve Allah’ın hoşnutluğunu, beğenisini, yakınlığını kazanmasına vesile olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.detaysanati.net/">http://www.detaysanati.net</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kuran&#8217;da imanlı anne ve babaya hürmet vardır. </strong></p>
<p style="text-align: center;">Adnan Oktar`ın 19 Haziran 2011 tarihli saat 17:00’daki A9 Tv röportajından
</p>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (A.S.)&#8217;nin İstanbul&#8217;a gelişini insanlara haber veren büyük alamet</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi.</p>
<p style="text-align: center;">Siz üç veya yedi gün, <strong>DOĞUDAN BİR ATEŞİ GÖRDÜĞÜNÜZ ZAMAN AL-İ MUHAMMED&#8217;İN (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN) ÇIKMASINI BEKLEYİNİZ,</strong> inşaAllah-ü Teala, bir münadi (gökten bir melek) Mehdi&#8217;nin ismi ile semadan (gökten) nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/independent.jpg" alt="independent 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste <strong>“doğu tarafından bir ateş görüldüğü zaman, insanların Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışını beklemeye başlamaları”</strong> bildirilmiştir. Bilindiği gibi 15 Kasım 1979 tarihinde, dünyanın dördüncü büyük tankeri olan 150 bin grostonluk Independenta adlı 95.530 ton hampetrol yüklü bir Romen tankerinin, İslam aleminin son merkezi olan İstanbul’a gelirken bir Yunan şilebiyle çarpışması neticesinde petrol tutuşmuş ve Haydarpaşa önlerinde denizde günlerce süren büyük bir ateş ortaya çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste verilen bilgilere göre bu, Hz. Mehdi (a.s.)’nin İstanbul’a ayak bastığı günler içerisinde gerçekleşecek bir olaydır. Bu olay ile Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin İstanbul’a gelişi, bir müjde olarak herkesin duyacağı şekilde bütün dünyaya ve hem cin alemine hem de insan alemine ilan edilecektir. Böylece, hem gök gürültüsü gibi şiddetli bir sesle, hem günlerce süren dev ateş, ışık ve duman bulutuyla ve zaman zaman süregelen patlamalarla Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin İstanbul’a geldiği Allah tarafından insanlara haber verilmiş olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin faaliyetlerine başlamak üzere İslam aleminin son eski merkezi olan İstanbul’a geldiği bu tarihte, İslam’ın ve Müslümanların lehine daha birçok önemli olay gerçekleşmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.), deccalin büyük fitnesine karşı birlikte mücadele edeceklerdir</span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.), deccalin büyük fitnesine karşı birlikte mücadele edecek ve bu sapkın fikir sistemini ortadan kaldıracaklardır. Bu dönem, tüm insanlar için huzur, sevgi, barış, adalet ve bereket çağı olacaktır. Deccali sistem olan masonluğun, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler arasında oluşturmaya çalıştığı fitne de bu dönemde son bulacak, tüm iman edenler bir arada kardeşçe, ibadetlerini huzur içinde yerine getireceklerdir. İnsanlar, deccal fitnesinden kurtulmuş olmanın rahatlığını yaşayacak ve dünya tüm görkemi ile Altın Çağı karşılayacaktır. Huzurun, mutluluğun ve güzelliğin hakim olduğu Altın Çağın gelişi, Allah’ın izniyle, çok yakındır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Şahs-ı İsa Aleyhisselam&#8217;ın kılıncı ve maktul olan (yok edilen) şahs-ı Deccal&#8217;in, teşkil ettiği dehşetli maddiyunluk (maddecilik) ve dinsizlik azametli heykeli ve şahs-ı manevisini mahvedecek ancak İsevi ruhanileridir ki; o ruhaniler, din-i İsevinin hakikatini (Hristiyanlığın esaslarını) hakikat-i İslamiye ile mezcederek (katarak) o kuvvetle onu dağıtacak, manen öldürecek.</em></strong><em>Hatta &#8220;Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir. Hazret-i Mehdi&#8217;ye namazda iktida eder (uyar), tabi olur.&#8221; Diye rivayeti bu ittifaka ve hakikat-i Kuraniyenin mutbuiyetine ve hakimiyetine (Kuran esaslarının hakimiyetine) işaret eder.&#8221; (Şualar, s. 493)</em></p>
<p style="text-align: center;">İçinde bulunduğumuz ahir zamanda, deccalin en büyük fitnesi olan Darwinizm, bütün dünyaya yayılmış durumdadır. Dünyada kendisini gösteren dinsizliğin, zulüm ve katliamların, ahlaksızlığın, savaşların, merhametsizliğin, acımasızlığın temel kaynağı budur. Darwinizm fitnesi, deccal sistemi olan masonluk tarafından basın ve yayın yoluyla yaygınlaştırılmış, telkin yoluyla, insanların büyük kısmı farkında dahi değilken beyinlerine girmiş, onları insani vasıflardan uzaklaştırmış, tüm dünyayı hakimiyeti altına almıştır. Elbette ki bu hakimiyet Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s) zamanında tamamen ortadan kalkacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ona karşı Âl-i Beyt-i Nebevînin silsile-i nuranîsine (Peygamberimizin nurani soyuna) bağlanan, ehl-i velayet (velilerin) ve ehl-i kemalin (kamil iman sahiplerinin) başına geçecek Âl-i Beytten Muhammed Hz. Mehdi isminde bir zât-ı nuranî (nurlu bir şahıs), o Süfyan&#8217;ın şahs-ı manevîsi olan cereyan-ı münafıkaneyi (münafıklık akımını) öldürüp dağıtacaktır…</strong>(Mektubat, sf. 56-57)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kutubisittedemehdiveisa.com/">http://www.kutubisittedemehdiveisa.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Kehf Suresi – 61 </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Adnan Oktar:</strong> Bakın Kehf Suresini açtım. Kehf Suresi çok kapsamlı olarak Hz. Mehdi’den bahseder demiştim. Bakın diyor ki, Kehf Suresi 61, “<strong>Böylece, ikisi</strong>” Hz. Musa ile genç yardımcısı, ama ahir zamana bakan yönüyle Hz. İsa ve Hz. Mehdi, “<strong>İki denizin birleştiği yere ulaşınca</strong>”, iki deniz nerede birleşiyor? İstanbul’da birleşiyor, değil mi? Ebcedi kaç? 1984, Mehdi’nin ilk yılları, ilk çıkış yılları. Daha talebelerinin sayısının çok az olduğu yıla işaret ediyor. Zaten “ikisi” diyor burada da inşaAllah.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnanoktar3.jpg" alt="adnanoktar3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.harunyahya.org/imani/kehf/Kehf1.html">www.harunyahya.org/imani/kehf/Kehf1.html</a></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kehfsuresindenahirzaman.jpg" alt="kehfsuresindenahirzaman 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Türkiye Arap ülkeleri için önemli bir model</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Başkent TV, 13 Şubat 2009 </strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Peygamberimiz (sav) Arap’tı. Araplar bizim canımız, ciğerimiz. İsmailoğulları’dır. Hz. İsmail’in soyudur. Mübarek bir nesildir. Aksini düşünemeyiz. <strong>ARAPLARDA DA BİR TÜRK HAYRANLIĞI VARDIR. TÜRKLERİN LİDER OLDUĞUNU BÜTÜN ARAP ÜLKELERİ ŞU AN BİLİYORLAR.</strong> Kader böyledir. Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleri vardır. <strong>PEYGAMBERİMİZ (SAV) BÜTÜN İSLAM ALEMİNİ TÜRKLERE EMANET ETMİŞTİR. ÇOK FAZLA HADİS VARDIR. KIRMIZI BAYRAKLAR ÇIKACAK ÖNCE DİYOR PEYGAMBERİMİZ (SAV) Kİ BUNLAR TÜRK BAYRAKLARIDIR. YEŞİL BAYRAKLAR İLE BİRLEŞECEKLER DİYOR. İSLAM ALEMİNİN BAYRAKLARI VE KIRMIZI YEŞİL BAYRAKLARLA BİZ TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’Nİ OLUŞTURACAĞIZ İNŞAALLAH&#8230;</strong> Bu zaten kaçınılmaz bir kaderdir. Araplar da, İranlılar da, Pakistanlılar da, Mısırlılar da yani hangisi olursa olsun, Ermeniler de, Gürcistan da, Litvanya da hepsi Türk İslam Birliği’nin içerisinde bizim canımız, ruhumuz, kardeşlerimizdir. Hepsini şefkatle kucaklayacağız, hepsinin can ve mal güvenliğini garanti edeceğiz, hepsini zengin edeceğiz, maddi ve manevi, onları huzura kavuşturacağız. Bu bir kader. Bir aşamasında da sonra Rusya’yı alacağız inşaAllah Türk İslam Birliği’nin içerisine. Dünyanın en büyük süper devletini oluşturacağız.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kordon TV, 27 Temmuz 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: ASLINDA TÜRKİYE’NİN O BÖLGEDE AĞABEY OLMASI LAZIM, YANİ LİDER OLMASI LAZIM. TÜRKİYE,</strong> <strong>Çok vicdanlı insanların olduğu bir ülke. </strong>Mesela Bosna’ya gidiyorlar seviliyorlar, Somali’ye gidiyorlar, seviliyorlar. Her yerde saygı görüyorlar. Afganistan’da çok sevilip saygı görüyorlar. Böyle fiili bir durum var. Demek ki bütün Ortadoğu, bütün İslam alemi Türk ordusunu seviyor ve Türk milletini seviyor. <strong>DEMEK Kİ AĞABEYLİK YAPMALARINI İSTİYORLAR. YANİ TÜRKİYE’NİN BURADA ORTAYA ÇIKIP, BU AĞABEYLİĞİ YERİNE GETİRMESİ GEREKİYOR, </strong>İslam ülkelerinde ve Türk devletlerinde de&#8230;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Şafak, 2 Nisan 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/liderturk_yenisafak020411.jpg" alt="liderturk yenisafak020411 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></strong></p>
<p><strong>Zaman, 3 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/turkiyeLider_zaman030311_E%281%29.jpg" alt="turkiyeLider zaman030311 E%281%29 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İngiltere Başbakan Yardımcısı Nick Clegg, Arap dünyasında yaşanan değişim sürecinde Türkiye’nin üstlenebileceği rolün önemine vurgu yaptı.Müslüman Kardeşler’in liderlerinden Eşref Abdülgaffar da, Mısır’daki gelişmeleri anlattığı bir programda Türkiye’yi model ülke olarak gördüklerini kaydetti.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Türkiye, 3 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/misirTurkiye_turky030311_E.jpg" alt="misirTurkiye turky030311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></strong></p>
<p><strong>Cumhuriyet, 5 Mart 2011</strong></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/turkiyeLiderMisir_cumhryt050311_E.jpg" alt="turkiyeLiderMisir cumhryt050311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/A9site.jpg" alt="A9site 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Yeni televizyonunuz A9’da Yaşayacağınız tek bir an, Duyacağınız tek bir cümle, Göreceğiniz tek bir kare ve düşüneceğiniz tek bir konu ile; HAYATA BAKIŞINIZ DEĞİŞİR.</p>
<p style="text-align: center;">Frekans: 12525 / 30000 / V</p>
<p style="text-align: center;">A9, insanlar arasında sevgi, adalet ve dayanışma anlayışını inşa etmek üzere yola çıktı ve Temel Yayın Politikası, Türk-İslam ahlakının birleştirici üslubuyla, Türkiye’de ve Dünya’da barış ortamının yerleşmesine hizmet etmek üzerine kuruldu. Dolayısıyla her programda, her belgeselde ve akla gelebilecek her türlü yayında bu politika açıkça hissedilecek.</p>
<p style="text-align: center;">A9 şunu savunmaktadır; Türk-İslam ahlakı ve bunun getirdiği büyük dayanışma ruhu, dünyayı, daha önce benzeri görülmemiş bir mutluluk ve refah düzeyine çıkaracaktır.</p>
<p style="text-align: center;">A9, yapacağı yayınlarla, Türkiye’nin muhteşem geleceğini hazırlayan sembol kanallardan biri olma iddiasındadır. Bu sitede A9 TV’de yayınlanan tüm programlara ulaşabilir ayrıca A9 TV’yi canlı olarak seyredebilirsiniz.
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>35 bin yıllık flüt tarihin evrimi iddiasını yalanlıyor</strong></p>
<p style="text-align: center;">Almanya’daki kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan 35 bin yıllık flüt, bugüne kadar bulunan diğer flütler gibi tarihin erken dönemlerinde yaşayan insanların gelişmiş bir sanat zevkine sahip olduklarını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nicholasconard.jpg" alt="nicholasconard 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />Arkeolog Nicholas Conard’ın 12 ayrı parça halinde bulduğu, kızıl akbaba kemiğinden yapılmış bu flüt, Güney Almanya’daki Hohle Fels Mağarası’ndan çıkarılmıştır. 5 delikli bu flüt kolay kırılabilecek bir yapıda olduğu için arkeolog Conard, bu enstrümanın işlevselliğini test etmek için aynı cins kemikten flütün birebir kopyasını oluşturmuştur. Bu flütle Batı müziğinin temel formu olan yedi nota ölçüsünü kullanarak Amerikan Ulusal marşını çalmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Arkeologlar aynı mağarada flütün yanısıra mamut dişinden yapılmış altı heykelcik de bulmuşlardır. Hollanda Leiden Üniversitesi’nden arkeolog Wil Roebroeks, 35 bin yıl önce Avrupa’da ileri bir kültürün hakim olduğunu ve bu insanların yaşam biçimleriyle günümüz insanlarınınkinin benzerlik gösterdiğini açıklamıştır. Arkeolog Roebroeks bu flütleri modern insanların üretip, çaldığını söylemektedir. Kanada, Victoria Üniversitesi’nden April Nowell de bu bulguların iyi gelişmiş, yerleşik bir teknik ve geleneğin varlığını ortaya koyduğunu açıklamıştır.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/flute_germany.jpg" alt="flute germany 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">Bu arkeolojik buluntular Darwinistlerin, insanların maymunlara <a href="http://us1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14931/DARWINISTLERIN__ORTAK_ATA__ALDATMACASI">ortak bir atadan</a> geldikleri iddiasını bir kez daha yalanlamaktadır. Darwinistler, on binlerce yıl önce sözde hırıltılar çıkarıp, hayvani bir yaşam sürdüğünü iddia ettikleri maymunumsu varlıkların toplu halde yaşadıklarını ve böylece akıllı ve sosyal davranışlar geliştirdiklerini iddia ederler. Oysa sürü halinde yaşayan yalnızca bu sözde ilkel varlıklar değildir. Goriller, şempanzeler, maymunlar ve daha pek çok hayvan türü sürüler halinde yaşamaktadır. Ama bunların hiçbiri insanlar gibi akıllı ve sosyal davranışlar geliştirmemiştir. Hiçbiri yedi nota ölçülü flüt yapmamış, heykeltraşlık yapmamış kısaca akıl ve yetenek sergileyememiştir. Çünkü akıllı ve bilinçli davranış yalnızca insanlara has özelliklerdir. Geçmişten günümüze izi kalan <a href="http://www.harunyahya.org/evrim/hy_hayatin_gercek_kokeni/hk7.html">onbinlerce yıllık tüm bu eserler</a> de, bizler gibi akıl ve şuura sahip, hesaplama, planlama, üretme yeteneği olan Allah’ın ruh verdiği insanlar tarafından meydana getirilmiştir. (<a href="http://www.evrimmasali.com/">www.evrimmasali.com</a>)</p>
<table class="aligncenter" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/flut3.jpg" alt="flut3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /><br />
<strong>Üstteki 7 bin yıllık duvar resminde görülen flüt çalan insan figürü, dönemin insanlarının müzik bilgisine ve kültürüne dolayısıyla, gelişmiş bir zihniyete ve medeniyete sahip olduklarını göstermektedir.</strong></td>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/flut4.jpg" alt="flut4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p><strong>Yaklaşık 7 bin yıllık olan yandaki duvar resminde, müzik aleti çalan bir adam görülmektedir. Üstteki resimde ise, Botswana&#8217;da yaşayan Dzu yerlilerinden biri benzer bir müzik aletini çalarken görülmektedir.</strong></p>
<p><strong>7 bin yıl önce kullanılan bir müzik aletinin çok benzerinin bugün halen kullanılıyor olması dikkat çekici bir durumdur. Bu, Darwinistlerin iddiasını yıkan örneklerden biridir. Darwinizm&#8217;in iddia ettiği gibi medeniyet hep ileri gitmemekte kimi zaman da binlerce yıl aynı şekilde kalmaktadır. Bu adam 7 bin yıldır var olan bir müzik aletini kullanmaya devam ederken, dünyanın öbür ucunda en gelişmiş müzik aletleriyle senfoniler bestelenmekte, her iki kültür de aynı dönemde yaşanmaktadır.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Regenerasyon -Yenilenme- Mucizesi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikati2.jpg" alt="imanhakikati2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 3.GÜN" />Regenerasyon, bir üreme çeşididir ve yenilenme anlamına gelmektedir. Vücuttan kopan büyük bir parçanın yeni bir canlı meydana getirmesi veya kopan kısmın yeniden oluşması, onarılması şeklindeki bir çeşit bölünerek üremedir. Planarya adı verilen tatlı sularda yaşayan yassı kurtlar enine veya boyuna parçalara bölünse, her parça ayrı ayrı bir planarya kurdu meydana getirir. Yer solucanı iki parçaya kesilse, her parça ayrı ayrı hayatına devam eder. Deniz yıldızı ve istakoz kopan kol ve bacaklarını yeniler.</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca kavak, söğüt, gül gibi bitkilerin kesilmiş dal parçaları ile üremesi –çelikleme yöntemi- birer regenerasyondur. Patates, lâle gibi bitkilerin yumrularının bir gözünden yeni bitki meydana getirmesi de regenerasyona örnektir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu örnekte de görüldüğü gibi tüm canlılardaki organlar ve sistemler mucizevi özelliklere sahiptir. Bütün bu özellikleri canlıların bilinçle ve kendi kendilerine düşünüp karar vererek yapmış olabilecekleri düşünülemez bile. Canlıların özelliklerİ incelendiğinde insan, yaşamın ne denli ince hesaplara dayandığını ve yaratılıştaki mucizeleri görecektir ve Allah&#8217;ın sonsuz ilmini ve kusursuz sanatını bir kez daha kavrayacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah&#8217;ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah&#8217;ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-3-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-4-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-4-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:51:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Amel]]></category>
		<category><![CDATA[Ameli]]></category>
		<category><![CDATA[Aram]]></category>
		<category><![CDATA[Arz]]></category>
		<category><![CDATA[Azap]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bozar]]></category>
		<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Ecir]]></category>
		<category><![CDATA[Elde]]></category>
		<category><![CDATA[Enam]]></category>
		<category><![CDATA[Halis]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Izzet]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sirke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1061</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN Ramazan 2011, 4. Gün Kim izzeti istiyorsa, artık bütün izzet Allah&#8217;ındır. Güzel söz O&#8217;na yükselir, salih amel de onu yükseltir. Kötülükleri tasarlayıp düzenleyenler ise; onlar için şiddetli bir azap vardır. Onların tasarladıkları &#8216;boşa çıkıp bozulur&#8217;. (Fatır Suresi, 10) Su, buzu erittiği gibi güzel ahlak da günahları eritir; sirke balı bozduğu gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/4.jpg" alt="4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 4. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kim izzeti istiyorsa, artık bütün izzet Allah&#8217;ındır. Güzel söz O&#8217;na yükselir, salih amel de onu yükseltir. Kötülükleri tasarlayıp düzenleyenler ise; onlar için şiddetli bir azap vardır. Onların tasarladıkları &#8216;boşa çıkıp bozulur&#8217;. (Fatır Suresi, 10)</strong></p>
<hr />
<p>Su, buzu erittiği gibi güzel ahlak da günahları eritir; sirke balı bozduğu gibi kötü ahlak da ameli bozar. (Taberani)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>“Allah&#8217;tan başka ilah yoktur, o tektir, şeriksizdir. Arz ve semanın mülkü O&#8217;na aittir. Bütün hamdler O&#8217;nadır, O herşeye kadirdir.&#8221; de&#8230; Taşlanmış şeytandan Allah&#8217;a sığın.<sup>1</sup></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/gul2011.jpg" alt="gul2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />İslam dininin en temel özelliklerinden biri, insanın tüm yaşamını Allah korkusu üzerine bina etmesi ve tüm ibadetlerini de yalnızca Allah&#8217;ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak için yapmasıdır. Allah bir ayetinde müminlere <strong>&#8220;De ki: &#8220;Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;ındır&#8221; </strong>şeklinde buyurmaktadır. (Enam Suresi, 162)</p>
<p style="text-align: center;">Kuran&#8217;da, <strong>&#8220;Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah&#8217;a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü&#8217;minlerle beraberdirler. Allah mü&#8217;minlere büyük bir ecir verecektir&#8221;</strong> (Nisa Suresi, 146) ayetiyle de müminlere, dini sadece Allah için, başka hiçbir amaç katmaksızın yaşamaları emredilmiştir. Bir kimsenin Allah&#8217;a sımsıkı sarılması, Allah&#8217;tan başka bir ilah olmadığını bilerek, hayatını yalnızca O&#8217;nu razı etmeye adaması ve her ne olursa olsun Allah&#8217;a olan sadakatinden vazgeçmemesi o kişinin ihlas sahibi olduğunu gösterir.</p>
<p style="text-align: center;">İhlas sahibi bir mümin, yaptığı işler ve ibadetlerle Allah&#8217;ın dışında bir başkasının sevgisini, hoşnutluğunu, takdirini, ilgi ve beğenisini elde etmeye çalışmaz. İhlas sahibi müminlere en güzel örnek Hz. Muhammed (sav) ve diğer peygamberlerdir.</p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz, sadece Allah&#8217;ın hoşnutluğunu aramış, hiçbir çıkar veya dünyevi bir kazanç düşünmeden, hayatı boyunca Allah&#8217;ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak için çaba göstermiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Ben, buna karşı sizden bir ücret istemiyorum ve (kendiliğinden) bir yükümlülük getirenlerden de değilim.&#8221; (Sad Suresi, 86)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah&#8217;a aittir. O, herşeye şahid olandır.&#8221; (Sebe Suresi, 47)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ahirzaman.net/">www.ahirzaman.net</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p style="text-align: center;">1-Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s. 311
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir olayı olumsuzdan yola çıkarak halletmeye çalışmak, çoğu zaman yapıcı değil yıkıcı etki oluşturur</strong></p>
<p style="text-align: center;">Şeytanın kullandığı yöntemlerden biri de insanları olumsuz konuşmaya teşvik etmesidir. Şeytanın bu telkini altına giren bir insan, bazı durumlarda olumsuz konuşmanın son derece gerekli ve faydalı olduğuna inanır. Oysa bir konuda ilerleme kaydetmek ve daha yapıcı sonuçlar elde etmek isteyen bir insanın, geçmişteki ya da halihazırdaki var olan olumsuz yönleri, olumsuz şartları dile getirmesi, tam tersine kişilere zarar verip yıkıcı etki de yapabilir. Kişi o an için meydana getirdiği bu sonuçların farkına varmayabilir. Makbul olan, olumsuzu hiç dile getirmeden, onun çözümü olacak olan olumlusunu konuşmaktır. Bu, bir konuyu hallederken her iki tarafa da olumlu telkin yapacak bir ahlaktır. Olayların sürekli olumsuz yönleri üzerinde durmak ise, ortada sanki bir açmaz varmış telkini verir. Adeta aşılması ve unutulması mümkün olmayan, kişilerin hayatları boyunca peşlerini bırakmayacak kalıcı hasarlarmış gibi bir hipnoz etkisi yapabilir. Oysa olumsuz yönler, dile getirilmediği ve onları giderecek olumlu tedbirler alındığı takdirde de, hızla yok olur ve eriyip gider.</p>
<p style="text-align: center;">Allah Kuran’da, <strong>“iyiliklerin kötülükleri gidereceğini” </strong>bildirmiştir (Hud Suresi, 114). Bu Allah&#8217;ın kesin bir adetullahıdır. Asla değişmez ve mutlaka bu şekilde sonuç verir. Dolayısıyla sürekli olumlusunu konuşan ve olayları hayır gözüyle, pozitif yaklaşarak değerlendiren ve uygulayan bir insan, Allah&#8217;ın izniyle olumsuzluklardan hızla sıyrılıp kurtulacaktır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzaraev.jpg" alt="manzaraev 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca sürekli olumlusunu söylemek, gerçekte durum hakikaten olumsuz gibi görünse dahi, mutlaka olumlu telkin yapar. Gerçekte o şekilde olmasa bile, öyleymiş gibi taraflara o konuyu halletmede cesaret, huzur, güven ve yapıcı hareket edebilme gücü verir.</p>
<p style="text-align: center;">Örneğin insan çok korkacağı, ürkeceği bir durumla, gerçekten huzursuz ve tedirgin olacağı şartlarla karşılaşabilir. Ve içinde de bu hisleri yoğun olarak yaşayabilir. Ama her ne olursa olsun, “Ben çok korktum, çok ürktüm, çok huzursuz ve tedirginim” diyerek bu olumsuz hisleri dile getirmez. Çünkü bunları söylemenin kişiye de, karşısındakilere de bir faydası olmaz. Aksine kişilerin tedirginlikleri bu tarz bir üslupla giderek daha da artabilir. Bunun yerine cesaretlendirici, güven ve huzur verici konuşmalar yapmak, ve bu yolla olumsuzlukları yenmeye çalışmak çok daha faydalı ve hikmetli bir yaklaşımdır.</p>
<p style="text-align: center;">Bunun gibi, insanın günlük hayatında karşısına çıkan diğer tüm olayları bu bakış açısıyla değerlendirip çözmeye çalışması son derece önemlidir. Bu en başta, Kuran&#8217;ın bize gösterdiği ahlakın bir gereğidir. Allah Kuran’da insanlara, <strong>“sözün en güzelini söylemelerini”</strong> emretmiştir (İsra Suresi, 53). İşte bu nedenle olumsuzu söylemeyip, daima olumludan yana konuşmak, Allah&#8217;ın izniyle şeytanın oyununu bozacak; olayların olabilecek en güzel şekilde sonuçlanmasına vesile olacak en hayırlı ve etkili yöntemlerden biridir.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.kurandaadalet.com/">http://www.kurandaadalet.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hayat çok kısa, birkaç on senede bitiyor. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 18 Haziran 2011 tarihli saat 17:00’daki A9 Tv röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah&#8217;ın Mehdi (as)’a olan sevgisi vesilesiyle, depremler duracaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>O’NUN (Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin) HATRINA DEPREMLERİ DURDURURUM.</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 70)</p>
<p style="text-align: center;">Büyük İslam alimi Bediüzaman Said Nursi de bir sözünde, <strong>“Allah&#8217;ın insanları Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle Allah&#8217;ın azabından koruyacağını” </strong>bildirmiştir:
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara2gol.jpg" alt="manzara2gol 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>(Hz. Mehdi’nin) İkinci vazifesi:</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) ünvanı ile </strong>(Peygamberimiz (sav)&#8217;in halifesi, yani Müslümanların manevi lideri ünvanı ile) <strong>şeair-i İslamiyeyi</strong> (İslam ahlakının esaslarını) <strong>ihya etmektir </strong>(yeniden canlandırmaktır). <strong>Alem-i İslam’ın vahdetini </strong>(İslam aleminin birliğini) <strong>nokta-i istinad edip</strong> (dayanak noktası yapıp) <strong>BEŞERİYETİ</strong> (insanlığı) <strong>MADDİ VE MÂNEVİ TEHLİKELERDEN VE GADAB-I İLÂHİ&#8217;DEN</strong> (Allah&#8217;ın azabından) <strong>KURTARMAKTIR&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Emirdağ Lahikası, s. 259)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s) konusunun gündeme getirilmesine müminlerin her yönde ihtiyacı olduğunu söylemektedir</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman4.jpg" alt="bediuzzaman4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />Bediüzzaman da eserlerinde yüzlerce sayfa boyunca Mehdiyet konusunu detaylarıyla birlikte açıklamıştır. Çok açıktır ki eğer Bediüzzaman da bu konunun gizlenmesi gerektiğini ya da okunmasının gereksiz olduğunu düşünseydi, bu açıklamalarını risalelere koymazdı. Çünkü Bediüzzaman&#8217;ın da söylediği gibi, <em>‘gizli olan yayınlanmaz’</em> (Bediüzzaman ve Talebelerinin Mahkeme Müdafaları, s.187). Ancak Mehdiyet konusunda bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Bediüzzaman “Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın gelişini yüzlerce sayfa boyunca açıklayarak bu konuya açıklık getirmiş ve bunun gizlenecek bir mesele olmadığını açıkça ifade etmiştir”. Nitekim yıllardır risalelerin milyonlarca insan tarafından okunuyor olması da bu konunun gizli değil, aleniyete dökülmüş bir konu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili sözlerinden birinde, Bediüzzaman Hazretleri bu gerçeği şöyle ifade etmiştir:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Hem şu sırdandır ki; Hz. Mehdi, Süfyan gibi âhir zamanda gelecek eşhasları (şahısları) çok zaman evvel hattâ Tâbiîn zamanında onları beklemişler, yetişmek emelinde bulunmuşlar. Hattâ bazı ehl-i velayet (veli olan kimseler) &#8220;Onlar geçmiş&#8221; demişler. İşte bu da, kıyamet gibi, hikmet-i İlahiye (İlahi gaye) iktiza eder ki (gerektirir ki); vakitleri taayyün etmesin (ortaya çıkmasın). ÇÜNKİ HER ZAMAN, HER ASIR, KUVVE-İ MANEVİYENİN (manevi kuvvetin) TAKVİYESİNE (güçlendirilmesine) MEDAR (vesile) OLACAK VE YEİSTEN (ümitsizlikten) KURTARACAK &#8220;HZ. MEHDİ&#8221; MANASINA MUHTAÇTIR. BU MANADA, HER ASRIN BİR HİSSESİ BULUNMAK LÂZIMDIR&#8230;</em>(Sözler, s. 344)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman bu sözlerinde “Hz. Mehdi (a.s) konusu açmayın” diyen kimselere en güzel yanıtı vermiştir. “Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s) konusunu gizleyin dememekte; tam tersine, her asırda ve bu yüzyılda da müminlerin her yönde buna ihtiyacı olduğunu söyleyerek, bu konunun gündeme getirilmesinin gerekliliğini hatırlatmaktadır”.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.risaleinurtavizsiz.com/">http://www.risaleinurtavizsiz.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kehf Suresi , 65</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnanoktar1.jpg" alt="adnanoktar1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />Adnan Oktar:</strong> 65. ayette, “<strong>kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.</strong>” Bakın, &#8220;derken&#8221; diyor. “Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz”, Allah veriyor ilimi, kendi değil. Ben öğrendim, ben alimim demiyor.</p>
<p style="text-align: center;">“Kullarımızdan bir kulu buldular.” Ahir zamanda bu tabii Hızır’a bakmakla beraber, ahir zamana bakan yönüyle Mehdi’ye bakıyor. Çünkü bakın, “Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz “, Mehdi’ye rahmet verilmiştir. “ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz”, özel ilim verildiği hadislerde belirtiliyor, Mehdi’ye. Yani, Allah onu bir gecede ıslah eder diyor. Özel ilimlerle donatılacağı belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: center;">”Kullarımızdan bir kulu buldular”, ebcedi 2010 yılını veriyor. Yani ayetin tamamı, 65, baksınlar, tam 2010 yılı. MaşaAllah.
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kurandamehdiyet.com/">www.kurandamehdiyet.com</a></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kurandamehdiyet_sitesi.jpg" alt="kurandamehdiyet sitesi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Beyaz Saray Ortadoğu’da İslami yönetimler için hazırlık yapıyor</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Bağdat TV, 2 Mart 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong>Büyük Ortadoğu Projesi yoktur, Büyük Osmanlı Projesi vardır. Büyük Türk-İslam Birliği Projesi vardır. <strong>İSLAM ALEMİ BİRLEŞECEK. BÜTÜN TÜRKLÜK ALEMİ, İSLAM ALEMİ BİRLEŞİP ÇOK BÜYÜK BİR SÜPER DEVLET YAPACAKLAR. BU DEVLET AMERİKA’NIN DA LEHİNE OLACAK, İNGİLİZLERİN DE LEHİNE OLACAK, RUSLARIN DA LEHİNE OLACAK VE BÜTÜN DÜNYANIN LEHİNE OLACAK. DÜNYAYA BARIŞ, KARDEŞLİK VE HUZUR GETİRECEK BİR SİSTEM OLACAK. VE DOLAYISIYLA AMERİKA’YI DA KURTARMIŞ BİR SİSTEM OLACAK BU.</strong></p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Vatan TV, 20 Aralık 2007</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Genel olarak dünyanın gidişatı iyiye gidecek, benim kanaatim o. Özellikle Türk İslam dünyasında bir birleşme, bütünleşme meydana gelecek. Türkiye hem İslam aleminin hem Türklük aleminin lideri olacak. Bunun da 10-20 yıl içerisinde gerçekleşeceğini umuyorum. Ama dünyada ve Avrupa’da, Avrupa birliğinin parçalanacağını düşünüyorum ve sosyal yönden bir çöküntüye uğrayacağını düşünüyorum. <strong>AMERİKA’DA DA YİNE BU TÜRK İSLAM BİRLİĞİNDEN KAYNAKLANAN BİR RAHATLAMA OLACAĞINI VE DÜNYA DENGESİNİ KURMADA AMERİKA VE TÜRK İSLAM BİRLİĞİNDEN OLUŞAN İKİ SÜPER DEVLETİN DÜNYAYI İDARE EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Habertürk, 5 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/islamyukselis_haberturk050311.jpg" alt="islamyukselis haberturk050311 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Washigton Post Gazetesi’ne konuşan Amerikalı bir yetkili “Bu ülkelerdeki İslami siyasetten korkmamalıyız” dedi.<br />
ABD yönetimi Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da İslami partilerin yükselişiyle kurulacak yönetimlere hazırlanıyor.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Hürriyet, 5 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/islamyukselis_hurriyet050311.jpg" alt="islamyukselis hurriyet050311 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" /></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hazreti Mehdi (a.s) Hakkında Bilgiler</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bu kitabın hazırlanma amacı; içinde yaşadığımız Ahir Zamanda zuhur edecek olan, gelmiş geçmiş en büyük müceddid olan Hz. Mehdi (a.s.) hakkında Üstad Bediüzzaman Hazretleri&#8217;nin Kuran&#8217;ı Kerim ve Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in hadis-i şerifleri ışığında yapmış olduğu tüm izahları, hiç bir yoruma hiçbir tevil ya da tefsire başvurmadan orijinal halleriyle sunmaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Bazı şahısların Risale-i Nur Külliyatı&#8217;nı anlaşılmaz ve tefsire ihtiyaç gerektirir bir eser olarak tanıtmalarının aksine, Bediüzzaman’ın eserleri son derece açık ve anlaşılırdır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri&#8217;nin kendi anlatımıyla Risale-i Nur Külliyatı, bir ortaokul çocuğu ya da okuma yazma bilen bir kadının kendi kavrayış güçleri oranında gayet rahat bir şekilde anlayabilecekleri kadar açık ve anlaşılır yazılmış bir eserdir.</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;…BİR ORTAOKUL ÇOCUĞU VEYA OKUMASINI BİLEN BİR KADIN, BÜYÜK BİR FEYLESOFUN ESERİNİ OKUDUĞU ZAMAN İSTİFADE EDEMEMİŞTİR. FAKAT RİSALE-İ NUR&#8217;DAN HERKES DERECESİNE GÖRE İSTİFADE ETMEKTEDİR.&#8221; (ŞUALAR, SF.549)
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hazretimehdi.com/">www.hazretimehdi.com</a></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hzmehdihakkindabilgiler_kitap.jpg" alt="hzmehdihakkindabilgiler kitap 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>10 Bin Yıl Önce Profesyonel Yöntemlerle Beyin Ameliyatları Yapılıyordu</strong></p>
<p style="text-align: center;">Arkeolojik kazılarda on binlerce yıl önce yapılan beyin ameliyatlarının izine rastlanılmıştır. Anadolu’da en eski ameliyatlı kafatası Aşıklıhöyük’te (Aksaray) bulunmuştur. Yaklaşık 12 bin yıllık 20-25 yaşlarında bir kadın kafatasında çok düzgün biçimde açılmış bir deliğe rastlanmıştır. Kafatasındaki deliğin düzgünlüğü ve görülen iyileşme izleri bu kişinin ameliyattan sonra yaşamını sürdürdüğünü göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/teknolojik_bulgular/beyiameliyat.jpg" alt="beyiameliyat 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />Anadolu’da bulunan bir başka örnekte de kafatasının bregma (alın kemiğiyle her iki yan kafa kemiğinin birleştiği yer) bölgesinde gerçekleştirilen ameliyat sırasında, 13 küçük delik açılarak elips şeklinde bir parça çıkarılmıştı. Çıkarılan parça ameliyattan sonra yeniden aynı bölgeye konulmuştu. Bu da ameliyatın tedavi amacıyla yapıldığının göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu ameliyatlarda obsidiyen (volkanik bir cam türü), çakmak taşı, bakır, demir, gümüş gibi madenlerden yapılan “trepan” adı verilen aletler kullanılmıştır. Ayrıca arkeolojik kazılarda ilaç ölçeği, küret (enfeksiyonlu derilerin kazınmasında) olarak kullanılan kaşıklar, kulak içindeki yaraların, yabancı cisimlerin temizlenmesinde kullanılan kulak sondaları, cımbız, bistüri, bıçak, dağlama aletleri, merhem sürücüler, bakım setleri ve iğneler gibi çok çeşitli tıbbi araç gereçler de bulunmuştur. <em>(Bilim ve Teknik dergisi, Mayıs 2008)</em></p>
<p style="text-align: center;">Evrimci görüşe göre sözü edilen bu dönem, sözde insanların maymunlardan daha henüz ayrıldıkları, son derece ilkel koşullarda yaşadıkları, hatta çanak çömlek yapmayı dahi yeni yeni belli bölgelerde öğrendikleri bir dönemdir. Evrimcilere göre böylesine ilkel koşullarda yaşayan insanların nasıl olup da, ellerinde hiçbir teknoloji olmadan, birtakım taş aletlerle kafatasında delik açıp ameliyat yaptıkları ise bir muammadır. Açıktır ki, kapsamlı beyin ameliyatları yapan bu insanlar ne ilkeldir ne de ilkel koşullara sahiptirler. Tam tersine, hastalığı teşhis edebilecek, tedavi yöntemleri ortaya koyabilecek düşünce yapısına ve bu yöntemleri başarıyla uygulayabilecek teknik imkanlara sahiptirler. Bu da -bir kez daha-Darwinistlerin, toplumların ilkellikten modernliğe doğru sürekli evrimleştiği yanılgısını geçersiz kılmaktadır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insanlar.jpg" alt="insanlar 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Antilop Kafatası</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/antilopkafatasi.jpg" alt="antilopkafatasi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 4.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dönem: </strong>Mezozoik zaman, Kretase dönemi<br />
<strong>Yaş:</strong> 83 milyon yıl<br />
<strong>Bölge:</strong> Çin</p>
<p style="text-align: center;">Evrimcilerin iddiaları doğru olsaydı, geçmişte, hem antilop özelliği taşıyan hem de farklı bir canlı türünün özelliklerine sahip olan pek çok garip canlının olması gerekirdi. Fosil kayıtlarında pek çok örneğine rastlanması gereken bu canlılar, iki farklı türün özelliklerini taşımalarıyla hemen tanınmalı ve evrimci sözde atatorun ilişkilerinin örneği olarak sergilenmelidir. Ne var ki, sayısız masalla ve hayali senaryoyla dolu olan evrimci yayınlarda, bir tane bile ara canlı fosili sergilenmemektedir. Çünkü böyle bir fosil yoktur. Çünkü böyle bir canlı tarihin hiçbir döneminde yaşamamıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Tüm canlılar, resimde örneği görülen 83 milyon yıllık antilop gibi, var oldukları ilk halleriyle günümüze kadar gelmişlerdir. Canlıların tarihi, evrim iddialarını yalanlamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-4-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-5-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-5-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Fetih]]></category>
		<category><![CDATA[Gonca]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Hamd]]></category>
		<category><![CDATA[Insana]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kaf]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sabret]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbih]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1059</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN Ramazan 2011, 5. Gün Muhammed, Allah&#8217;ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. (Fetih Suresi, 29) Merhamet edin, merhamet olunasınız. Af edin, af olunasınız. Yazık, laf ebesi olanlara. Yazık günahlarına bilerek devam edip, istiğfar etmeyenlere. (G. Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/5.jpg" alt="5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 5. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Muhammed, Allah&#8217;ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. (Fetih Suresi, 29)</strong></p>
<hr />
<p>Merhamet edin, merhamet olunasınız. Af edin, af olunasınız. Yazık, laf ebesi olanlara. Yazık günahlarına bilerek devam edip, istiğfar etmeyenlere. (G. Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 70/10)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>“Sabır imanın yarısı, yakin de imanın tamıdır.”<sup>1</sup> </em></strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), peygamberliği boyunca daha önce de belirtildiği gibi, türlü zorluklarla karşılaşmıştır. Kavminden inkar edenler ve müşrikler ona karşı son derece incitici sözler söylemişler, hatta büyücü veya delidir demişler, bazıları da Peygamberimiz (sav)&#8217;i öldürmek dahi istemiş ve bunun için planlar kurmuştur. Buna rağmen, Peygamberimiz (sav) her kültürden ve karakterden insanı eğitmeye, onlara Kuran&#8217;ı, dolayısıyla güzel ahlakı, güzel tavrı öğretmeye çalışmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Kuran ayetlerinde bildirildiği gibi, bazı kişiler en temel görgü kurallarından dahi habersiz oldukları için Peygamberimiz (sav) gibi ince düşünceli, üstün ahlaklı bir insana sıkıntı verebileceklerini düşünmemişlerdir. Peygamberimiz (sav) ise tüm bunlara karşı büyük bir sabır göstermiş, her durumda Allah&#8217;a yönelerek Allah&#8217;ın yardımını istemiş ve müminlere de sabrı ve tevekkülü tavsiye etmiştir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cizgili.jpg" alt="cizgili 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Allah, Kuran&#8217;da Peygamber Efendimize birçok ayeti ile, inkar edenlerin söylediklerine karşı sabırlı olmasını şöyle tavsiye etmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et. (Kaf Suresi, 39)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz &#8216;izzet ve gücün&#8217; tümü Allah&#8217;ındır. O, işitendir, bilendir. (Yunus Suresi, 65)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in nelere sabır göstererek üstün bir ahlak sergilediğini düşünen müminlerin karşılaştıkları olaylarda kendilerine onu örnek almaları gerekir. Nefislerine ters düşen en küçük bir olayda ümitsizliğe kapılanlar, en küçük bir itirazda tahammülsüzlük gösterenler,   Allah&#8217;ın dinini anlatmaktan vazgeçenler ya da yaptıkları ticarette başarısız olunca mutsuz olanlar, bu tavırlarının Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;na ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in sünnetine uygun olmadığını bilmelidirler. İman edenler, her olayda sabır gösterip, Allah&#8217;ı vekil tutup O&#8217;na hamd ederek, Peygamberimiz (sav) gibi üstün bir ahlak göstermeli ve Rabbimizin rızasını, rahmetini ve cennetini ummalıdırlar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.allahinisimleri.net/">www.Allahinisimleri.net</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="left">&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p style="text-align: center;">1- Ramuz El-hadis s.217 (Hz.İbni Mes’ud r.a)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek nasıl olur? Neler &#8220;boş ve yararsız&#8221;dır?</strong></p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek&#8221;, insanın sadece Allah&#8217;ın rızasını kazanacağı davranışlarda bulunmasıyla mümkün olur. Mümin dünyada kendisine verilen süreyi çok iyi değerlendirmesi gerektiğini bilir. Çünkü bu dünyada yaptığı işler sonucunda ahirette sonsuza kadar konaklayacağı yer belirlenecektir. Bu yüzden her yaptığı işle ahirete yönelik bir hayır kazanmaya çalışır. Elbette her insan gibi konuşur, eğlenir, yemek yer, güler, düşünür, çalışır ama bunları yaparken aklında hep insanlara, dine menfaat sağlayacak hayırlı düşünceler vardır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara5a.jpg" alt="manzara5a 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bir müminin yaptığı her hareket bir amaç üzerinedir. Daima kendisine Allah&#8217;ın hoşnutluğunu en fazla kazandıracak işe yönelir. Bu konuyu şöyle örneklendirebiliriz: Araba motorlarının gücü hakkında sohbet etmek her insanın yapabileceği bir şeydir. Ancak bir mümin, yapması gereken daha aciliyetli işler varken, saatlerce bu konu üzerinde konuşmaz. Aynı şekilde bir mümin, yanında Allah&#8217;ın dinini anlatabileceği bir insan varken, onunla uzun süre bir spor karşılaşmasında hangi tarafın kazanacağı üzerinde de konuşmaz. Çünkü o anda öncelikli olan, o kişinin Allah&#8217;ın varlığını, büyüklüğünü, cennete layık olabilmek ve cehennemden sakınmak için neler yapması gerektiğini öğrenmesidir.  Kısacası mümin, dinin ve Müslümanların menfaatini ilgilendirmeyen konularda ne uzun süreli bir konuşmaya dalar, ne de bu konulara gereğinden fazla vakit ayırır. Dünyayla ilgili her konuda iyi bir ayrım yaparak, zamanını çok iyi değerlendirir. İçinde bulunduğu anda neyin &#8220;boş iş&#8221; neyin faydalı olduğunu ise vicdanını ve aklını kullanarak ayırt eder ve bu konuda taviz vermez. Kuran&#8217;da bir müminin &#8220;boş söz&#8221;le karşılaştığındaki tavrı şöyle haber verilir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8216;Boş ve yararsız olan sözü&#8217; işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: &#8220;Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz&#8221; derler. (Kasas Suresi, 55)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara5b.jpg" alt="manzara5b 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Bir müminin yaptığı her işte en güzelini, yapabileceğinin en fazlasını aramasına ve güzel sözlü olmasına Kuran&#8217;da bir örnek, müminler arasında<strong>&#8220;sözün en güzeli&#8221;</strong>nin kullanılması emridir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Allah&#8217;ın bu emrini bilen kişi sözün en güzelini vicdanına başvurarak bulacaktır. Konuşmalarında <strong>&#8220;ne olursa olsun&#8221; </strong>deyip ilk aklına geleni söyleyip bırakmaz. Aksine, en güzel, en etkileyici konuşmaları yapar, karşısındaki kişileri incitmemeye, onların neşelerini kaçırmamaya özen gösterir. Allah&#8217;ın en hoşnut olacağı konuşmayı seçer ve bunda vicdanını anahtar olarak kullanır.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.duaetmek.com/">http://www.duaetmek.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sn. Adnan Oktar, Hz. İsa (as)&#8217;ın fiziksel özelliklerini anlatıyor. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 21 Mayıs 2011 tarihli A9 Tv, Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından</p>
<p align="center">
</div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ahir Zamanda İnsanların Büyük Kısmı, Hz. Mehdi (As)’ın Yanındakilerden Uzak Duracaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara222.jpg" alt="manzara222 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />Aşağıdaki hadiste insanların büyük çoğunluğunun Hz. Mehdi (as)&#8217;dan uzak duracağına işaret edilmektedir. Bu insanlar Hz. Mehdi (as)&#8217;ın ve yakınlarının üstün ahlakını ve Allah yolunda verdikleri büyük mücadeleyi takdir edemeyeceklerdir. Ahir zamanda insanların büyük kısmının din ahlakından uzaklaşmış olmaları ve Hz. Mehdi (as) cemaatinin pek çok iftiraya, zorluğa ve sıkıntıya maruz kalmaları sebebiyle, menfaatlerinin zarar görmesi korkusuyla insanların Hz. Mehdi (as) ve cemaatine yaklaşmayacakları anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Buyurdu ki: &#8220;Onları yeryüzünün kenarlarında ara. <strong>ONLARIN YAŞANTILARI SADEDİR, EVLERİ SIRTLARINDADIR, EĞER HAZIR OLSALAR TANINMAZLAR, EĞER KAYBOLSALAR ARANMAZLAR, HASTA OLSALAR KİMSE ONLARIN ZİYARETİNE GELMEZ, EĞER EVLENMEK İSTESELER KİMSE ONLARA GELMEZ. EĞER ÖLSELER CENAZELERİNE KİMSE KATILMAZ. ONLAR MALLARINI ARALARINDA EŞİT OLARAK PAYLAŞIRLAR VE BİRBİRLERİNİ KABİRLERİNDE ZİYARET EDERLER, AYRI ŞEHİRLERDE OLSALAR DAHİ İSTEKLERİ HEP AYNIDIR.&#8221; </strong>(Gaybetul Numani, Sf 238)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri’nin anlattıklarını anlayabilmek için, onun apaçık sözleri üzerinde yeniden bir tefsir yapılmasına gerek yoktur. </span></strong></p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman Said Nursi&#8217;nin ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın ortaya çıkışı ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılması konusunda yapmış olduğu izahlar, tüm Müslümanlara yol gösterecek önemli bilgiler içermektedir. Ancak her konuda olduğu gibi, Bediüzzaman&#8217;ın bu açıklamalarında da göz önünde bulundurulması gereken çok önemli bir husus vardır. Bediüzzaman&#8217;ın anlattıklarını anlayabilmek için, onun apaçık sözleri üzerinde yeniden bir tefsir yapılmasına gerek yoktur. Bu tür yöntemlerle, sözlerinin gerçek anlamlarının dışında çok farklı yorumlarda bulunulması son derece yanlıştır. Bediüzzaman eserlerinde çok defa bu konunun ehemmiyeti üzerinde durmuş; sözlerinin tevile ve tefsire ihtiyacı olmadığını, eğer böyle bir gereksinim olacak olursa bunu yine bu metinler üzerinde yapılacak ek açıklamalarla izah etmenin uygun olacağını belirtmiştir. Hatta <em>eğer “böyle bir tefsir anlayışına gidilecek olunursa, bunun suistimale açık hale geleceğini ve bu yolla risalelerde anlatılan hakikatlerin aslından uzaklaşıp değişeceğini”</em> hatırlatmıştır (<em>Emirdağ Lâhikası Elyazma, sf. 661</em>).</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman5.jpg" alt="bediuzzaman5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />Dolayısıyla Bediüzzaman&#8217;ın her sözü, bu anlayış içerisinde değerlendirilmeli; anlattığı bir konunun yanıtı, yine onun risalelerdeki hikmetli sözlerinde aranmalıdır. Bediüzzaman&#8217;ın sözlerine karşı, köşe yazarlarının izahlarıyla cevap verilmesi ya da bazı kimselerin bu konuda <em>“<span style="text-decoration: underline;">risalelerde bu konunun doğrusu yok; gelin biz size yazılarımızla anlatalım</span>”</em> demeleri hiçbir şekilde kabul edilebilecek bir yaklaşım değildir.</p>
<p style="text-align: center;">Tüm bunların yanı sıra, zaman zaman çeşitli çevreler tarafından Bediüzzaman&#8217;ın eserlerinde geniş yer verdiği <em>“Mehdiyet konusundan aleni şekilde bahsedilmesinin yanlış ve sakıncalı olacağı, bu sebeple Hz. Mehdi konusunun açılmaması gerektiği”</em> dile getirilmektedir. Oysa <em>“Mehdiyet meselesi gizlenmesi, örtbas edilmesi değil; müjdelenmesi gereken bir konudur”.</em> Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın gelişi bizzat Peygamberimiz (sav) tarafından müjdelenmiştir ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu konuda mütevatir olarak kabul edilen çok sayıda hadisi vardır. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde <em>“HZ. MEHDİ İLE MÜJDELENİN. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beyt’imden bir kişidir.”</em> (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13) sözleriyle, bu konunun Müslümanlar için bir müjde olduğunu bildirmiştir. Bir başka hadisinde ise Peygamberimiz (sav) <em>“Hz. Mehdi zuhur eder, HERKES SADECE O’NDAN KONUŞUR, O&#8217;nun sevgisini içer ve O&#8217;NDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER.”</em> (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33) sözleriyle Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın ortaya çıkacağı dönemde herkesin bu mübarek şahıstan bahsedeceğini haber vermiştir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bildirdiği bu hadisler günümüzde gerçekleşmeye başlamıştır ve herkes Hz. Mehdi (a.s)&#8217;dan bahsetmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.risaleinurdabatintefsirciligi.com/">http://www.risaleinurdabatintefsirciligi.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kehf Suresi , 84</p>
<p></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Adnan Oktar:</strong>“<strong>Gerçekten Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik.” </strong>Ebcedi kaç biliyor musunuz? 2017.</p>
<p style="text-align: center;">Açıp baksınlar, yani harf bilenler, bakın “Gerçekten Biz ona”, yani Mehdi’ye bakıyor bu inşaAllah, “yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik.” Zülkarneyn’den bahseden ayet, Mehdi’ye bakıyor aynı zamanda, ebcedi de 2017’dir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnanoktar11.jpg" alt="adnanoktar11 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kehfsuresiveahirzaman.com/">www.kehfsuresiveahirzaman.com</a></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kehfsuresiahirzaman.jpg" alt="kehfsuresiahirzaman 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Devlet şiddete uğrayan kadınları korumalı</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Destan TV, 08 Mart 2009</strong></span></p>
<p><strong> Adnan Oktar: </strong>Bakın diyor ki 2006 yılında 17 bin 64 kişi aile içi şiddete maruz kaldı. Kardeşim ne mecburiyeti var? Niye her gün ağzını, burnunu kırdırsın? Niye kendini dövdürsün? Yani babandır döver, annendir döver. Hayvan mı bu? Bu insan, öyle bir şey olmaz. Öyleyse <strong>GİDER RESMİ MÜRACAATTA BULUNUR, DEVLETE SIĞINIR. </strong>Gider bir dostu, sevdiği, güvendiği kişi varsa onun yanında can güvenliğini korumak şartıyla kalır.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Destan TV, 08 Mart 2009</strong></span></p>
<p><strong> Adnan Oktar:</strong> Mesela 2006 yılında yapılan araştırmaya göre Türkiye’de her 26 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşandı diyor. Rezalet. Çocuk istismarı, <strong>KADIN İSTİSMARI,</strong> taciz ve aile içi tecavüz ve şiddet, ensest gibi olaylar yasal mercilere en az taşınanlar arasında. Bakın rezalete bakın. …. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, aile içinde fiziksel şiddetin boyutları oldukça büyük. Araştırmalara göre Türkiye’de kadınların %57’si fiziksel, %47’si cinsel şiddete maruz kalıyor. %8’i ise tecavüze uğruyor. Aile içinde. Bu tam bir rezalet. Tam bir kepazelik, buna karşı aklı başında, <strong>MAKUL BİR ÖRF GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR. MAKUL BİR GELENEK GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top">
<strong>Cumhuriyet, 1 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/kadinaSiddet_cumhryt010311_E.jpg" alt="kadinaSiddet cumhryt010311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Kadına yönelik şiddetin artması sivil toplum örgütleri temsilcilerini harekete geçirdi. Kadınların korunması için “acil önlem masası” önerisi gündeme getirildi. Artan kadın cinayetleri nedeniyle önerinin kapsamı da genişletilerek, tahrik indirimi uygulanmaması gibi tedbirler alınması da istendi.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/kadinaSiddet_cumhryt280211a_E.jpg" alt="kadinaSiddet cumhryt280211a E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Üç Kutlu Şahıs ve Ahir Zaman</strong></p>
<p style="text-align: center;">Allah Hz. Süleyman (as)’ı Kendi Katından çok büyük nimetlerle ve üstün ilimlerle desteklemiştir. Ona hiç kimsenin ulaşamayacağı bir mülk, görkemli bir saltanat, eşi ve benzeri görülmemiş bir hakimiyet vermiştir.</p>
<p style="text-align: center;">Hz. Zülkarneyn de yine kendi döneminde dünya üzerinde hakimiyet kurmuş, üstün bir ilimle toplumları yönetmiş iktidar sahibi bir şahıstır.</p>
<p style="text-align: center;">Hadislerde, Hz. Süleyman (as) ve Hz. Zülkarneyn dönemlerinde yaşanan dünya hakimiyetinin ahir zamanda bir benzerinin yaşanacağı haber verilmektedir. Bu, Hz. Mehdi (as) dönemidir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu filmin amacı, tüm insanları ahir zamanın bu önemli müjdesi üzerinde düşünmeye ve bunun heyecanını paylaşmaya teşvik etmektir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/3kutlu.jpg" alt="3kutlu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/4117/UC_KUTLU_SAHIS_VE_AHIR_ZAMAN">http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/4117/UC_KUTLU_SAHIS_VE_AHIR_ZAMAN</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Cilalı Taş Devri Bir Aldatmacadır</strong></p>
<p style="text-align: center;">Eski medeniyetlerden günümüze kalan kalıntılarda taş işlemeciliği dikkat çekmektedir. Taşa bu derece detaylı ve düzgün şekil verilebilmesi için, çoğunlukla güçlü çelik aletler kullanılması gerekir. Taşı taşla yontarak, taşı taşa sürterek ince desenlerin ve şekillendirmenin yapılması mümkün değildir. Granit gibi sağlam taşların bu derece düzgün kesilmesi, üzerlerine desenler işlenmesi bunu yapabilecek teknik alt yapıyı gerektirir.</p>
<p style="text-align: center;">Pek çok taş kalıntıdaki parlama da, keskin ve düzgün kesimden kaynaklanmaktadır. Evrimci bilim adamlarının bu parlaklığı cila olarak nitelendirmeleri, bu dönemi de &#8220;cilalı taş devri&#8221; olarak kabul etmeleri bilim dışı bir yorumdur. Cilanın binlerce yıl boyunca muhafaza edilmesi mümkün değildir. Söz konusu taşlar iddia edildiği gibi cilalandığı için değil, düzgün kesildikleri için parlamaktadırlar. Bu, taşın kendi yapısından kaynaklanan bir parlamadır.</p>
<p>(<a href="http://www.evrimacmazi.com/">http://www.evrimacmazi.com</a>)</p>
<table class="aligncenter" width="536" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tasbilezik.jpg" alt="tasbilezik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /><br />
</strong></td>
</tr>
<tr>
<td align="left"><strong>Üstteki resimlerde görülen bileziklerden soldaki mermerden, sağdaki de bazalttan yapılmıştır. MÖ 8500-9000 yıllarına aitlerdir. Evrimciler bu dönemde, sadece taştan yapılmış aletlerin kullanıldığını iddia ederler. Bazalt ve mermer çok sert taşlardır. Bu taşların böylesine düzgün yuvarlak halkalar haline getirilmesi için, çelikten yapılmış keski ve işçilik malzemeleri kullanılmalıdır. Bileziklerin çelik aletler kullanılmadan kesilip şekillendirilmiş olması mümkün değildir. Bir kişiye bir parça taş verip, elindeki taşla, bazalt kitlesini, resimdeki gibi bir bilezik haline getirmesini istesek, bunda başarılı olabilir mi? Elbette taşı taşa sürterek,taşa taşla vurarak bileziği meydana getiremeyecektir. Ayrıca bu bulgular, o dönemde burada yaşayan insanların estetik anlayışa ve sanat zevkine sahip olan, kültürleri gelişmiş bireyler olduğunu göstermektedir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<table class="aligncenter" width="536" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/obsidyen.jpg" alt="obsidyen 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /><br />
</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Üstteki resimde elle yapılmış obsidyenler, kemik aletler, kancalar ve taştan yapılmış çeşitli malzemeler görülmektedir.</strong></p>
<p align="left"><strong>Kemiğe taşla vurarak böyle düzgün şekillerin elde edilemeyeceği açıktır. Kaba taş darbeleri, kemiği sürekli dağıtıp parçalayacak, istenildiği gibi şekillendirilmesini engelleyecektir. Aynı şekilde granit ve bazalt gibi en sert taşlardan yapılan bu malzemelerin de, taş darbeleriyle bu derece düzgün kesilmesinin, sivriltilip şekillendirilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Bu taşlar, meyve keser gibi düzgün kesilmiştir.</strong></p>
<p align="left"><strong>Taşların parlaklığı da evrimcilerin iddia ettiği gibi cilalanmış olmalarından değil, kesimden kaynaklanmaktadır. Bu eşyaları yapan insanlar, ellerindeki malzemeyi diledikleri gibi şekillendirebilecekleri demir veya çelikten yapılmış teknik cihazlara sahip olmalıdır. Sert taş parçaları ancak çelikle bu derece düzgün kesilebilir.</strong></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mikroskobik Tüycüklerin Önemi</strong></p>
<p style="text-align: center;">Vücudumuzdaki bazı hücreler, tüycüğü andıran yapılara sahiptir. Bu tüycüklerin tek görevi hücreyi hareket ettirmektir. Örneğin erkek üreme hücreleri olan spermler, bir tüycük olan kamçılarını yüzmek için kullanırlar. Tüycükler bazen de solunum hücrelerinde olduğu gibi başka birşeyi hareket ettirmeye yararlar. Tüycüklerin kusursuz özellikleri bunlarla sınırlı değildir; yapılarındaki her ayrıntıda karşımıza son derece mükemmel tasarımlar çıkmaktadır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/85.jpg" alt="85 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">İnsanın yaratılışı da silya isimli tüycüklerin görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmesiyle gerçekleşmektedir. Bu tüycüklerin birkaç tanesinin bile ters yöne doğru hareket etmesi, insanın oluşum aşamasını engelleyebilir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu kompleks sistem, Yaratıcımız olan Allah&#8217;ın sonsuz gücünü ve kudretini  kanıtlar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;&#8230; Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir &#8216;çelişki ve uygunsuzluk &#8216; (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.&#8221; (Mülk Suresi, 3–4)</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imani3.jpg" alt="imani3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 5.GÜN" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-5-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-6-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-6-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:50:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Alimi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Furkan]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Imam Gazali]]></category>
		<category><![CDATA[Islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Salih]]></category>
		<category><![CDATA[Sebe]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1057</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN Ramazan 2011, 6. Gün Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah&#8217;a döner. Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır. (Furkan Suresi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/6.jpg" alt="6 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 6. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah&#8217;a döner. Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır. (Furkan Suresi, 71-73)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Müjde o kimseyedir ki sözünün fazlasını tutmuş ve malının fazlasını infak etmiştir.&#8221; (Bezzar)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.<sup>1</sup></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/selale.jpg" alt="selale 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca çevresindeki kişiler ile tek tek ilgilenmiş, her birinin eksiklerini ve hatalarını düzeltmek için onları uyarmış, temizliklerinden imanlarına kadar onları her türlü konuda eğitmeye çalışmıştır. Onun bu şefkatli, hoşgörülü, anlayışlı ve sabırlı tavrı, birçok insanın kalbinin dine ısınmasına ve Peygamberimiz (sav)&#8217;e büyük bir içtenlik ve sevgi ile bağlanmalarına vesile olmuştur. Allah, Peygamber Efendimizin çevresindekilere gösterdiği bu güzel tavrını Kuran&#8217;da şöyle bildirmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah&#8217;tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile…   (Al-i İmran Suresi, 159)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav) güçlü vicdanı ile ümmetini her yönüyle sahiplenmiş, onlara her konuda bir velinimet olmuştur. Bu özelliklerinden dolayı  Peygamberimiz (sav) Kuran&#8217;ın birçok ayetinde &#8220;sahibiniz&#8221; (arkadaş, sıkı dost, sahip) olarak zikredilir. (Sebe Suresi, 46/Necm Suresi, 2/ Tekvir Suresi, 22)</p>
<p style="text-align: center;">Büyük İslam alimi İmam Gazali, hadis alimlerinden derlediği bilgiler ile Peygamber Efendimizin çevresindekilere karşı tutumunu şöyle özetlemiştir:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;&#8230; Huzurunda oturan herkese mübarek yüzünden nasibini verir, iltifat buyururdu. Bu yüzden huzurundaki herkes onun nezdinde kendisinden daha değerlisi olmadığı düşüncesine kapılırdı. Evet onun oturuşu, dinleyişi, sözleri, güzel latifeleri ve teveccühü hep nezdinde oturanlar içindi. Bununla birlikte onun meclisi haya, tevazu ve emniyet meclisiydi.</p>
<p style="text-align: center;">&#8230; Kendilerine ikram ve gönüllerini hoş tutmak için sahabelerini künyeleri ile çağırır, künyesi olmayanlara künye bularak onunla hitap ederdi.</p>
<p style="text-align: center;">Öfkelenmekten son derece uzak ve bir şeye çabucak rıza gösterendi. İnsanlara karşı insanların en şefkatlisiydi. Öyle ya, insanların en hayırlısı insanlara hayrı dokunan, insanların en yararlısı da insanlara faydalı olandır.&#8221;<sup>2</sup>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/dortgen.jpg" alt="dortgen 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz (sav)&#8217;in çevresindekileri dine bağlayan ve kalplerini imana ısındıran insan sevgisi, ince düşüncesi ve şefkati, tüm Müslümanların önemle üzerinde durmaları gereken bir ahlak üstünlüğüdür.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.bediuzzamansaidnursi.net/">www.bediuzzamansaidnursi.net</a>
</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><em>1-Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Canan, 16. cilt, s. 317)</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>2-Tirmizi, Taberani; Huccetü&#8217;l İslam İmam Gazali, İhya&#8217;u  Ulum&#8217;id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 798</em>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Bugününüze Yeniden Bir Niyet Ederek; Her Anınızı Salih Amelle Geçirme Kararıyla Başlayın</strong></p>
<p style="text-align: center;">Mümin iman ettiği anda, zaten hayatının her anını Allah&#8217;ın rızasını kazanma çabasıyla geçirmeye karar vermiştir. Ve o andan itibaren de, maddi manevi her yönde imani bir şevk ve gayret içindedir. Ama müminin önemli bir özelliği de, imanını hiçbir zaman için yeterli görmemesidir. Çünkü insanın, hayatının son anına dek, her geçen an, imanını daha da derinleştirme imkanı vardır. Bu yüzden her gün, her saat, her an, bir kez daha niyet etmeli, imanını tazelemeli, her saniyesini Allah&#8217;ın en razı olacağı davranışlarda bulunarak geçirme kararı almalıdır.</p>
<p style="text-align: center;">İşte bu yazıyı okuduğumuz andan itibaren biz de  çok daha şuurlu ve samimi bir şekilde, vaktimizi, imkanlarımızı, maddi ve manevi gücümüzü olabilecek en hayırlı şekilde geçirmeye niyet edebiliriz. Karşımıza çıkan her ibadet fırsatını, çok daha büyük bir şevkle değerlendirebiliriz. Her imkanda öne atılabilir, Allah&#8217;ın rızasını kazanmak için her fırsatı kollayıp, hayırlarda yarışabiliriz. “Nasıl olsa çok güzel ve hayırlı faaliyetler yaptım, bugünlük bu kadar yeterli olmuştur” ya da “çevremdeki diğer insanlara göre, ben kat kat daha fazla çaba harcıyorum, birçok kişiye göre çok daha iyiyim” demeden; yeni bir atılım daha yapabiliriz.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara6.jpg" alt="manzara6 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Burada bahsedilen alışılagelenden çok farklı, apayrı bir ruh halidir. Yoksa iman etmiş bir Müslüman elbetteki yaşadığı her anını, fıtrat olarak Kuran&#8217;a en uygun davranışlarda bulunarak geçirir. Ama bu konuda daha derin şuurlu bir karar alan kimsenin hali çok farklıdır. Çünkü böyle niyet etmiş bir kişinin vicdan duyarlılığı çok yüksektir. Çevresinde olup biten tüm olaylara karşı herkesten çok daha fazla ilgilidir. Zor, zahmetli ve yorucu işlere karşı herkesten çok daha ataktır. O anda o ortamda bulunan herkesten çok daha güzel sözlüdür. Herkesten çok fazla gönül alıcı, herkesten çok daha fazla nezaketli, herkesten daha fazla sevgi ve şefkat dolu, yapıcı ve olumludur. İnsanların ihtiyaçlarını, daha onlar söylemeden farkedip giderir. Her olayda yatıştırıcı, huzur ve güven veren bir üslup kullanır. Üzerinde, herkesin görür görmez anlayabildiği, daha farklı bir pozitif elektrik vardır.</p>
<p style="text-align: center;">İşte tüm bunlar, “bir kez daha niyet etmiş olmanın” kişiye kazandırdığı olumlu etkilerdir. Bu ahlakı alan müminin hedefi, “Allah&#8217;ın en sevdiği kullarından” olabilmektir. Bu nedenle bu ahlakını kişiliğine yerleştirdikten sonra, yine bir kez daha, “daha samimi olmaya, daha duyarlı olmaya, daha vicdanlı olmaya, Allah&#8217;ın rızasının en çoğuna uymada daha kararlı olmaya niyet eder”. Ve ahlakını bir kez daha derinleştirir. Ve bu, bu şekilde hayatının sonuna kadar devam eder. Gösterdiği çabayı, yaptığı hayırları hiçbir zaman yeterli bulmaz. Dolayısıyla imanı, ahlakı, kişiliği, tavırları sürekli olarak gelişir ve mükemmelleşir.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.muminlerinmutlulugu.com/">http://www.muminlerinmutlulugu.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Üzülme şirktir, haşa kaderi beğenmemektir. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 19 Haziran 2011 tarihli saat 17:00’daki A9 Tv röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.) Kafkasya&#8217;dan Gelecektir</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/11resim.jpg" alt="11resim 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />Seyyid Ahmed Hüsameddin (r.a.) İstihraçname&#8217;sinde Mehdi&#8217;nin doğuş yeriyle ilgili şöyle bir not düşmüştür:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;MÜSLÜMANLARDAN BİR ZAT (HZ. MEHDİ (A.S.)) GELECEK, BU ZATIN ŞEREFİ KAFKASYA&#8217;NIN EN ULUDAĞINDAN ETRAFA GÜNEŞİN ŞUAI</strong>(ışık hüzmeleri gibi) <strong>GİBİ ŞULENİSAR OLACAKTIR</strong> (etrafa ışıltılar saçacaktır).</p>
<p style="text-align: center;">(Osman Yüksel Serdengeçti, Mabedsiz Şehir, Serdengeçti Neşriyatı: VI, s.107)</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“MAVERAÜNNEHİR’DEN BİR ADAM ÇIKAR, ONA EL-HÂRİS (ARSLAN) DENİR. </strong>Onun askerlerinin kumandanı olan bir adam vardır ki ona da Mansur denilir. <strong>O El-Haris, tıpkı Kureyş’in Resulullah (sav)’a zemin hazırladığı gibi o da Al-i Muhammed’e zemin hazırlar </strong>veyâ onları yerleştirir. <strong>Her mümine, ona yardım etmek veya davetine icabet etmek</strong> <strong>vaciptir”.</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Ebu Davud, Mehdi 1, (2452))</p>
<p style="text-align: center;">Ravi: Hz. Hilal İbnu Amr (r.a.)</p>
<p style="text-align: center;">(Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseynî, c. 5, s. 617)</p>
<p style="text-align: center;">(Sünen-i  Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/410)
</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>** Haris aslan demektir.</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hz. Mehdi (a.s)’ın ortaya çıkışı yüzyıllardır İslam ümmeti tarafından beklenen müjdeli bir olaydır</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman6.jpg" alt="bediuzzaman6 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />Peygamber Efendimiz (sav) tarafından ahir zamanda gönderileceği müjdelenmiş olan, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek çok mübarek ve değerli bir şahıs olan Hz. Mehdi (a.s)’ın ortaya çıkışı yüzyıllardır İslam ümmeti tarafından beklenen müjdeli bir olaydır. Nitekim rivayetlerde Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alameti olarak bildirilen olayların pek çoğunun ardı ardına gerçekleşmesi, bu zuhurun yakın olduğunun açık bir göstergesidir. Peygamber Efendimiz (sav)’in çok sayıdaki hadisinde, ismiyle, vasıflarıyla ve yapacağı işlerle ayrıntılı olarak tarif edilen Hz. Mehdi (a.s)’ın geleceğine dair Kuran ayetlerinde de işari anlamlarda çeşitli müjdeler vardır. Tüm bu bilgiler dikkatlice incelendiğinde Mehdiyet konusunun tartışmaya yer bırakmayacak derecede kesinlik gösterdiği akıl ve vicdan sahibi her insan tarafından kolaylıkla anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>…Âhir zamanın o büyük şahsı, Âl-i Beyt&#8217;ten (Peygamberimizin soyundan) olacak.</strong>(Şualar, sf. 442)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman Hazretleri aşağıdaki sözünde “o zat” diyerek hitap ettiği Hz. Mehdi (a.s)’dan ayrı, cemaatinden ayrı olarak söz etmiştir.</p>
<p style="text-align: center;"> <strong>…O zât, o taifenin uzun tedkikatı (o topluluğun u-zun araştırmaları, incelemeleri) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahib olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.</strong> (Emirdağ Lâhikası-1, sf. 266-267)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.mehdiyet.com/">http://www.mehdiyet.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kehf Suresi, 95 </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnanoktar5.jpg" alt="adnanoktar5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />Adnan Oktar:</strong> Bakın, “<strong>Dedi ki: Rabbim beni kendisine sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı güç ve imkan daha hayırlıdır. Madem öyle, bana güçle yardım edin de sizinle onlar arasına sapasağlam bir engel kılayım</strong>.”</p>
<p style="text-align: center;">Yani bana insan yardımında bulunun, destekçi olun, faaliyetlerime devam edeyim diyor. 1987 yılını veriyor. Miladi 1987, ebcedi. Yine Mehdi’ye bakıyor. İnşaAllah. Tam ahir zamana bakıyor, tabii.</p>
<p style="text-align: center;">Yani doludur Kehf Suresi böyle. Çok harikadır yani, inşaAllah.
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.yasananahirzaman.com/">www.yasananahirzaman.com</a></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yasananahirzaman.jpg" alt="yasananahirzaman 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Türkiye, İslam dünyasındaki tek örnek</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Başkent TV, 13 Ocak 2009</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Türk-İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, <strong>TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ’NİN LİDERİ OLARAK BÜTÜN BÖLGEYİ YÖNETMEYİ İSTİYORUZ VE BUNU HERKES İSTİYOR. SURİYELİLER İSTİYOR, IRAKLILAR İSTİYOR, MISIR İSTİYOR, İRAN İSTİYOR, HATTA ERMENİSTAN İSTİYOR, AZERBAYCAN İSTİYOR, TÜRKİSTAN İSTİYOR, DOĞU TÜRKİSTAN İSTİYOR, HERKES İSTİYOR.</strong> Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ekin TV, 12 Ocak 2009 </strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Her şeyin bir ustası vardır değil mi, mesela fırında, hamurkar vardır. Demirci ustası vardır. <strong>LİDERLİĞİN DE BİR USTASI VARDIR. BU TÜRK MİLLETİDİR. TÜRK-İSLAM ÂLEMİNDE TÜRKİYE LİDER ÜLKEDİR.</strong> Lider her zaman tavrını açıkça göstermek durumundadır. Yani lider arandı mı bu bir fitnedir, karmaşa olur. Hâlbuki lider besbelli ve ortadadır ve bu Türkiye’nin hakkıdır. Kutsal emanetler de bizdedir. Tecrübe de bizdedir. Allah’a çok şükür, çok takva, eğitimli, büyük bir aydın kadromuz var. Çok aklı başında bir milletiz. Mutedil, merhametli, şefkatli, acıya tahammüllü bir milletiz ve hizmetten çok zevk alan, insanların mutluluğundan zevk alan bir milletiz. Halen her yerde nereye gitsek barış ve uzlaşma çabaları içerisindeyiz dikkat ederseniz. Nereye gitsek bizi çağırıyorlar. Gelin aramızı bulun. Mesela, İsrail bizi çağırıyor, Suriye geliyor, bizi çağırıyor, Cezayir geliyor bizi çağırıyor. Niye çağırıyorlar. Doğal lider olduğumuzu bildikleri için. Tabi ki diyeceğiz ki o zaman Türkiye başa geçsin. <strong>TÜRKİYE LİDER OLSUN DİYECEĞİZ. TÜRK DEVLETLERİ DE SUNİ OLARAK AYRILMIŞ BİR MİLLETTİR. BİZ BİR AİLEYİZ, BU BİR AİLE İŞİDİR. AİLECE BU İŞE SAHİP ÇIKTIK, TÜRK-İSLAM BİRLİĞİNE. TABİ Kİ, TÜRK ÂLEMİ İLE BİRLEŞİP, KENDİ KARDEŞLERİMİZLE BİRLEŞİP AİLEMİZLE BİRLEŞİP KOSKOCA İSLAM ÂLEMİNE KENDİ AİLEMİZİ KUCAKLAYACAĞIZ VE ONLARI KORUYACAĞIZ. </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Habertürk, 8 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/liderturk_haberturk080311-1.jpg" alt="liderturk haberturk080311 1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Türkiye&#8217;nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, &#8220;Türkiye&#8217;nin parlamenter yapısı, laikliği ve serbest piyasa ekonomisiyle İslam dünyasındaki tek örnek&#8221; olduğunu belirtti ve &#8220;Türkiye&#8217;nin Ortadoğu&#8217;daki ülkelere ilham verebileceğini&#8221; söyledi.<br />
Türkiye&#8217;nin, farklı dünya görüşlerini anlama ve onlarla empati kurma ve iletişime geçmede sahip olduğu eşsiz yeteneğin, dış politikasını daha aktif hale getirdiğini ifade eden Tan, tüm bu nedenlerle Türkiye&#8217;nin bu ayrıcalıklı kimliğiyle farklı dünya görüşleriyle iletişim kurma yeteneğine eğilmek gerektiğini kaydetti.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Altın Oran</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/altinoran_site.jpg" alt="altinoran site 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Doğada birbiriyle ilişkisiz canlı veya cansız pek çok yapının belli bir matematik formülüne göre şekillenmiş olması, onların özel olarak var edilmiş olduklarının en açık delillerinden biridir. Altın oran, sanatçıların çok iyi bildikleri ve uyguladıkları bir estetik kuralıdır. Bu orana bağlı kalarak üretilen sanat eserleri, estetik mükemmelliği temsil ederler. Sanatçıların taklit ettikleri bu kuralla yaratılan bitkiler, galaksiler, mikroorganizmalar, kristaller ve canlılar Allah’ın üstün sanatının birer örneğidirler. Allah Kuran’da herşey için bir ölçü kıldığını bildirmiştir. (Talak Suresi, 3)</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;&#8230; Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.&#8221; (Mülk Suresi 3-4)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.altinoran.org/">www.altinoran.org</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Taş Taşla Yontulmaz </strong></p>
<p style="text-align: center;">Evrimci tarih anlayışına göre insanlık tarihi, insanın sözde evrimine paralel olarak çeşitli dönemlere ayrılarak incelenir. Pek çoğunuzun okul yıllarında ya da çeşitli gazete ve televizyon haberlerinde duymaya alışık olduğu taş devri, yontma taş devri, cilalı taş devri, bronz çağı, demir çağı gibi hayali kavramlar söz konusu evrimci kronolojinin önemli parçalarıdır. Çoğu insan bu hayali tabloyu hiç düşünmeden kabul eder ve insanlığın bir zamanlar sadece kaba taş aletler kullanılan, medeniyet ve teknolojinin bilinmediği bir dönem yaşadığını sanır.</p>
<p style="text-align: center;">Oysa arkeolojik bulgular ve bilimsel veriler incelendiğinde ortaya çok daha farklı bir tablo çıkar. Geçmişten günümüze kalan izler, insanların, tarihin her döneminde kültürleriyle ve sosyal yaşamlarıyla medeni bir hayat sürdüklerini göstermektedir. Arkeolojik kazılarda bulunan aletler, dikiş iğneleri, flüt kalıntıları, süs eşyaları, dekorasyon malzemeleri, geçmiş insanların kültürel olarak gelişmiş bir yaşam sürdüklerinin göstergelerindendir.</p>
<p style="text-align: center;">Bundan yüz binlerce yıl önce de tıpkı günümüzdeki gibi, insanlar evlerinde yaşıyor, tarımla uğraşıyor, alışverişlerini yapıyor, tekstil ürünleri meydana getiriyor, yemeklerini yiyor, akraba ziyaretlerine gidiyor, müzikle ilgileniyor, resim yapıyor, hastalıkları tedavi ediyor, ibadetlerini yerine getiriyor kısaca normal günlük hayatlarını yaşıyorlardı. Allah&#8217;ın gönderdiği peygamberlere uyan insanlar Bir olan Allah&#8217;a iman ediyor, bazıları ise sapkınça putlara tapıyordu. Peygamberlere uyan müminler Allah&#8217;ın emrettiği ahlakı yaşarken, birtakım insanlar da batıl uygulamalarda bulunuyor, sapkın ayinler gerçekleştiriyorlardı. Günümüzde olduğu gibi tarihin her döneminde de, hem Allah&#8217;ın varlığına iman eden insanlar vardı, hem de putperest ve müşrik insanlar.</p>
<p style="text-align: center;">Elbette tarih boyunca bir yanda medeni bir yaşam süren insanlar varken bir yanda da daha basit ve ilkel koşullarda yaşayan toplumlar var olmuştur. Ancak bu, insanlık tarihinin sözde evrimine delil teşkil edecek bir durum değildir. Zira günümüzde de dünyanın bir köşesinde uzaya araç gönderilirken, bir diğer köşesinde insanlar henüz elektriğin varlığını dahi bilmemektedir. Ama bu durum ne uzay aracını yapanların zihinsel ve fiziksel olarak daha gelişmiş -sözde evrim sürecinde ilerlemiş-, ne de diğerlerinin daha geri -sözde hala maymun-insanlara daha yakın- olduklarını göstermez. Bunlar sadece kültür ve medeniyet farklılığının göstergeleridir, kültürel bir evrim yaşandığının değil. (<a href="http://www.evrimyalani.com/">http://</a><a href="http://www.evrimyalani.com/">www.evrimyalani.com</a>)</p>
<table class="aligncenter" width="536" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr align="center">
<td><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tasaletler%281%29.jpg" alt="tasaletler%281%29 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /><br />
</strong></td>
</tr>
<tr>
<td align="justify"><strong>Üstteki resimde görülen taş aletler, ortalama MÖ 10 -11 bin yıllarına aittir. Buradaki taşlardan herhangi birini, evrimcilerin, o dönem insanlarının yaptıklarını iddia ettikleri gibi, bir başka taşla vurarak yapmaya çalıştığınızı düşünelim. Örneğin 4 numarada görülen taşlardaki düzgün oyukların aynısını açmaya çalışın. Elinizdeki kaya parçasına istediğiniz kadar taşla vurun, böyle düzgün bir delik açamazsınız. Bunu yapabilmek için, çelik gibi sağlam metallerden yapılmış aletler kullanmanız gerekir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mersin Balığı</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/mersinbaligi.jpg" alt="mersinbaligi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 6.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dönem:</strong> Mezozoik zaman, Jura dönemi<br />
<strong>Yaş:</strong> 208 146 milyon yıl<br />
<strong>Bölge:</strong> Çin</p>
<p style="text-align: center;">Fosil kayıtlarında çok eski dönemlerden itibaren izlerine rastlanan mersin balıkları, Acipenseriformes takımına dahildirler. Kuzey yarım küredeki tatlı sularda ve denizlerde yaşarlar. Mersin balıkları, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır değişmeyen yapılarıyla, Darwinistlerin canlılığın ilkelden gelişmişe doğru evrimleştiği iddiasını yalanlayan canlılardan biridir.</p>
<p style="text-align: center;">Fosil kayıtları, çok eski jeolojik dönemlerde dahi, modern örneklerinden hiçbir farkı olmayan, göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemlere, ileri fizyolojik yapılara sahip canlıların yaşadığını ortaya koymuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-6-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/1054.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/1054.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:50:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[Bela]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Fakir]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hepsi]]></category>
		<category><![CDATA[Heva]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ister]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Tutun]]></category>
		<category><![CDATA[Zengin]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN Ramazan 2011, 7. Gün … Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216) &#8220;Müminin işi takdire şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu meziyet yalnız müminlere mahsustur. Zira o sevineceği bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/7.jpg" alt="7 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 7. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Müminin işi takdire şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu meziyet yalnız müminlere mahsustur. Zira o sevineceği bir şey olursa şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına bir bela gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır.&#8221; (Müslim)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>“İnsanlara güzel ahlakla muamelede bulun.”<sup>1</sup></em></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/pembeli.jpg" alt="pembeli 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />Allah Kuran&#8217;da müminlere <strong>&#8220;Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın&#8221;</strong> (Nisa Suresi, 135) şeklinde buyurmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), hem Müslümanlar arasında verdiği hükümler, hem diğer din, dil, ırk ve kavimlerden olan kişilere karşı adil ve hoşgörülü tutumu, hem de Allah&#8217;ın ayetinde bildirdiği gibi zengin, fakir ayırmaksızın herkese eşit davranmasıyla tüm insanlar için çok büyük bir örnektir.</p>
<p style="text-align: center;">Allah bir ayetinde Resulüne şöyle buyurmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav) böylesine zorlu bir kavmin içinde dahi, Allah&#8217;ın emrine uymuş ve hiçbir zaman adaletten taviz vermemiştir. Daima <strong>&#8220;Rabbim adaletle davranmayı emretti…&#8221;</strong> (Araf Suresi, 29) diyerek her devirde tüm insanlara örnek olmuştur.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hzlokman.jpg" alt="hzlokman 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)&#8217;in peygamberliği süresince adil tutumuna örnek teşkil eden birçok olay yaşanmıştır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in yaşadığı coğrafyada çok çeşitli din, dil, ırk ve kabileden insan birarada yaşıyordu. Bu toplulukların birarada huzur ve güven içinde yaşamaları, aralarına nifak sokmaya çalışanların etkisiz bırakılmaları çok zordu. En küçük bir sözden veya tavırdan hemen bir grup diğerine karşı öfkelenip saldırabiliyordu. Ancak Peygamberimiz (sav)&#8217;in adaleti, Müslümanlar için olduğu kadar bu topluluklar için de bir huzur ve güvence kaynağı olmuştur. Asr-ı Saadet döneminde Arabistan Yarımadasında Hıristiyan, Musevi, putperest, ayırt etmeksizin herkese adil davranılmıştır. Peygamberimiz (sav) Allah&#8217;ın <strong>&#8220;Dinde zorlama (ve baskı) yoktur…&#8221;</strong> (Bakara Suresi, 256) ayetine uyarak, herkese hak dini anlatmış ancak seçimlerini yapmak konusunda serbest bırakmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.cehennemazabi.com/">www.cehennemazabi.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><em>1-İbni Kesir, Sire, 4:194-195; Salih Suruç, Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1998, s.507</em>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Daima karşı tarafın haklılığını kabul etmek önemli bir sevgi gösterisidir</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsanların gün içinde karşı karşıya kaldıkları olayların büyük bir kısmında, genellikle olaya dahil olan her iki tarafın da haklılık payı vardır. Bir kişi için ‘tamamen haklı’, diğeri için ise ‘tamamen haksız’ gibi bir yorumda bulunmak pek mümkün olmaz. Kimi zaman iki tarafın haklılık oranları %80’e %20 iken, kimi zaman da bu oran 50’ye 50’dir. Böyle bir durumda genellikle herkes içerisinde bulunduğu olaya kendi tarafından ve kendi bakış açısının elverdiği ölçüde bakar. Bu kişilerden biri, telafiyi, özrü ve haksızlığın kabul edilip alttan alınmasını karşı taraftan beklerken, diğer kişi de aynı şekilde karşısındakinin durumu telafi etmesini bekler.</p>
<p style="text-align: center;">Cahiliye toplumlarında yaygın olan bu yaklaşım tarzı, en küçük bir anlaşmazlık ya da uyuşmazlıkta dahi kişiler arasında kalıcı huzursuzluklara ve soğukluklara yol açar. Müminlerin farkı ise işte bu şartlar altında ortaya çıkar. Mümin demek; dostlukta, vefada, sadakatte, şefkat ve merhamette, affetmede, hoşgörüde ve gönül almada üstün ahlaka sahip kimse demektir. Hiçbir zaman için kendi nefsini, sevdiği kişiye tercih etmez. Kendisi haklı çıkabilmek için sevdiğini haksız çıkarmaya kalkmaz. Tam tersine sevdiği tümüyle haksız olsa, o yine de haksızlığı tamamen üstüne alır.  Tüm bunları yapmasındaki tek gaye de yalnızca Allah&#8217;ın rızasını kazanabilmektir. Çünkü müminin sevgisi yalnızca Allah sevgisine dayanır. Örneğin Peygamberimiz (sav) döneminde yaşamış bir sahabeyi düşünecek olursak, hiçbir zaman için Allah&#8217;ın Resulü’ne karşı kendi haklılığını tercih etmeyeceği açıktır. Küçük bir menfaat ya da küçük bir konuda haklı çıkmak ya da kendisini savunmak uğruna, asla Peygamber Efendimiz (sav)’e karşı bu tarz bir tavır göstermez. İşte bu samimi imana dayalı sevgidir. Müminlerin örnek alması gereken sevgi anlayışı da, aynı bu şekilde olmalıdır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzaragokkusagii.jpg" alt="manzaragokkusagii 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bu ahlak anlayışının, sadece ciddi anlaşmazlıklara yönelik olduğunu düşünmek yanlış olur. İnsan günlük hayat içerisinde de bu ahlakın yaşanacağı çok fazla durum ile karşılaşır. Günlük sohbetlerde; bir olay, kişi ya da bir eşya hakkında yapılan yorumlarda ve daha pek çok konuda bu ahlakın yaşanabileceği imkan insanın karşısına çıkar.  Hemen her fırsatta, gönül alıcı sözler söylemek, karşı tarafı övmek, onore etmek, gerçek sevginin bir gereğidir.  Böyle bir insan, Allah rızası için kendi nefsinden geçmiş demektir. Allah&#8217;ın rızasını kendi nefsine tercih eden bir insan ise, çok güvenilirdir. Böyle bir kişi, sadece iyi gün dostu değildir. Allah&#8217;ın yaratacağı her türlü maddi manevi imtihan ortamında da, bu kişi “gerçek dost” vasfını muhafaza eder. Çünkü günlük hayatında gösterdiği bu ahlak, kişinin zor bir durumla karşılaştığında ve sıkıntı anlarında da sadık ve vefalı olacağının da göstergesidir.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.kurandasamimiyet.com/">http://www.kurandasamimiyet.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bediüzzaman devrinde, günlük tutulsa Üstad&#8217;ın binlerce kerameti bilinirdi. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 26 Haziran 2011 tarihli A9 Tv ve Tv Kayseri röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İnsanlar Hz. Mehdi (A.S.)&#8217;yi Evlerinde, Sokaklarda Görecekler, Onu Sıklıkla İzleyecekler; Ancak &#8216;Hz. Mehdi (A.S.)&#8217; Olduğunu Fark Etmeyeceklerdir</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sedir-i Seyrefi der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam’dan duydum ki: &#8230; Hakkı gaspolunan ve inkar olunan mazlum imamınız ve bu (gaybetin) sahibi <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)) ONLARIN ARASINDA DOLAŞIR, PAZARLARINDA GEZER, ONLARIN BASTIĞI YERLERDEN GEÇER. AMA ONLAR ONU (HZ. MEHDİ (A.S.))&#8217;Yİ TANIMAZLAR,</strong> ta ki sonunda Allah kendisini onlara tanıtması için tıpkı Hz. Yusuf’a verdiği gibi ona izin verir.</p>
<p style="text-align: center;">Amr bin Sa’d, Emirülmüminin Ali bin Ebi Talib aleyhisselam’dan nakleder: “&#8230; Ali’nin Rabbine andolsun ki hüccet <strong>(HZ. MEHDİ (A.S.)) AYAKTA OLACAK, DÜNYANIN YOLLARINDA YÜRÜYECEK, <span style="text-decoration: underline;">EVLERE VE SARAYLARA GİRECEK,</span> BU YERİN DOĞUSUNDA VE BATISINDA GEZECEK, <span style="text-decoration: underline;">SÖZLERİ DUYULACAK, CEMAATE SELAM VERECEK, </span>GÖRECEK</strong> ama vaadedilen zamana ve gökten şu ses gelene kadar bilinmeyecek.”<strong>2</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara2.jpg" alt="manzara2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), ortaya çıkışından önceki dönemde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin insanlar arasında sıklıkla görüleceğini; insanların onu evlerinde otururken, sokaklarda dolaşırken göreceklerini, televizyonlardan, internetten sesini duyup görüntülerini izleyeceklerini, ismini duyacaklarını, ancak buna rağmen onun Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu tanıyıp anlamayacaklarını bildirmiştir. Aynı şekilde Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin insanlar arasında, çarşılarda, pazarlarda da dolaşacağını; ancak onun Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu ummadıkları için insanların yine onu herhengi biri zannedip tanımayacakları da belirtilmiştir. <strong>Hadislerde verilen bu bilgiler, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin insanlar arasında tanınan, bilinen; oldukça göz önünde olan, namı ve şöhreti herkes tarafından bilinen ancak, ‘Hz. Mehdi (a.s.) sıfatıyla tanınmayan’ bir kimse olacağını göstermektedir.</strong>
</p>
<p style="text-align: center;">1 (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 189)</p>
<p style="text-align: center;">2 (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 167)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişini müjdelemiştir</span></strong></p>
<p style="text-align: center;">Hicri 13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı&#8217;nda, pek çok yerde, Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişini müjdelemiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>O ileride gelecek ACİB ŞAHSIN</strong>(şaşılan ve hayret uyandıran) bir hizmetkarı ve <strong>ONA </strong>yer hazır edecek bir dümdarı (önceden gelen takipçisi) ve <strong>O BÜYÜK KUMANDANIN</strong> pişdâr bir neferi (öncü bir askeri) olduğumu zannediyorum. (Barla Lahikası, 162)</p>
<p style="text-align: center;">Kadir-i Zülcelal  <strong>HZ. MEHDİ İLE DE, ALEM-İ İSLAM’IN ZULÜMATINI</strong> (İslam aleminin üzerindeki karanlıkları) DAĞITABİLİR. Ve vaad etmiştir, vaadini elbette yapacaktır. (Mektubat, sf. 411-412)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman7.jpg" alt="bediuzzaman7 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Ta ahir zamanda, hayatin geniş dairesinde (dünya çapında) asil sahipleri, yani <strong>HZ. MEHDİ VE ŞAKİRTLERİ (TALEBELERİ) CENAB-I HAKK&#8217;IN İZNİYLE GELİR</strong>, o daireyi genişletir ve o tohumlar sümbüllenir. bizler de kabrimizde seyredip Allah&#8217;a şükrederiz. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 138)</p>
<p style="text-align: center;">&#8230; Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevilik ve İslamiyet; ittihad (birleşmeleri) neticesinde, dinsizlik cereyanına (akımına) galebe edip (galip gelip) dağıtacak istidadında (kabiliyette) iken ALEM-İ SEMAVATTA (gökler aleminde) <strong>CİSM-İ BEŞERİSİYLE (insani cismiyle, bedeniyle) BULUNAN ŞAHS-I İSA ALEYHİSSELAM </strong>O DİN-İ HAK CEREYANININ (hak dinin) BAŞINA GEÇECEĞİNİ bir Muhbir-i Sadık (doğru haber aktaran -Peygamberimiz (sav)&#8217;in sıfatlarından biri-), bir Kadir-i Külli Şey&#8217;in (herşeye muktedir olan Yüce Allah&#8217;ın) vaadine istinad ederek (dayanarak) haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem KADİR-İ KÜLLİ ŞEY (herşeye muktedir olan Yüce Allah) VAAD ETMİŞ ELBETTE YAPACAKTIR&#8230; (Mektubat, s. 53-54)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.risaleinurtastamam.com/">http://www.risaleinurtastamam.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>En’am Suresi , 135 </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/adnanoktar15.jpg" alt="adnanoktar15 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />Adnan Oktar: </strong>Enam Suresi 135: “<strong>De ki: &#8220;Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz Ben de yapıyorum.</strong>” Yani uyuyan uyusun, yatan yatsın, inkar eden inkar edebilir, değil mi ne yapıyorsa yapsın. Ben de yapacağımı yapıyorum diyor. “<strong>Bu yurdun (dünyanın) sonu, kimindir, bilip-öğreneceksiniz.” </strong>diyor. Ebcedi 1993 yılını veriyor. Bakın diyor ki: “Bu yurdun (dünyanın) sonu”, yani dünyanın hakimi kimdir, “kimindir bilip öğreneceksiniz” diyor. Yakın bir zamanda öğreneceksiniz. “Gerçekten zalimler kurtuluşa ermeyeceklerdir” diyor Allah. Yani komünist, faşist, zalim olanlar, iddia edilen Ergenekon Örgütü ve ona yardım edenler, iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün gizli elemanı olan bazı Hocalar, Masonlardan maaş alan bazı sahtekar din alimleri, gizlice localarda, oralarda din ve İslam aleyhine konuşup milleti güldüren sahtekarlar, değil mi?</p>
<p style="text-align: center;">Bunların engellemesi ile, bunların konuşmasıyla İslam’ın dünyaya hakimiyeti engellenemeyecek inşaAllah. Bak, Cenab-ı Allah tehdit ediyor. Şeytandan Allah’a sığınırım, “Bu yurdun (dünyanın) sonu” yani dünya hakimiyeti “&#8230;kimindir, bilip-öğreneceksiniz.” Bakın ayet, tam bu ayet, “Bu yurdun (dünyanın) sonu kimindir” ayeti 1993 yılını veriyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.risaleinurdabatintefsirciligi.com/">www.risaleinurdabatintefsirciligi.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Gebze Gazi evi törenle açıldı</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 11 Mart 2009 </strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar :BİR DE GAZİLERİMİZ BİZİM UNUTULMUŞ VAZİYETTE OLUYOR. BİZ GAZİLERİ GÖREMİYORUZ. GAZİ, SELAMÜNALEYKUM DİYECEK PASTANEYE GİRECEK GELİP OTURACAK, MİLLET EĞİLİP ALNINDAN ÖPECEK ONU.</strong> Ondan para alınmaz. Mesela taksiye bindi, para yok. Mesela mağazaya girdi, para yok. Gaziden para alınmaz, o madalyayı takacak, biz göreceğiz onun madalyasını. Mesela kolu kopmuş, o kopmuş kolundan öpecek insanlar. O bir aslan o, niye evinde oturtalım biz gaziyi; lütuf olarak değil bu hak ettiği için, aslan olduğu için bu inşaAllah. Veyahut uçağa bindi, niçin para alınsın, bedava, her yerde bedava olacak. Yahut gitti bir gömlek aldı, ayıptır yani mağazada oturup ondan, gaziden para alınır mı? O bereket getirir, güzellik getirir. Bitti diyeceksiniz, gel bir sarılayım diyeceksin, Allah selamet versin. Mesela bazısı tekerlekli arabayla geliyorlar, kimisi de koltuk değneğiyle geliyor, aslan onlar. Turistik tesisler, hepsi bedava olması lazım onlara. Aksi çok acayip, evlerine gidip oturuyor o çocuklar. Bütün ömürleri evlerinde geçiyor, olur mu öyle şey aslanlara.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Asu TV, 5 Temmuz 2010</strong></span><strong>    </strong></p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong>vatanı, milleti, namusu, haysiyeti, şerefi korumak için kardeşlerimiz gidip canını veriyor, aslan gibi delikanlılar. Kolu kopuyor dibinden, ayağı kopuyor ve evinde oturuyor bu insan. Bu nasıl tahammül edilir bir şey? Gaziler bir kere her yere dolacaklar, biz onları alıp kucaklayıp, havalandıracağız nereye giderlerse, değil mi? Alınlarını öpeceğiz her gördüğümüz yerde. Bir yere geldiğinde gazi, biz onu madalyasından tanıyacağız, biz nereden anlayacağız. Sarı pirinç madalya gördüğümüzde bizim içimiz burkulur, ben istemiyorum. Altından olsun istiyorum. Para bulacağım diyorum. Bulacağız, toplayacağız, biz millet olarak vereceğiz, veririz inşaAllah. Ve biz onları iyi hayat şartlarında gördüğümüzde mutlu oluruz. Ben bir gazi ailesi, mesela gecekonduda oturuyor, unutulmuş, kimse gitmiyor ziyaretine….. Rica ediyorum, istirham ediyorum&#8230; Lokantaya götürecek gaziyi, oturacak, yemeğini yiyecek, iltifat edilecek. Hatta araba tutacak lokantanın sahibi, sarı taksi, ne ise, “efendim götürsün istediğiniz yere” diyecek….</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Şafak, 3 Haziran 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/gazievi_yenisafak030611.jpg" alt="gazievi yenisafak030611 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Eskihisar&#8217;da bulunan ve yağhane olarak adlandırılan tarihi bina sanayi ve ticaret bakanı Nihat Ergün&#8217;ün de katılımıyla gazi evi olarak hizmete başladı.<br />
Bakan Ergün, &#8220;Bu binanın gazi evi olarak kullanılması, şehit aileleri ve gazilerimize vermemiz gereken önemi bize hatırlattığı için çok önemli. Ayrıca tarihi yapılarımızı içinde yaşayarak korumamız gerektiğini hatırlattığı için ayrı bir öne</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yaratılış Atlası</strong></p>
<p style="text-align: center;">Evrimci medyanın tüm çabasına rağmen, kayıp halka manşetleriyle duyurulan fosiller, ne bir kayıp halkadır ne de bunların Darwin&#8217;in teorisini doğrular bir yönü vardır. Bu haberler, soyu tükenmiş türlere ait yeni fosiller üzerinde yapılan bilim dışı spekülasyonlardan ibarettir. Fosil kayıtlarının gösterdiği gerçek evrimin hiçbir şekilde yaşanmadığıdır.
</p>
<table class="aligncenter" border="0" cellspacing="1" cellpadding="5" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/atlas1.jpg" alt="atlas1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></td>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yaratilisatlasi2.jpg" alt="yaratilisatlasi2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/atlas3.jpg" alt="atlas3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />Yaratılış Atlası serisinin 3. cildi olan bu kitapta, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır hiçbir değişim geçirmemiş canlıların fosillerini ve bunların günümüzdeki örneklerini göreceksiniz. Bugün sayısız örneği bulunmuş olan bu &#8220;yaşayan fosiller&#8221;in evrimci yayın organlarında pek duyurulmamasının, bunun yerine hayali &#8220;kayıp halka&#8221; haberlerine başvurulmasının son derece ön yargılı bir propagandanın ürünü olduğuna şahit olacaksınız. Bilimsel gelişmeleri duyurmak adı altında çeşitli sahtekarlıkların, gerçek dışı iddiaların gündemde tutulmasının materyalist zihniyetin bir ürünü olduğu gerçeğiyle karşılaşacaksınız.</p>
<p style="text-align: center;">Aynı zamanda milyonlarca yıldır mükemmel ve kompleks özellikleriyle, tam ve noksansız olarak varlıklarını sürdüren canlıların, Yaratılış gerçeğinin açık birer kanıtı olduğunu da hiçbir şüpheye yer vermeyecek, kesin bir kanaat oluşturacak şekilde okuyacaksınız.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.yaratilisatlasi.com/index.php">http://www.yaratilisatlasi.com/index.php</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Onbinlerce Yillik Mağara Resimlerindeki Olağanüstü Sanat</strong></p>
<p style="text-align: center;">Evrimci iddiaya göre, insanın kültürel gelişiminin de biyolojik gelişimiyle doğru orantılı olması gerekir. Örneğin, insanlar önce basit çizgilerle sanatsal duygularını ifade etmeli, daha sonra bu çizgiler biraz daha gelişmeli, bu gelişme yavaş yavaş ilerleyerek sanatsal yetenek doruk noktasına ulaşmalıdır. Oysa, insanlık tarihine ait bulunan ilk sanatsal izler bu varsayımı temelden sarsmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Sanat tarihinin ilk örnekleri olarak kabul edilen <strong>mağara resimleri, oymaları ve kaya kabartmaları dönemin insanının çok üstün bir sanat anlayışına sahip olduğunu göstermektedir.</strong> Mağaralarda araştırmalar yapan bilim adamları, bu resimleri sanat tarihinin en önemli ve değerli çalışmalarından biri olarak değerlendirmektedirler.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Resimlerdeki gölgelemeler, perspektifin kullanımı ve zarif çizgiler, kabartmalarda ustaca yansıtılan derinlik hissi, oymalarda güneş ışığının çarpmasıyla meydana gelen estetik oynamalar, evrimcilerin açıklayamayacakları özelliklerdir. </strong>Çünkü bunlar Darwinist iddiaya göre çok daha ileride ortaya çıkması gereken bir gelişmedir.</p>
<p style="text-align: center;">Fransa, İspanya, İtalya, Çin, Hindistan ve Afrika&#8217;nın çeşitli yerlerinde, kısaca dünyanın farklı bölgelerinde bulunan pek çok mağara resmi, geçmiş insanın kültürel yapısı hakkında çok önemli bilgiler sunmaktadır. Bu resimlerde kullanılan <strong>üslup ve boyama teknikleri</strong>, araştırmacıları şaşkınlığa düşürecek kalite ve üstünlüktedir. Bu eserlerde kullanılan teknikler söz konusu <strong>resmi yapan sanatçıların çok derin bir kavrayışa, kavradıklarını etkileyici bir şekilde resmedebilme yeteneğine sahip olduklarını göstermektedir.</strong> Kullanılan <strong>boyama teknikleri</strong> ise hiç de tahmin edildiği gibi ilkel bir koşulda yaşamıyor olabileceklerinin bir diğer göstergesidir. Üstelik, mağara duvarlarına yapılmış bu resimler dönemin insanlarının mağaralarda yaşadığını gösteren bir delil değildir. Bu eserleri meydana getiren sanatçılar, pekala, yakın civarda bir evde yaşıyor ama eserlerini söz konusu mağara duvarlarına yapmayı tercih ediyor da olabilirler. Neyi resmedeceğini hangi duygu ve düşünceyle seçtiği ise sadece sanatçının bileceği bir şeydir. (<a href="http://www.kesinbilgiyleiman.com/">http://www.kesinbilgiyleiman.com</a>)</p>
<table class="aligncenter" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Günümüz sanat anlayışının pek çok eseri de, binlerce yıl sonra aynı mantıkla değerlendirilseydi, 21. yüzyıl toplumunun ilkel bir kabile mi yoksa gelişmiu sorusu birçok tartışmaya neden olabilirdi. <strong>Bundan 5000 sene sonra günümüz ressamlarının tabloları hiç zarar görmeden bulunsa ve günümüzle ilgili hiçbir tarihi belge kalmamış olsa o dönemin insanları çağımız hakkında ne düşünürlerdi?  </strong></p>
<p>Van Gogh&#8217;un ya da Pablo Picasso&#8217;nun eserlerini bulan geleceğin insanları, evrimci mantığa göre hareket ediyor olsalar, günümüz toplumu için nasıl yorumlar yaparlardı? Manzara resmi çizen Claude Monet&#8217;den dolayı &#8220;Daha sanayi gelişememiş, insanlar tarım hayatı yaşıyorlardı&#8221; veya Kandinsky&#8217;nin soyut resimlerinden dolayı, &#8220;Henüz okuma yazma bilmeyen gelişmemiş insanlar çeşitli karalamalarlaanlaşabiliyorlardı&#8221; yorumunu yapmak günümüz hakkında onları doğru sonuçlara ulaştırabilir miydi?</td>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/pica.jpg" alt="pica 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></p>
<table summary="" width="313" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div align="justify"><strong>Solda: Öfkeli At, Salvador Dali</strong>
</div>
<div align="justify"><strong>Sağda: Saat Patlaması, Salvador Dali</strong>
</div>
<div align="justify"><strong>Ortada: Pipolu Adam, Pablo Picasso ve</strong></div>
<div align="center">
<div align="left"><strong>Gitar, Pablo Picasso</strong></div>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/karisikmagara1.jpg" alt="karisikmagara1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tuc d&#8217;Audoubert Mağarası&#8217;ndaki bizon kabartmaları</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Nüfus Kontrolü Yapan Bitkiler</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imani4.jpg" alt="imani4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />Bitkiler, sayılarının arttığı bölgelerde bir süre sonra çoğalmayı durdururlar. Evrimcilerin iddialarının tam tersine güçlü olanın korunması, zayıf olanın yok olması gerekirken, bitkiler yaşamak için mücadele etmeye girişmezler.</p>
<p style="text-align: center;">Çevrelerindeki bitki örtüsünün yoğunluğunu adeta hisseder ve nüfuslarını kontrol altında tutarlar. Bu kontrolü sağlamak için de daha az tohum üretmeye başlarlar. Tehlike ortadan kalkıp üreme ihtiyacı doğduğunda ise yeniden ürettikleri tohum miktarını artırırlar.</p>
<p style="text-align: center;">Evrim teorisinin iddia ettiği gibi bu mekanizmanın tesadüfler sonucu geliştiğini söylemek ya da bu kontrol mekanizmasını şuursuz bitkilerin kendilerinin yaptığını iddia etmek kuşkusuz akıl ve mantıktan uzak bir yaklaşım olur.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bitki3.jpg" alt="bitki3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 7.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Gökte ve yerdeki herşey gibi, bitkiler de kendilerini yaratan sonsuz ilim ve akıl sahibi Allah&#8217;ın ilhamıyla hareket ederler. Bitkinin her hücresinin nasıl hareket etmesi gerektiği, Rabbimiz tarafından bildirilmektedir. Allah, bir Kuran ayetinde, insanların bir tek ağacı bile var etmesinin mümkün olmadığını bildirir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong style="text-align: left;"><strong>“(Onlar mı) Yoksa, gökleri ve yeri yaratan ve size gökten su indiren mi? Ki onunla (o suyla) gönül alıcı bahçeler bitirdik, sizin içinse bir ağacını bitirmek (bile) mümkün değildir…” (Neml Suresi, 60)</strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/1054.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-8-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-8-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:49:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Adem]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Canan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hatta]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Veda]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1052</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN Ramazan 2011, 8. Gün İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. (Fussilet Suresi, 34) &#8220;Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.&#8221; (Kütüb-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/8.jpg" alt="8 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN</p>
<h3>Ramazan 2011, 8. Gün</h3>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></p>
<table border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. (Fussilet Suresi, 34)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.&#8221;</p>
<p>(Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<strong>&#8220;Soylarla övünülmez. Araplar, Arap olduklarından Acemlerden; Acemler de, Acemi olduklarından Araplardan üstün sayılamazlar. Çünkü Allah Katında en yüce olanınız, ona karşı gelmekten en fazla kaçınanınız (en takvalınız)dır.&#8221;</strong><sup><strong>1</strong></sup></p>
<p><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kuslu.jpg" alt="kuslu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" />Peygamberimiz (sav)&#8217;in adaleti, farklı ırklardan insanlar arasında da uzlaşma sağlamıştır. Peygamberimiz (sav) birçok konuşmasında, hatta Veda Hutbesinde de ırklara göre bir üstünlük olamayacağını, Allah&#8217;ın ayetinde haber verdiği gibi &#8220;üstünlüğün takvaya göre olacağını&#8221; bildirmiştir. Ayette şöyle buyrulmaktadır:</p>
<p><strong>Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır. (Hucurat Suresi, 13)</strong></p>
<p>Peygamberimiz (sav) ise iki ayrı hadisinde şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Ey insanlar! Hepiniz Adem&#8217;in çocuklarısınız. Adem ise topraktan yaratılmıştır. İnsanlar muhakkak ve muhakkak ırklarıyla övünmeyi bırakmalılar.&#8221;<sup>2</sup></p>
<p>&#8220;Sizin şu soyunuz-sopunuz kimseye üstünlük ve kibir taslamaya vesile olacak şey değildir. (Ey insanlar)! Hepiniz Adem&#8217;in çocuklarısınız. Hepiniz bir ölçek içindeki birbirine müsavi buğday taneleri gibisiniz… Halbuki, hiç kimsenin kimseye din ve takva müstesna üstünlüğü yoktur. Kişiye kötü olması için; başkalarını yermesi, küçük görmesi, cimri, kötü huylu, had ve hududu aşmış olması yeter.&#8221;<sup>3</sup></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in Hıristiyan, Yahudi ve müşrik topluluklarla imzaladığı Medine Vesikası da önemli bir adalet örneğidir. Farklı inançlara sahip topluluklar arasında adaletin sağlanması ve her topluluğun çıkarlarının gözetilmesi için hazırlanan bu vesika sayesinde yıllarca düşmanlık içinde yaşayan topluluklara barış getirilmiştir. Medine Vesikası&#8217;nın en belirgin özelliklerinden biri inanç özgürlüğü sağlamasıdır.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/canak.jpg" alt="canak 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
Asr-ı Saadet döneminin barış, huzur ve güvenlik içinde geçmesinin en önemli nedenlerinden biri, Kuran ahlakına uyan Peygamberimiz (sav)&#8217;in adaletli tutumudur. Günümüzde de, dünyanın dört bir yanında meydana gelen çatışmaların, kavgaların, huzursuzlukların tek çözümü Kuran ahlakına uymak ve Peygamberimiz (sav) gibi din, dil veya ırk ayrımı gözetmeksizin, adaletten hiçbir zaman ayrılmamaktır.</p>
<p><a href="http://www.ehlisunnetinonemi.com/">www.ehlisunnetinonemi.com</a><br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p><em>1-    Majid Khoduri, İslamda Savaş ve Barış, Fener Yayınları, İstanbul, 1998, s.209-210</em></p>
<p><em>2-    Sünen-i Ebu Davud, 4/331</em></p>
<p><em>3-    Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 4/158, İbnu Kesir, 4/128</em><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dünya ancak Allah&#8217;ın korumasına teslim olmakla rahat yaşanabilecek bir yerdir</strong></p>
<p>Üzerinde yaşadığımız dünya bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz sayısız dengenin her an korunması ile varlığını sürdürebilmektedir. Galaksilerin, yıldız ve gezegenlerin dönüş hızları, yoğunlukları ve sıcaklıkları, evrenin genişleme hızı ve kütlesi, besin döngüsü, su döngüsü, azot döngüsü bu hassas dengelerden yalnızca bazılarıdır. Dünya üzerinde canlı cansız varlıkların ayakta kalabilmeleri, söz konusu dengelerin her an olağanüstü ince hesaplarla, son derece kusursuz bir şekilde işlemesine bağlıdır. Mükemmel bir uyum içerisinde işleyen bu sistemler zincirine ait sayısız halkadan tek bir tanesinin bile eksik olması ya da işlevinde bir sorun olması, insanın hayal dahi edemeyeceği aksaklıklara yol açar. Bu sorun dünyadaki canlılığın tamamen yok olmasına neden olabilir. Bu gerçekleri araştırmaya başlayan ve evrendeki büyük sistemlerin adeta pamuk ipliğine bağlıymış gibi son derece hassas dengelere sahip olduğu gerçeğiyle yüzleşen bazı insanlar, bu kez de büyük bir korku ve endişeye kapılır, örneğin ani bir depreme yakalanma, yıldırım çarpmasına maruz kalma gibi korkulara esir olmaktan kendini alamaz ve tedirginlik içinde yaşamaya başlarlar. Elbette bu da yanlış bir davranış biçimidir. Doğru olan ise, tüm bu hassas dengelerin bütünüyle Allah’ın kontrolünde olduğu gerçeğini görebilmektir.</p>
<p>Örneğin atmosferin üst tabakalarında her an yaşanmakta olan meteor bombardımanı iman etmeyenleri endişeye sürükleyebilecek olaylardan biridir. Oysa bu bombardımanın her anı Allah&#8217;ın kontrolündedir. Allah dünyayı çevreleyen atmosferi özel olarak bu amaçla yaratmıştır. Saniyede ortamala 40 kilometre hızla dünyaya yönelen meteorlar atmosfere girdikten sonra sürtünme etkisiyle yanmaya başlamakta, böylece yılda ortalama 50 bin meteor atmosfer tarafından zararsız hale getirilmektedir.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cicek02.jpg" alt="cicek02 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
Dünyanın hemen altında kaynayıp duran bir mağma olması da Allah&#8217;a tevekkül etmeyen bir insanı büyük bir korkuya sürükleyebilecek bir olaydır. Dünyanın merkezine doğru inildikçe ısı her kilometrede 30 derece artar. Çekirdekte ise bu ısı 4500 derece gibi olağanüstü bir sıcaklığa erişir. Yerin sadece bir kilometre altında 60 dereceye yakın bir sıcaklık hakimdir. Ne var ki bütün insanlığı ilgilendiren bu durumdan çoğu insanın haberi bile yoktur. Oysa dünya üzerindeki herkes bu olayın yol açabileceği muhtemel bir tehlikeden Allah’ın yaratmış olduğu muazzam sistemler sayesinde uzak kalmakta ve rahatça yaşamaktadır.</p>
<p>Hiç şüphe yok ki Allah’ın bu dünyanın yaşanabilir olması için yarattığı sistemler saymakla bitirilemez. İnsanlar Allah’ın kalplerine yerleştirdiği, ancak kendilerinin farkında olmadıkları doğal bir teslimiyet ruhuyla bu dünyada huzurlu bir şekilde yaşamaya devam etmektedirler. Müslümanlar ise bütün bu hassas dengelerin farkında olarak ve Allah’a gönülden tevekkül ederek, O’nun yarattığı  mükemmellikleri ve eşsiz sanatını görüp, O’nun yüceliğini her an tesbih ederek yaşamaktadırlar.</p>
<p>(<a href="http://www.gaflettehlikesi.com/">http://www.gaflettehlikesi.com/</a>)<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<strong>Dua, ibadet olarak mutlaka kabul olunur. </strong></p>
<div>
<p>Adnan Oktar`ın 16 Haziran 2011 tarihli saat 12:00’daki A9 Tv röportajından</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hz. Mehdi (A.S.)&#8217;nin Hem Eli Hem Ayaği Ayrı Ayrı Zincirlenecektir</strong></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cicek.jpg" alt="cicek 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" />Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) Deccal&#8217;i görünce: &#8220;Ey insanlar! Resulullah&#8217;ın zikrettiği Deccal işte budur&#8221; der. <strong>DECCAL HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE </strong>o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: &#8220;Onu alın da yaralayın&#8221; der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer <strong>DECCAL ONU (Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;yi) İKİ ELİNDEN VE İKİ AYAĞINDAN YAKALAR DA FIRLATIR ATAR. </strong>İnsanlar Deccal&#8217;in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.<sup>1</sup></p>
<p>Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadisinde ahir zamanda Deccal&#8217;in, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin eline ve ayağına zincir vurulacağına dikkat çekmiştir. Hadiste verilen bu bilgilerden, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin ellerinin ve ayaklarının zincirle bağlanarak yaşadığı dönemin hapishanelerine ve tımarhanelerine atılacağı anlaşılmaktadır.</p>
<p>1 (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Hz. İsa  (a.s) Şahsı Manevi Değildir</span></strong></p>
<p><strong>&#8230; âlem-i semavatta (gökler aleminde) cism-i beşerîsiyle (insani cismiyle) bulunan şahs-ı Îsâ Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının (Hak dinin) başına geçeceğini&#8230;.</strong>(Mektubat, sf. 60)</p>
<p>Üstad Hazretleri bu sözünde gök aleminde insani bedeni ile bulunan Hz. İsa (a.s)’ın yeryüzüne yeniden geleceğini ve hak dinin başına geçeceğini söylemiştir. Bediüzzaman’ın burada bir şahsı maneviden bahsetmediği, bir şahıs ifadesi kullandığı net olarak anlaşılmaktadır. Çünkü “madde olarak varlığı olan bir kişi”den bahsettiği, “insan” anlamına gelen “beşer” kelimesinden kolaylıkla anlaşılabilmektedir.</p>
<p><strong>&#8230;bir İsevî cemaatı namı altında ve &#8220;Müslüman İsevîleri&#8221; ünvanına lâyık bir cem&#8217;iyet, o Deccal komitesini, Hazret-i İsa Aleyhisselâm&#8217;ın riyaseti (liderliği) altında öldürecek&#8230;</strong>(Mektubat, sf. 441)</p>
<p>Üstad bu sözünde de Deccal’in sistemine karşı Hz. İsa (a.s)’ın liderliğinde bir grup Müslümanın mücadelede bulunacağını bildirmiş; Hz. İsa (a.s)’dan ayrı, cemaatinden ayrı bahsetmiştir.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman8.jpg" alt="bediuzzaman8 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<strong>&#8230;. İsa Aleyhisselâm&#8217;ı nur-u îman (imanın ışığı) ile tanıyan ve tâbi&#8217; olan cemaat-ı ruhaniye-i mücahidînin (ruhani mücahidler cemaatinin) kemmiyeti (sayısı)&#8230;.</strong>(Şualar, sf. 464)</p>
<p>Hz. İsa (a.s)’ın yine imanın nuru ile tanınacağından bahsetmiştir. Bu da onun bir şahsı manevi değil, Hz. İsa (a.s)’ın zatını kastettiğini göstermektedir.</p>
<p>Ayrıca burada da yine yukarıdaki sözünde olduğu gibi, bir şahsa yani Hz İsa (a.s)’ın zatına tabi olacak olan bir cemaatten ve Hz. İsa (a.s)’dan ayrı ayrı bahsedilerek bu konuya açıklık getirilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.hazretiisa.com/">http://www.hazretiisa.com/</a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hani Allah peygamberlerden &#8216;kesin bir söz (misak)&#8217; almıştı: &#8220;Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde (1)ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız.&#8221; Demişti ki: &#8220;Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?&#8221; Onlar: &#8220;İkrar ettik&#8221; demişlerdi de &#8220;Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım (2),&#8221; demişti. </strong></p>
<p><strong>(Al-i İmran Suresi, 81)</strong></p>
<p>Ebced (1): 1956</p>
<p>Ebced (2): Hicri: 1416, Miladi: 1994<br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67.gif" alt="67 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<strong>Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere (1)lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak(2)istiyoruz. (Kasas Suresi, 5)</strong></p>
<p>Ebced (1): 1996</p>
<p>Ebced (2): &#8230; önderler &#8230; ve mirasçılar kılmak: 2021<br />
<a href="http://www.kurandaebcedtarihleri.com/">www.kurandaebcedtarihleri.com</a><br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></p>
<table width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Kaybolan çocuğu bulmak için yoğun çaba harcandı</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="text-decoration: underline;">Kanal 35, 31 Ekim 2009</span></strong></p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong>&#8230; Önümüzdeki günlerde Türkiye çapında yoğun bir kampanya yapalım. Bu çocukların mutlaka bulunması lazım. Yani bunlar sabi, ağzı var dili yok. Kendini korumayı beceremez. Belli ki psikopat bunları kaçıranlar ve tehlikeli insanlar. <strong>Yani yeri göğü, her yeri aramamız lazım. Yani nere varsa. Mahalleler, sokaklar, özellikle o çocukların kaybolduğu semtlerde</strong>. Ben sayın Başbakanımıza buradan rica ediyorum, istirham ediyorum. <strong>Ne tür kanun düzenleme gerekiyorsa hemen yapılsın. Biz millet olarak hazırız. Mesela bize deseler ki 24 saat arayacaksınız, ararız</strong><strong>.</strong> Tabii, yani müthiş rezalet, nasıl olur, yani iğne değil ki bu kaybolsun yani. Koskoca çocuk nasıl kaybolur. Değil mi? Nihayet nereye saklayabilirler yani? Evlerin tavanarasına kadar aranır, her yer aranır. Bulunmuyor diye bir konu yok.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yerel Posta, 18 Kasım 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/cocukkaybolma_yerelposta-1.jpg" alt="cocukkaybolma yerelposta 1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></strong></p>
<p><strong>Habertürk, 18 Kasım 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/cocukkaybolma_haberturk181110.jpg" alt="cocukkaybolma haberturk181110 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></strong></p>
<table cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Berat Coşkun&#8217;u bulabilmek için bölgede adeta seferberlik ilan edildi.</p>
<p>Çok sayıda jandarma ekibinin yanı sıra 23 kişilik AKUT ekibi, sivil savunma ekipleri, LİDAM ekipleri ve eğitimli köpeklerin de yer aldığı arama timi ile birlikte köy halkı, Berat&#8217;ı bulmak için dünden bu yana yoğun çaba harcadı. Köy genelinin yanı sıra bölgenin çevresindeki tüm ormanlık araziler de ekipler tarafından adeta didik didik arandı.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<strong>İmtihanın Sırrı</strong></p>
<p>Şu an tüm insanlar, hızla ölüm anlarına doğru yaklaşıyorlar. Bugün en genç insan için de, en yaşlı insan için de ölüm aynı uzaklıkta. Çünkü kimin ne zaman ve nasıl öleceği belli değil. Ölümün yakınlığı, insana dünyanın önemsizliğini gösterir: İnsan, dünyada kendisine verilen kısa süre içinde ahirete yönelik en fazla kazancı sağlamakla yükümlüdür. Sağduyu sahibi bir insana düşen, vicdanının sesini dinleyip Allah’ın kendisini bir denemeden geçirdiğini hiç unutmamaktır.</p>
<p>Allah, dünya hayatında insanlara rehber olarak Kuran-ı Kerim’i, örnek olarak da elçileri ve salih müminleri göndermiştir. Samimi kalple Allah’a yönelen bir insan, karşısına ne tür bir zorluk çıkarsa çıksın, mutlaka bir kolaylıkla karşılaşacak ve kurtuluşa erecektir.</p>
<p>Bu imtihan dünyasının en büyük sırlarından biri, iman edenler için mutlak bir kazançla noktalanmasıdır.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imtihan.jpg" alt="imtihan 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /><br />
<a href="http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/1158/IMTIHANIN_SIRRI">http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/1158/IMTIHANIN_SIRRI</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></strong></p>
<h3>Mayalara ait kristal kafataslarının nasıl yapıldığı günümüz teknolojisiyle açıklanamıyor</h3>
<p><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/anna_mitchell_hedges.jpg" alt="anna mitchell hedges 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" />İngiliz Anna Mitchell Hedges, 1 Ocak 1924’te, Mayaların kayıp şehri Lubaantun’da (Maya dilinde düşen taşlar anlamına gelir) piramit tapınağının mihrabının altında kristal bir kafatası buldu.</p>
<p>Gerçek insan kafatası boyutlarında olan bu kafatası tamamen şeffaf kuartz kristalinden yapılmıştı. Kafatası, ayrı bir parça olan hareketli alt çene kemiği ile anatomik olarak son derece kusursuz bir yapıya sahip olarak tek bir kuartz kristalinden oyulmuştu.</p>
<p>Bu kafatasını kimin, hangi tarihte yaptığını tespit etmek isteyen Anna Mitchell Hedges, kafatasını o dönemde bilimsel testler yapan dünyaca ünlü Hewlett-Packard firmasına incelenmek üzere teslim etti. Kristaller karbon içermediği için, karbon testi ile yaş tespiti yapamayan bilim adamları, bu kristal kafatasının ne zaman, hangi yöntemlerle yapılmış olabileceğini farklı yöntemlerle test ettiler.</p>
<p><strong><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/Picture-5.jpg" alt="Picture 5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" />1. Kafatası günümüzde elektronik sanayiinde kullanılan kuartz kristalinden üretilmiştir:</strong> Bilim adamlarından oluşan ekip, kristal kafatasının günümüzde telekomünikasyon sektöründe kullanılan ve bellek kapasitesi diğer materyallerden daha yüksek olan piezo-elektrik silikon dioksit isimli bir tür kuartz kristalinden yapıldığını ortaya çıkardı. Günümüzde kullanılan mikroişlemciler de bu maddeden üretilmektedir. Ancak daha da çarpıcı olan bu kristal türünün henüz 19. yüzyılda keşfedilmiş olmasıdır.</p>
<p><strong>2. Kristal kafatası kendi elektriğini üretme kabiliyetine sahiptir:</strong> Piezo-elektrik silikon dioksit türündeki bu kristal, hem negatif hem pozitif kutuplaşma özelliğine sahiptir. Bu özelliği dolayısıyla kristal kafatası, akü ve pillerde olduğu gibi<strong> kendi elektriğini üretebilir.</strong></p>
<p><strong><img class="alignleft" src="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/crystalskull.jpg" alt="crystalskull 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" />3. Kafatası tek bir blok kristalden üretilmiştir:</strong> Bilim adamları kutuplaşmış bir seri test ışığı kullanarak, kafatasının alt çenesi ile üst kafatası kemiklerinin aynı blok kristal kayasının parçasından yapıldığını tespit ettiler. Kuartz kristalinin, elmastan daha yumuşak ve çok daha fazla kırılgan bir madde olması nedeniyle tek bir parçadan yontularak elde edilmiş olmasının neredeyse imkansız olması bilim adamlarını hayrete düşürdü.</p>
<p><strong>4. Kristal kafatasının üzerinde hiçbir aletin izine rastlanmadı:</strong> Bilim adamları kristal kafatasının yapımında herhangi bir aletin kullanılıp kullanılmadığına anlamak için kafatasını mikroskop altında incelemeye karar verdiler. Kristal kafatasının yapımında modern otomatik aletlerin ya da mekanik aletlerin kullanıldığına dair bir işaret bulamamaları onları çok şaşırttı. Kristal kayası çok kırılgan ve tanecikli yapısı nedeniyle, alet kullanılarak oyulması durumunda parçalara ayrılırdı. Çünkü modern üretim araçları kristali, ısı ve titreşim dolayısıyla hemen kırardı.  Hewlett-Packard firması, tek parça bir kristalden alt çene gibi son derece hassas ve nadir bir parçanın, modern elmas uçlu elektrikli aletler kullanılarak dahi parçalara ayrılmadan oyulmasının imkansız olduğu sonucuna vardı. Bu durum ekipteki bilim adamlarından birinin “bu kafatası aslında hiç var olmamalı” demesine ve diğer bazı gözlemcilerin de kafataslarının insan kökenli olmayabileceği ile ilgili tahminlerde bulunmasına yol açtı. Bu testlerin ardından, kristal kafatasının elle yapılmış olması ihtimali değerlendirildi.</p>
<p><strong><img class="alignright" src="http://us1.harunyahya.com/Image/makaleler/crystal_skull_close_up_lg.jpg" alt="crystal skull close up lg 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></strong></p>
<p><strong>5. Kristal kafatası elle oyulmuş olsaydı nesiller boyunca sürecek 300 yıllık bir zaman diliminde bu şeklini alabilirdi: </strong>Bilim adamları kristal kafatasının hiç alet kullanılmadan, elle ancak elmas parçası sürtülüp, aşındırılarak oyulabileceğini ancak bunun da birkaç insan nesli kadar bir süre alacağını hesapladılar. Hewlett-Packard raporuna göre, tahmini olarak 300 yıl boyunca insanların bu kristali elle aşındırarak şekil vermeleri gerekmekteydi.</p>
<p><strong>6. Kristal kafatası fizik kurallarına tamamen aykırı olarak yontulmasına rağmen hiçbir çatlak oluşmamıştır: </strong>Günümüzde kristaller eksenleri etrafından yontulurlar. Çünkü kristallerde moleküler bir simetri vardır. <strong>Kristali kırmamak için, doğal yapısına göre yani bu moleküler simetriye uygun olarak kesilmesi gerekir. </strong>Lazer ya da yüksek teknoloji kesme metodları kullanılsa dahi kristaller doğal eksenlerine göre kesilmedikleri taktirde parçalanırlar. Ama bu kristal kafatası ekseninden tamamen bağımsız şekilde kesilmesine rağmen fizik kurallarına aykırı olarak hiçbir kırılma ya da çatlama olmadan yontulmuştur.</p>
<p><strong>7. Kristal kafatasının optik dizaynı bilim adamlarını hayrete düşürmüştür:</strong> Hewlett-Packard firmasında yapılan testler sonucunda bilim adamları kafatasının ilginç optik özelliklerini de keşfettiler. Kafatasına alttan verilen ışık, normal şartlarda her yana yayılması gerekirken bu kristal içinde bir kanal oluşturarak tam göz yuvalarının olduğu yere odaklanarak, dışarı yansıyor.</p>
<p><strong>8. Kristal kafatasının içindeki prizma, mekanın görüntüsünü gözlerde topluyor: </strong>Kafatasının alt arka kısmında bir tür prizma bulunmaktadır. Göz çukurlarına çarpan ışık ışınları buradan yansıtılır. Bu nedenle eğer göz çukurlarının içine doğru bakarsanız, tüm odanın kristal kafatasının gözlerinin içine yansıdığını görürsünüz.<br />
<img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cırcır Böceği</strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter" src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/circirbocegi.jpg" alt="circirbocegi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 8.GÜN" /></strong></p>
<p><strong>Dönem:</strong> Mezozoik zaman, Kretase dönemi</p>
<p><strong>Yaş:</strong> 125 milyon yıl</p>
<p><strong>Bölge:</strong> Ceara, Brezilya</p>
<p>Günümüzdeki cırcır böceklerinin bundan 125 milyon yıl önce yaşamış olanlardan hiç farkı olmadığını gösteren bu fosil, evrimsel bir süreç yaşanmadığının delilidir. Bugüne kadar bulunan sayısız fosil, canlıların evrim geçirmediklerini ispatlamıştır. Fosil kayıtlarının evrim teorisini desteklemediği Darwinistler tarafından da bilinmektedir. Bu nedenledir ki, yüz binlerce fosil, özenle gizlenmekte, kamuoyundan saklanmaktadır. Ancak artık bu örtbasın bir anlamı kalmamıştır. Evrim teorisinin fosil kayıtları ve bilimsel bulgular karşısındaki yenilgisinin üstünün örtülmesi mümkün değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-8-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-9-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-9-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:49:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Beni]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari]]></category>
		<category><![CDATA[Da Ve]]></category>
		<category><![CDATA[Davet]]></category>
		<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Hala]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kerem]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Sahibinden]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Soracak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1050</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN Ramazan 2011, 9. Gün Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 286) &#8220;Allahu Teala dualarınızı kabul eder. Ta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/9.jpg" alt="9 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 9. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 286)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Allahu Teala dualarınızı kabul eder. Ta ki dua ettim hala kabul olmadı deyip acele etmedikçe. Allah&#8217;tan çok isteyin. Çünkü siz kerem sahibinden istiyorsunuz.&#8221; (Buhari-Müslim)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Muhakkak ki, en güzel söz Allah&#8217;ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)&#8217;in yoludur&#8230;<sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz, kendisine Kuran vahyedildikten itibaren hayatı boyunca insanları Allah&#8217;ın dinine çağırmış, onlara doğru yolu göstererek rehberlik etmiştir. Kuran&#8217;ın bir ayetinde Peygamberimiz (sav)&#8217;in şöyle hitap etmesi bildirilir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Bu, benim yolumdur. Bir basiret üzere Allah&#8217;a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. Ve Allah&#8217;ı tenzih ederim, ben müşriklerden değilim.&#8221; (Yusuf Suresi, 108)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cicekler.jpg" alt="cicekler 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Kuran ayetlerinden anlaşıldığı üzere Peygamberimiz (sav) insanları uyarıp korkuturken ve onlara Kuran&#8217;ı, güzel ahlakı öğretirken birçok zorluklarla karşılaşmıştır. Herkes hidayet ehli olmadığı için, kıskançlığından, kininden, öfkesinden dolayı Peygamberimiz (sav)&#8217;e zorluk çıkaranlar, söylediği sözü kavrayamayanlar, anladığı halde ağırdan alanlar, Peygamberimiz (sav)&#8217;in söylediklerine inandım dediği halde gerçekte inanmayıp iki yüzlü davrananlar ve benzeri kötü ahlak gösterenler olmuştur. Peygamberimiz (sav) bunlara rağmen hiçbir zaman yılmadan dini anlatmaya büyük bir kararlılıkla devam etmiştir. Bu kişilerin tavırları bir ayette şöyle açıklanır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>… Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında &#8220;inandık&#8221; derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: &#8220;Kin ve öfkenizle ölün.&#8221; Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Al-i İmran Suresi, 119)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in, münafıklara karşı tavrı ve kararlılığı ise ayette şöyle bildirilir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen dolayısıyla sevinirler; fakat (Müslümanların aleyhinde birleşen) gruplardan, onun bazısını inkar edenler vardır. De ki: &#8220;Ben, yalnızca Allah&#8217;a kulluk etmek ve O&#8217;na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O&#8217;na davet ederim ve son dönüşüm O&#8217;nadır.&#8221; (Rad Suresi, 36)</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hazretiisagelecek.com/">www.hazretiisagelecek.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;">1. 3. Buhârî, I&#8217;tisam 2, Edeb 70</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Emaneti ehline vermek ne demektir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kuran’da emanet edilen şeylerin, o konuda ehil olan yani yetki ve yetenek sahibi kişilere verilmesi emredilmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir. (Nisa Suresi, 58)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Emanet edilecek şey bir görev, sorumluluk veya korunması gereken değerli bir eşya olabilir. Böyle bir durumda, örneğin söz konusu emanet eğer bir eşya ise onu, dikkati en açık, en dürüst ve en aklıbaşında kişiye vermek bu ayetin en doğru şekilde uygulanması demektir. Bir görev veya sorumluluk verirken de aynı şekilde bu konuda en bilgili, en tecrübeli, kısacası bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirebilecek kişi seçilmelidir. Daha az yetenekli veya daha az bilgili birinin seçilmesinde büyük olasılıkla nefsani bir çıkar gözetilmiş demektir. Bir kişinin güvenilirliğinden çok, o kişinin kan bağı açısından yakınlığı ya da ileride karşılık olarak başka çıkarlar sağlaması gibi hesaplar yapılmış olabilir. Ki genelde toplumda yaygın olan anlayış budur. Çıkar ilişkileri birinci dereceden önemli olur. Oysa her konuda en iyisini, en doğrusunu aramak Kuran ahlakının bir gereğidir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/gunbatimi.jpg" alt="gunbatimi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Vicdan, sadece Allah&#8217;ı tanımayı, O&#8217;nun varlığını kabul etmeyi değil, aynı zamanda O&#8217;nu razı edecek işler yapmayı ve bu işlerde de çok titiz olmayı gerektirmektedir. İnsanların büyük çoğunluğu ise Allah&#8217;ın varlığına inanmanın yeterli olduğunu zanneder. Kuran&#8217;daki bazı ayetlerde bu kişiler şöyle bildirilmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: &#8220;Allah&#8221; diyeceklerdir. Öyleyse de ki: &#8220;Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah&#8217;tır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki, nasıl hala çevriliyorsunuz? (Yunus Suresi, 31-32)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, bu kişiler Allah&#8217;ın varlığına inanır, hatta Allah&#8217;ın kendilerine rızık verdiğini, kendilerini yaratan ve öldüren olduğunu, herşeyin Yaratıcısı ve sahibi olduğunu da kabul ederler. Vicdanlarını ancak bu kadar bir anlayış için kullanır ve bunu dindarlıkları için yeterli görürler. Oysa vicdanını sonuna kadar kullanan bir kişi, Allah&#8217;ın Yüceliğini kavrayabildiği için O&#8217;na karşı saygı dolu bir korku duyar. Bu diğer bilinen korkulardan farklı bir korkudur; Allah&#8217;ın hoşnutluğunu kaybetme korkusudur. Bundan korku duyan insanın tüm yaşamı, yalnızca Rabbimiz&#8217;in rızasını kazanmaya çalışarak geçer.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.imaninsevki.com/">http://www.imaninsevki.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Kıyametten önce Kuran göğe ref edilecektir. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 29 Haziran 2011 tarihli A9 Tv, Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<strong>Hz. Mehdi (A.S.)&#8217;on Cemaati &#8221;Temiz ve Bereketli Bir Buğdaya&#8221; Benzeyecektir. Aralarından Çıkan Münafıklar da, &#8221;Bu Buğdaya Musallat Olan Asalak, İğrenç Buğday Kurtları&#8221; Gibi Olacaklardır</strong></p>
<p style="text-align: center;">Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: <strong>“&#8230;Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR.</strong> <strong>İşte siz de böylesiniz. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR.”</strong> (Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)</p>
<p style="text-align: center;">(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara9.jpg" alt="manzara9 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden çıkan münafıkların, <strong>“buğdaya musallat olan iğrenç kurtlar”</strong> gibi oldukları haber verilmiştir. <strong>Hz. Mehdi (a.s.) cemaati, “buğday gibi, ilerde açıp serpilecek, gelişip büyüyecek, bereket getirecek, gelecek vadeden bir nimete” benzetilmiştir. Münafıkların da, “buğdayı içten tahrip etmeye çalışan, kurt gibi iğrenç ve habis varlıklar oldukları” haber verilmiştir. </strong></p>
<p style="text-align: center;">Hadiste, sahibinin buğdayı temizleyeceği ama buğdayın yine kurtlanacağı; sahibi her defasında bu işlemi tekrarladıktan sonra, en sonunda buğdayda hiç kurt kalmayacağı anlatılmıştır. <strong>Bu bilgilere göre, buğdaydaki iğrenç ve asalak kurtların ayıklanıp buğdayın pislikten temizlenmesi gibi; Hz. Mehdi (a.s.) cemaati de bir süre sonra münafıklardan temizlenip sonunda tertemiz bir cemaatle vazifesini yapacaktır.</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hz. İsa (as) bir şahıstır; şahıs olmadan şahsı manevi olmaz.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman9.jpg" alt="bediuzzaman9 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />Hz. İsa (a.s) yeryüzüne tekrar geldiğinde, yine ona yakın kişilerden oluşan bir cemaati olacak, başlarında da Hz. İsa (a.s) olacaktır. Şahıs olmadan şahsı manevisi olması tüm diğer elçilerde olduğu gibi, Hz. İsa (a.s) için de söz konusu değildir. Nitekim aşağıda yer alan Bediüzzaman’ın sözlerinde, bu konunun hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak açıklıkta olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8230; Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal&#8217;ı öldürür&#8230; </strong>(Mektubat, sf. 6)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman, bu sözünde İsevilik şahsı manevisinin ne olduğunu açıklamaktadır. Bu izahlarından anlaşıldığı gibi, şahsı manevilik şahsı maneviyi temsil etmemektedir. Buradan şu iki sorunun cevabı çok açık olarak anlaşılmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;">İsevilik şahsı manevisini bir kişi temsil ediyor. Bu kişi kimdir?</p>
<p style="text-align: center;">Hz. İsa (a.s).</p>
<p style="text-align: center;">Hz. İsa (a.s) kimi temsil ediyor?</p>
<p style="text-align: center;">İsevilik şahsı manevisini.</p>
<p style="text-align: center;">Bu soruların cevapları da Bediüzzaman’ın Hz. İsa (a.s)’dan ve şahsı manevisinden ayrı kavramlar olarak bahsettiğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8230;ancak hârika ve mu&#8217;cizatlı (mucizeler sahibi) ve umumun makbulü (umumun kabul ettiği) bir zât olabilir ki: O zât, en ziyade alâkadar ve ekser (birçok) insanların peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâm&#8217;dır&#8230;.. </strong>(Şualar, sf. 463)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman’ın bu açıklamasında Hz. İsa (a.s) için bir zat ifadesi kullanılıyor; İki veya üç değil. Sonra da o zat diye devam edilerek burada bahsedilenin bir şahsı manevi değil, bir şahıs olarak gelecek olan Hz. İsa (a.s) olduğu tekrar vurgulanıyor. Görüldüğü gibi tüm bunlar hep “tekil” ifadelerdir; ve tümünde de “tek bir şahıstan” bahsedilmektedir; şahsı maneviden değil.</p>
<p style="text-align: center;">Said Nursi Hazretleri burada ayrıca deccalin yaptıklarını ortadan kaldırabilecek mucize sahibi bir kişinin gerekliliğinden bahsediyor. Bu, mucize gösterebilecek tek kişinin de Hz. İsa (a.s) olduğunu söylüyor. Bir şahsı manevinin mucize göstermesi mümkün olmayacağı için burada da yine bir zat olarak Hz. İsa (a.s)’dan bahsedildiği çok açıktır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kutlupeygamberisa.com/">http://www.kutlupeygamberisa.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik. (Furkan Suresi, 56)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1981</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca sure numarası 25 x ayet numarası 56 = 1400 (Miladi 1981)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/4.gif" alt="4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf&#8217;a güç ve imkan (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır&#8217;da) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız. (Yusuf Suresi, 56)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2017</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/4.gif" alt="4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dedi ki: &#8220;Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size Benden bir yol gösterici gelecektir; kim Benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz.&#8221;(Taha Suresi, 123)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1982</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.turkcekuranmeali.com/">www.turkcekuranmeali.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>AGİT teşkilatı üyesi ülkelerin liderleri, Kazakistan&#8217;da biraraya geldi</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 23 Temmuz 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani <strong>İKİ DEVLET BİR MİLLET OLARAK, ÇOK RAHAT BİRLEŞEBİLİRİZ. HİÇBİR ENGEL YOK. KAZAKİSTAN DA ÖYLE. </strong>Kırgızistan’da öyle, Türkmenistan’da öyle, Doğu Türkistan’da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle&#8230; Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli buna ait.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Seher TV, 12 Şubat 2009 </strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> <strong>Israrla Müslümanlar birlikten bahsetmezse Müslümanlar haklı konumda olmaz o zaman. Çünkü birleşmek farz, ayrılmak haram; Müslümanlar parçalanmışlar, bu harama girmişler bir kere. Bu haramı işlemekten vazgeçecekler. Yani birleşecekler.</strong> İşte diyorlar ki Araplar niye birleşip Filistinli kardeşlerimize yardım etmiyor.  Peki kardeşim sen Müslüman değil misin? Yani mesela Türk de İranlı olan da, Pakistanlı olan da bunlar hepsi Müslümandır yani. Niye illaki Araplar birleşip Filistinlileri kurtarmak mecburiyetinde? Halbuki Müslümanlar birleşip Filistin’i kurtarmak durumundadır. <strong>Bunu yapacak olan da Türkiye’dir. Türkiye’nin öncülüğüdür ve Türk İslam Birliğidir&#8230; Türk milleti bu konuda uygun yani son derece kararlı, tecrübesi de var. </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Sabah, 2 Aralık 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/agitKazakistan_sabah021210.jpg" alt="agitKazakistan sabah021210 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>AGİT Liderler zirvesinde 11 yıl aradan sonra Kazakistan’ın başkenti Astana’da toplandı. Zirvenin ilk günkü oturumunda söz alan liderler diyalog ve barış vurgusunu ön plana çıkardılar.<br />
AGİT Zirvesi&#8217;nde Yukarı Karabağ, Kırgızistan, Afganistan&#8217;da istikrarın sağlanması, AKKA sorunları, Nükleer denemelerin engellenmesi, Füze Savunma sistemleri, AGİT&#8217;in geleceği, terörizmle mücadele, insan, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi konular ele alınacak.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Yeniçağ, 2 Aralık 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/AgitZirvesi_yncag021210.jpg" alt="AgitZirvesi yncag021210 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hazreti Muhammed (s.a.v)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz (sav), insanlar için son peygamber olarak gönderilen, Allah&#8217;ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah&#8217;a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı, Allah&#8217;ın dostu, müminlerin de dostu ve velisidir. Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi, Hz. Muhammed (sav)&#8217;dir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu sitenin hazırlanış amacı da Peygamberimiz (sav)&#8217;i birçok yönüyle tanıtmak, onun ahlakını örnek alan insanlardan oluşan bir topluluğun ne kadar üstün özelliklere ve güzelliklere sahip olacağını göstererek, insanları Peygamberimiz (sav)&#8217;in ahlakına özendirmektir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hzmuhammed.jpg" alt="hzmuhammed 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hazretimuhammed.org/">www.hazretimuhammed.org</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Blombos Mağarası&#8217;nda Bulunan Eserler, İnsanın Evrimi Senaryosunu Bir Kez Daha Yıkıyor!</strong></p>
<table class="aligncenter" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/18.jpg" alt="18 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /><br />
<strong>Blombos Mağarası&#8217;nda bulunan üstte görülen boncuklar ve bulunan çeşitli süs malzemeleri, dönemin insanlarının estetikten anlayan, sanatı bilen, güzellikten hoşlanan kişiler olduğunu göstermektedir. Bunlar sözde ilkel varlıklar tarafından meydana getirilmiş olamaz.  </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">Güney Afrika sahillerindeki Blombos Mağaralarında yapılan kazılarda elde edilen veriler, insanın evrimi senaryosunu bir kez daha alt üst etti. <em>Daily Telegraph</em> gazetesi konuyla ilgili haberi, &#8220;<em>Taş Devri Adamı O Kadar Saf Değilmiş</em>&#8221; (Stone Age Man Wasn&#8217;t So Dumb) başlığıyla verdi. Birçok gazete ve dergide ise haber, &#8220;eski insanlarla ilgili teorilerin tamamen değiştirilmesi gerektiği&#8221; şeklinde yorumlandı. Örneğin <em>BBC News</em> konuyu şu şekilde bildiriyordu:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;<em>Bilim adamları bu buluşun, modern düşünme yöntemlerinin tahmin edilenden çok daha önce gelişmiş olduğunu gösterdiğini düşünüyorlar.</em>&#8221;  (BBC News, 10 January 2002)</p>
<p style="text-align: center;">Blombos Mağaralarında, bundan 80 bin -100 bin yıl öncesine ait toprak boya kalıpları bulunmuştu. Bu kalıpların hem vücut hem de sanat eserlerinin boyamasında kullanıldığı tahmin edilmekteydi. Bu buluştan önce bilim adamları, insanın düşünme, kavrama ve üretme yeteneğinin geliştiğini gösteren verilerin en erken 35 bin yıl önce ortaya çıktığını öne sürüyorlardı. Bulunan bu kalıplar ise söz konusu iddiayı tamamen sarstı. Evrimci bilim adamlarının sözde ilkel, hatta yarı maymunsu olarak nitelendirdikleri bu dönemin insanları, tıpkı günümüz insanları gibi kavrama ve üretme yeteneğine sahipti.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Arılar Yeryüzünden Kaybolursa Neler Olur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ünlü bilim adamı Albert Einstein “Arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır” demiştir. Wurzburg Üniversitesi’nin arı uzmanı Prof.Tautz, Einstein’ın sözlerinin bilimsel bir gerçek olduğunu ifade edip: “A<em>rılar taşıdıkları polenlerle 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlar. Bir kovandaki arılar 1 günde 400 kilometrelik bir alanı dolaşarak 1 milyon çiçeğin döllenmesini sağlar. İşte bu sona erdiğinde yenebilen bitkiler ve meyveler ortadan kalkar. Bitkiyle beslenen hayvanlar ve daha sonra da insanlar ölür</em>” şeklinde bir açıklama yapmıştır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imani5.jpg" alt="imani5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Hayatımızın, sadece bal yaptığını düşündüğümüz küçücük bir canlının yaşamına bağlı olması çok mucizevi bir durumdur.</p>
<p style="text-align: center;">Doğada, bu şekilde birbirine bağımlı ortak bir yaşam sürdüren birçok canlı vardır. Bu eşsiz düzen ise, üstün akıl sahibi Allah’ın, benzersiz yaratma sanatının örneklerindendir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah&#8217;ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.” (İbrahim Suresi, 34)</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ari5.jpg" alt="ari5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 9.GÜN" /></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-9-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-10-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-10-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bilin]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Dahi]]></category>
		<category><![CDATA[Edin]]></category>
		<category><![CDATA[Enfal]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Furkan]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hidayet]]></category>
		<category><![CDATA[Isfahani]]></category>
		<category><![CDATA[Kala]]></category>
		<category><![CDATA[Kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Samimi]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Veda Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yola]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN Ramazan 2011, 10. Gün O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman &#8220;Selam&#8221; derler. (Furkan Suresi, 63) &#8220;Alçak gönüllülük insana yükseklikten başka bir şey artırmaz. Alçak gönüllü olun ki Allah sizi yükseltsin. Af ve bağışlanma insanın ancak şerefini yükseltir. Affediniz ki Allah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/10.jpg" alt="10 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 10. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman &#8220;Selam&#8221; derler. (Furkan Suresi, 63)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Alçak gönüllülük insana yükseklikten başka bir şey artırmaz. Alçak gönüllü olun ki Allah sizi yükseltsin. Af ve bağışlanma insanın ancak şerefini yükseltir. Affediniz ki Allah sizi izzetlendirsin.&#8221; (Isfahani)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.“<sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;">Allah Kuran&#8217;da birçok ayetinde sapıklık içinde olan insanları doğru yola iletmek, onları arındırmak ve onlara ayetlerini öğretmek için elçilerini gönderdiğini bildirmektedir. Peygamberimiz (sav) Allah&#8217;ın kendisine verdiği bu sorumluluğu büyük bir sabır, şevk ve kararlılıkla hayatı boyunca sürdürmüştür. Vefatına çok yakın bir zaman kala yaptığı Veda Hutbesi&#8217;nde dahi Müslümanları eğitmeye ve onlara öğüt vermeye devam etmiştir. Allah bir ayetinde, Peygamberimiz (sav)&#8217;in öğütlerinin, hatırlatma  ve uyarılarının inananlar için &#8220;hayat verecek şeyler&#8221; olduğunu bildirmektedir. Ayette şöyle buyrulmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah&#8217;a ve Resûlü&#8217;ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O&#8217;na götürülüp toplanacaksınız. (Enfal Suresi, 24)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bu nedenle Peygamberimiz (sav)&#8217;in çağrı ve öğütleri herhangi bir insanın çağrısı gibi değildir. Bu çağrılara uymak, insanın dünyada ve ahirette kurtuluşu demektir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in her çağrısında insanı kötülüklerden, zulümden, karamsarlıktan, azaptan kurtaracak hikmetler vardır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in her öğüdünde Allah&#8217;ın ilhamı ve koruması olduğu için, samimi bir Müslüman bu öğütlere gönülden teslim olarak, hidayet bulur.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara_sulu.jpg" alt="manzara sulu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in günümüze ulaşan sözlerinde onun müminlere verdiği güzel öğütler de bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi sahabesi Muaz (r.a)&#8217;a verdiği öğüttür. Ona şöyle söylediği aktarılır:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Muaz! Sana Allah&#8217;tan korkmanı, sözün doğrusunu söylemeni, sözünde durmanı, emaneti yerine getirmeni, hıyanetten uzak kalmanı, komşu hakkını korumanı, yetime acımanı, tatlı sözlülüğü, bol bol selam vermeni, işin iyisini yapmanı, az tamahkarlığı, imana sarılmanı, Kuran&#8217;ı derinliğine anlamanı, ahiret sevgisini, hesaptan korkmanı, tevazu kanatlarını indirmeni tavsiye ederim.</p>
<p style="text-align: center;">Muaz! Seni hikmet sahiplerine sövmekten, doğru söyleyene yalan söylemekten, günahkara boyun eğmekten, adaletli bir hükümdara baş kaldırmaktan, yeryüzünde fesat çıkarmaktan men ederim.</p>
<p style="text-align: center;">Muaz! Sana her taşın, ağacın ve duvarın yanında nerede olursan ol Allah&#8217;tan korkmanı işlediğin her günahın ardından gizlisine gizli, aleni olanına da aleni tevbe etmeni tavsiye ederim.&#8221;<sup>2 </sup></p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz, yakınlarını ve Müslümanları böyle eğitmiş ve onları her zaman güzel huylu olmaya çağırmıştır. (<span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.islamahizmet.com/">www.islamahizmet.com</a></span>)
</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;" align="left">1-    Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539</p>
<p style="text-align: center;" align="left">2-    Ebu Nuyam el-Ilye,  Beyhaki, ez-Zühd&#8217;de açıklamışlardır; Huccetü&#8217;l İslam İmam Gazali, İhya&#8217;u  Ulum&#8217;id-din, 2. cilt, s.793</p>
<p style="text-align: center;" align="left">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gerçek hayatın yaşanacağı sonsuz ahiret</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsan yaşadığı her an Allah&#8217;ın kendisi için yaratmış olduğu yüzlerce nimet ve güzellikle karşılaşır; soluduğu temiz hava, her biri birbirinden farklı ve etkileyici güzellikteki doğa manzaraları, hayvanlardaki eşsiz güzellikler ve birbirinden ihtişamlı bitkiler, çiçekler ve insan güzelliği ruhta derin etkiler bırakır. Ama dünya hayatındaki tüm bu güzelliklere dair bilinmesi gereken çok önemli bir gerçek vardır; Rabbimiz&#8217;in bildirdiği gibi, <strong>&#8220;&#8230; Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.&#8221; </strong>(Al-i İmran Suresi, 185)</p>
<p style="text-align: center;">Dünya hayatının aldatıcılığı, onun geçiciliğinden, bir gün mutlaka yok olacak olmasından kaynaklanmaktadır. Mülk Suresi’nin 2. ayetinde hatırlatıldığı gibi, Allah yeryüzünü ve dünya nimetlerini insanlardan hangilerinin salih davranışlarda bulunacaklarının denenmesi için yaratmıştır. İnsan burada çok kısa bir süre kalacak ve dünya nimetlerinden ancak sınırlı bir süre için faydalanabilecektir. İnsanın gerçek hayatını yaşayacağı yer ise ahirettir. Allah Kuran&#8217;da ahiretin insanların <strong>&#8220;asıl hayatı&#8221;</strong> olduğunu şöyle bildirmiştir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve &#8216;(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır&#8217;. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dolayısıyla insanın çok kısa olan dünya hayatını kendisine amaç edinip geçici dünya nimetlerinin hırsıyla hareket etmesi büyük bir aldanıştır. Allah dünya hayatında elde edilen yararların geçici ve değersiz olduğunu hatırlatarak insanları Kuran’da uyarmıştır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/agac_manzara.jpg" alt="agac manzara 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i şerifinde cennet ile dünya arasındaki farkı şöyle bir örnek ile açıklamıştır:</p>
<p style="text-align: center;">Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Cennette, yay kadar bir yer, güneşin üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır.&#8221; (Buhari, Bed&#8217;ü&#8217;l-Halk 8, Tefsir, Vakı&#8217;a 1; Müslim, Cennet 6, (2826); Tirmizi, Cennet 1, (2525).)</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in bildirdiği gibi bu dünyadaki nimetler cennet nimetlerinin ancak çok küçük bir örneği olabilir. Dünya hayatının nimetleri ne kadar güzel, etkileyici ve kalıcı görünse de, insan bunların ardında gizlenen bu önemli gerçeği hiçbir zaman unutmamalıdır. Yalnızca bir aldanıştan ibaret olan bu dünyanın sahte süslerine kapılmanın, kendisini hem dünyada hem de ahirette hüsrana sürükleyeceğini bilmeli, her anında bu bilinçle hareket etmelidir.</p>
<p style="text-align: center;">Allah, gerçek hayatın yaşanacağı sonsuz ahiret için çaba harcayanlara hem dünyada hem de ahirette <strong>&#8220;güzel bir hayat&#8221; </strong>vereceğini vaat etmiştir. (Nahl Suresi, 97) Aksinde ise, insanlar için dünya hayatında <strong>&#8220;sıkıntılı bir geçim&#8221;</strong> vardır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.&#8221; (Taha Suresi, 124)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Müminler Kuran&#8217;da bildirilen bu gerçeklerin farkındadırlar. Yaşadıkları her anın, dünya hayatında karşılarına çıkan herşeyin imtihanlarının bir parçası olduğunu bilirler. Bu nedenle çekici kılınan dünya nimetlerine karşı tutkulu bir sevgi duymaz, bütün hayatlarını kendilerine vaat edilen ahireti kazanabilecekleri şekilde geçirirler.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.olumkiyametcehennem.net/">http://www.olumkiyametcehennem.net/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türkiye&#8217;yi yok etmeye kalkmak, dünyanın intiharı olur. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 23 Haziran 2011 tarihli saat 00:30’daki A9 Tv ve Samsun Aks Tv röportajından</p>
</div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.) İnsanlara Yaratılış Gerçeğini Fosillerle İspat Edecektir</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>BİN YILDAN DAHA ESKİ İSKELET KEMİKLERİ, İMAM MEHDİ (A.S.) İLE KONUŞACAKLAR.</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Mikyaal al-Makaarem, c. 1, s. 223-224)</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste verilen bilgi, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin fosillerle ilgileneceğini, Yaratılış gerçeğini fosillerle ispat edeceğini, bu eski fosillerle inkarı ve dalaleti; dinsiz, materyalist ve <strong>Darwinist</strong> sistemi ortadan kaldıracağını göstermektedir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara10.jpg" alt="manzara10 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Hz. Mehdi (a.s.)’nin, materyalizmin ve <strong>Darwinizm</strong>&#8216;in geçersizliğini ispat ederken bin yıldan eski, yani milyonlarca yıllık fosilleri kullanacağı açıkça anlaşılmaktadır. Hadis, <strong>fosillerin adeta lisan-ı hal ile, “Hüccet Mehdi (a.s.), biz Allah&#8217;tan bir deliliz; bizlerin evrim geçirmediğimizi, ilk yaratılıştan itibaren değişmeden aynısıyla kaldığımızı bizleri delil göstererek insanlara anlatabilirsin” diyeceklerine ve Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin de, yer altından çıkan fosiller yoluyla bu gerçeği resim, yazı, kitap, video film ve belgelerle insanlara anlatacağına</strong> işaret etmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin bir ismi de, <strong>“delil getiren”</strong> yani <strong>“Hüccet”</strong>tir. Hüccet Mehdi (a.s.) ahir zamanda hüccet (delil) ile konuşacaktır. Allah ona bu imkanı verecek ve canlılara ait kemikler de Hz. Mehdi (a.s.) için birer delil (hüccet) olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Hz. Mehdi (a.s.) bu fosilleri, o devrin ateist, materyalist ve <strong>Darwinistlerine</strong> karşı, reddi mümkün olmayan kesin birer delil olarak kullanacak ve bu yolla <strong>Darwinistleri</strong> mağlup edip dinsiz materyalist sistemi tamamen ortadan kaldıracaktır.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hz. İsa (as) nur-u imanın dikkatiyle bilinecektir.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman10.jpg" alt="bediuzzaman10 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />Bediüzzaman Hz. İsa (as)&#8217;ın yeryüzüne ilk indiği zaman, kendisinin Hz. İsa (as) olduğunu hemen bilmeyeceğini, ancak daha sonra farkına varacağını bildirmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">&#8230; Hatta <strong>Hazret-i İsa Aleyhisselam’ın nuzulü</strong> (inişi) <strong>dahi ve KENDİSİ İsa Aleyhisselam olduğu, nur-u imanın</strong> (imanın ışığıyla) <strong>dikkatiyle bilinir; herkes bilemez.”</strong> (Şualar, sf. 487)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman&#8217;ın bu sözünde Hz. İsa (as)&#8217;ın bir şahıs olarak yeryüzüne geleceği çok kesin ifadelerle vurgulamıştır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>-&#8230; Hazret-i İsa Aleyhisselam’ın nuzulü</strong>(inişi)…</p>
<p style="text-align: center;"><strong>-… KENDİSİ İsa Aleyhisselam olduğu…</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>-… nur-u imanın</strong>(imanın ışığıyla)<strong>dikkatiyle bilinir; </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>-… herkes bilemez</strong></p>
<p style="text-align: center;">Öncelikle Bediüzzaman Hz. İsa (a.s)&#8217;ın inişinden bahsetmektedir. Bu açıklaması Hz. İsa (a.s)&#8217;ın bir şahsı manevi olmadığını, bedeniyle yeryüzüne gelecek bir şahıs olduğunu göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;">“Böyle bir şuur ve bilincin bir şahsı manevi için söz konusu olamayacağı” da çok açıktır. Ancak bir insan, kendisinin kim olduğunu anlayabilir, içerisinde bulunduğu durumu fark edebilir. Ayrıca burada kullanılan “kendisi” kelimesi de yine şahıs ifade eden bir sözdür.</p>
<p style="text-align: center;">Said Nursi Hazretleri, çevresindeki insanların Hz. İsa (as)&#8217;ın, ahir zamanda beklenen peygamber olduğunu ancak imanlarıyla fark edebileceklerini söylemiştir. Burada insanların bir şahsı maneviyi değil, “bekledikleri bir şahsı” tanımalarından bahsedildiği açıktır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.mesihisa.com/index.php">http://www.mesihisa.com/index.php</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz.&#8221; (Taha Suresi, 135)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2023
</p>
<div style="text-align: center;">
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/120.gif" alt="120 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</div>
<p style="text-align: center;"><strong>Ve onları, Kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi. (Enbiya Suresi, 73)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1984
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/120.gif" alt="120 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. (Rum Suresi, 1-2)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1980</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.turkcekuran.net/">www.turkcekuran.net</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Türkiye 10 yıl sonra Avrupa&#8217;nın en güçlüsü</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kanal 35, 14 Aralık 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Türkiye büyük bir devlettir, rica etmeleri lazım Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesi için hatta bir tabirle de yalvarmaları gerekir. Çünkü <strong>ONLARI ZENGİN EDECEK, KURTARACAK TÜRKİYE’DİR. TÜRKİYE’NİN DİNAMİK GÜCÜDÜR, DİNAMİK GENÇLİĞİDİR VE BÜTÜN TÜRK DEVLETLERİNİN DİNAMİK GENÇLİĞİDİR VE ONLARIN YER ALTI GÜCÜDÜR, MADENLERİDİR, PETROLLERİDİR, DOĞAL GAZIDIR VE BÜTÜN İSLAM ÂLEMİNİN SERMAYESİ VE PETROLLERİ DİMDİK AYAKTA ŞU AN, BÜTÜN BUNLARIN YÖNETİCİSİ KONUMUNDA OLACAKTIR TÜRKİYE, LİDER VE AĞABEY KONUMUNDA OLACAKTIR, YANİ BİR KANAL OLACAK AVRUPA İÇİN, A</strong>vrupa ölüme gidiyor, yani onları kurtaracak bir kandır, bir serumdur Türkiye, yani acil ihtiyacı olan…</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çırağan İftar Toplantısı, 16 Ekim 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİNİ KABUL ETMEYECEK BU COĞRAFYADA KİMSE YOK.</strong> Çünkü Türkiye son derece ılımlı, sevecen, makul bir ülke. İnsanları saygın ve efendi insanlar, son derece kültürlü, görgülü insanlar. <strong>VE YILLARCA LİDERLİK YAPMIŞ BİR ÜLKE BİLİYORSUNUZ. OSMANLI DÖNEMİNDEN BİR TECRÜBESİ VAR. BÜTÜN TÜRK ÜLKELERİNİN, BÜTÜN İSLAM ÜLKELERİNİN AĞABEYSİ OLARAK ORTAYA ÇIKACAKTIR TÜRKİYE. BUNU HERKES GÖRECEK.</strong> Bunu açık açık da söylüyorum, on yıl sonra bu sözümün altına ben yine imzamı atacağım inşaAllah.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Türkiye, 3 Aralık 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/ekonomiTurkiyeLider_trky031210a.jpg" alt="ekonomiTurkiyeLider trky031210a 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Uluslararası reyting ve araştırma firması Business Monitor International’ın raporuna göre, Türkiye artan tüketimi ve yatırımcı ilgisiyle, gelecek 10 yılda Avrupa’nın en güçlü ülkesi olacak.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tarihi Bir Yalan Kabataş Devri</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasdevri_kitap.jpg" alt="kabatasdevri kitap 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />Darwinistler, tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzadığını iddia ettikleri sözde evrim sürecini kendilerince açıklayabilmek için, insanlık tarihini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için sözde &#8220;ilkel insan&#8221;ın yaşam şeklini ifade eden &#8220;mağara devri&#8221;, &#8220;taş devri&#8221; gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. Oysa karanlık bir mağarada postlara bürünerek oturan, konuşma yeteneği olmayan yarı insan yarı maymun canlılar, yalnızca birer hayal ürünüdür. İlkel insan hiçbir zaman var olmamış, taş devri hiçbir zaman yaşanmamıştır. Bunlar evrimcilerin bir kısım medyanın da yardımıyla oluşturdukları göz boyamalardan başka bir şey değildir. İnsan, var olduğu günden bu yana insandır. Var olduğu günden bu yana da yüksek bir kültüre sahiptir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu kitapta, &#8220;kabataş devri&#8221; iddiasının tarihi bir yalan olduğu ortaya konulmakta, bilimsel bulguların yaratılış gerçeğini desteklediği gösterilmektedir. İnsan bu dünyaya evrimle değil, sonsuz bir güç ve akıl sahibi olan Allah&#8217;ın kusursuz yaratmasıyla gelmiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kabatasdevri.com/">www.kabatasdevri.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" /></strong>
</p>
<h1 style="text-align: center;">Müminler Her Zaman Medeni Bir Yaşam Sürmüşlerdir</h1>
<p style="text-align: center;">Evrimcilerin sözde taş devri olarak nitelendirdikleri dönemde insanlar ibadetlerini yerine getiriyor, gönderilmiş elçilerin tebliğlerini dinliyor, binalar inşa ediyor, mutfaklarında yemek pişiriyor, aileleriyle sohbet ediyor, komşu ziyaretlerine gidiyor, terzilere kıyafetler diktiriyor, doktorlara tedavi oluyor, müzikle ilgileniyor, resimle uğraşıyor, heykel yapıyor kısaca normal bir yaşam sürüyorlardı. Arkeolojik bulguların da gösterdiği gibi teknolojide ve bilgi birikiminde tarih boyunca değişiklikler olmuş, ama insan hep insanca yaşamıştır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/neolitikkasik.jpg" alt="neolitikkasik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">MÖ 7-11 bin yıllarına ait olan kaplar, masa modeli ve kaşık, dönemin insanlarının yaşam düzenleri hakkında önemli bilgiler vermektedir. Evrimcilerin iddiasına göre bu dönemde insanlar henüz yerleşik düzene geçmişler ve yeni yeni medenileşmeye başlamışlardır. Oysa bu malzemeler, dönemin insanlarının kültürlerinin eksiksiz olduğunu, tam anlamıyla medeni bir yaşam sürdüklerini göstermektedir. Bu insanlar, tıpkı günümüzdeki insanlar gibi masalarda oturmakta, tabaklarda, çatal, kaşık, bıçak kullanarak yemeklerini yemekte, misafirlerini konuk etmekte, onlara ikramda bulunmakta, kısaca düzenli bir hayat yaşamaktaydılar. Elde edilen bulgular bütünüyle incelendiğinde, sanat anlayışlarıyla, tıp bilgileriyle, teknik imkanlarıyla, günlük yaşantılarıyla Neolitik çağ insanlarının tıpkı kendilerinden öncekiler ve sonrakiler gibi insani bir yaşam sürdükleri görülmektedir. (<a href="http://imanisiteler.com/">http://imanisiteler.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insan_evrim02.jpg" alt="insan evrim02 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Timsah</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/timsah_fosil.jpg" alt="timsah fosil 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 10.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dönem: </strong>Mezozoik zaman, Kretase dönemi<br />
<strong>Yaş:</strong> 65 milyon yıl<br />
<strong>Bölge:</strong> Çin</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">Darwinistler, sürüngenlerin kökenlerinin deniz canlıları olduğunu iddia ederler. Hiçbir bilimsel bulguyla destekleyemedikleri bu iddiaya göre, günün birinde susuz kalan balıklar karaya çıkmak zorunda kalmışlar ve böylece sürüngenleri oluşturmuşlardır. Ancak bu senaryoyu destekleyecek bir tane bile yarı balık yarı sürüngen özellikleri taşıyan bir canlının fosiline rastlanmamıştır. Yüz binlerce fosil içinde, balıklar hep balık, sürüngenler hep sürüngen olarak görülmektedir. Bulunan her fosil, bugünkü türlerle tıpatıp aynıdır ya da geçmişte yaşamış, ama bugün soyu tükenmiş bazı canlılara aittir.</p>
<p style="text-align: center;">Bunlardan biri de resimde görülen 65 milyon yaşındaki timsah fosilidir. Bu fosil, timsahların hep timsah olarak var olduklarının delilerindendir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-10-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-11-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-11-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Beni]]></category>
		<category><![CDATA[Edin]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli]]></category>
		<category><![CDATA[Halde]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Isra]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Ndan]]></category>
		<category><![CDATA[Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sevin]]></category>
		<category><![CDATA[Tekbir]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1045</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN Ramazan 2011, 11. Gün Allah&#8217;ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O&#8217;dur; beşin altıncısı da mutlaka O&#8217;dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/11.jpg" alt="11 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 11. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Allah&#8217;ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O&#8217;dur; beşin altıncısı da mutlaka O&#8217;dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir.  (Mücadele Suresi, 7)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Allahu Teala herkesin dilinin yanındadır. Yani söylenen her sözü bilir. O halde herkes konuştuğu sözde Allah&#8217;tan korksun.&#8221; (Hatib)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah&#8217;ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz.&#8221;<sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), Allah&#8217;ın <strong>&#8220;… Ve O&#8217;nu tekbir edebildikçe tekbir et&#8221;</strong> (İsra Suresi, 111) ayetiyle bildirdiği emrine uygun olarak bir konuyu anlatırken, müminlere öğüt verirken, insanlara seslenirken veya dua ederken, hep Rabbimizi en yüce ve en güzel isimleri ile anar, O&#8217;nun gücünü, üstünlüğünü ve büyüklüğünü zikrederdi. Allah, Peygamberimiz (sav)&#8217;e, insanlara nasıl hitap etmesi gerektiğini şöyle bildirmiştir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Ey mülkün sahibi Allah&#8217;ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin. Geceyi gündüze bağlayıp-katarsın, gündüzü de geceye bağlayıp-katarsın; diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Sen, dilediğine hesapsız rızık verirsin.&#8221; (Al-i İmran Suresi, 26-27)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Ey insanlar, ben Allah&#8217;ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O&#8217;nundur. O&#8217;ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah&#8217;a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah&#8217;a ve O&#8217;nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz. (Araf Suresi, 158)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed&#8217;dir (herşey O&#8217;na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O&#8217;nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1-4)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/huzur01.jpg" alt="huzur01 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), bir Müslümana öğüt verirken de ona önce Allah&#8217;ın yüceliğini hatırlatmış ve şöyle demiştir:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Allah&#8217;tan başka ilah yoktur, o tektir, şeriksizdir. Arz ve semanın mülkü O&#8217;na aittir. Bütün hamdler O&#8217;nadır, O herşeye kadirdir.&#8221; de&#8230; Taşlanmış şeytandan Allah&#8217;a sığın.&#8221;2</p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimizin her halini, ahlakını ve takvasını kendisine örnek edinen, Kuran&#8217;a ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in sünnetine uyan her müminin konuşması da, insanlara Allah&#8217;ı, O&#8217;nun gücünü ve büyüklüğünü hatırlatan, daima Allah&#8217;a çağıran, insanlara Allah&#8217;ı sevdiren ve O&#8217;ndan korkup sakınmalarına vesile olan bir üslupta olmalıdır. Müminin her konuşmasında Allah&#8217;ı unutmadığı, her zaman Rabbimize yöneldiği belli olmalıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.islaminyukselisi.com/">www.islaminyukselisi.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;" align="left">1-    Tirmizi; Huccetü&#8217;l İslam İmam Gazali, İhya&#8217;u  Ulum&#8217;id-din, 4. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, s.594</p>
<p style="text-align: center;" align="left">2-    Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s. 311</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Geri adım atmasını bilmek, hakkından feragat edebilen insan olabilmek&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genelde insanlar arasında <strong>“dediğini yaptırabilen”</strong> bir kişi olabilmek önemlidir. Çoğu kimse, bu özelliği gösteren kişilere karşı çok daha fazla saygı duyar. Bu kimselerin, diğer insanların elde edemediği çok önemli bir üstünlüğe sahip olduklarına inanır; gösterdikleri güçlü ve baskın kişilik nedeniyle onlara karşı derin bir hayranlık beslerler.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara11.jpg" alt="manzara11 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Oysa ki bu tümüyle çok yanlış bir bakış açısıdır. <strong>Çünkü asıl üstünlük, bir kişinin sürekli olarak kendi dediğini yaptırması, her konuda kendini haklı çıkarması ve tek söz sahibi kendisini görmesi değildir.</strong> Tam tersine bu, her insanın kolaylıkla yapabileceği bir tavırdır. Nefis insanı zaten bu yönde teşvik etmekte ve desteklemektedir. İnsanın daima kendinden yana tavır alması, nefsin en hoşuna giden şeylerden biridir. Kişinin egosunu, enaniyetini, gurur ve kibrini en çok mutlu edecek davranışlardandır. Dolayısıyla bir insanın sürekli üstün gelmeyi, haklı çıkmayı ve dediğini yapmayı başarmasından dolayı sevince kapılması ve kendini başkalarından daha büyük görmesi çok yersizdir. Aynı şekilde çevresindeki insanların da, böyle bir kimseye saygı ve hayranlık duymaları çok yanlıştır.  <strong>Asıl üstünlük, bir kimsenin kendi egosunu, enaniyetini ve gururunu –Allah rızası için- yenebilmesi; kendi nefsinin isteklerindense, Allah&#8217;ın razı olacağı ahlakı uygulamayı tercih edebilmesidir. Sürekli olarak kendi dediğini yaptırmanın peşinde olmaktansa, -Allah rızası için- alçakgönüllülükle, tevazuyla hareket edip, başkalarının fikirlerine ve sözlerine de değer verebilmesidir. İşte asıl emek gerektiren ve dolayısıyla da saygı ve hayranlık duyulması gereken ahlak şekli de budur. Çünkü nefse asıl zor gelen de budur.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Vicdanını kullanan, tevazu gösteren, hakkından geçen, geride kalmayı kabul eden bir kimse, Allah&#8217;ın beğendiği ve razı olacağını bildirdiği ahlakı göstermiş olur. Dolayısıyla dünyada insanlar tarafından fark edilmese, üstün tutulmasa ve takdir edilmese dahi, hiçbir şekilde bir kayba uğramış olmaz. Tam tersine inşaAllah, Allah Katında ve ahirette Rabbimiz&#8217;in rızasını kazananlardan olması umulur, ki asıl üstünlük de zaten budur.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>İslam alemini Hz. Mehdi (as) önderliğinde birleşmek kurtarır. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 30 Haziran 2011 tarihli A9 Tv, Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">
</div>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin Saçları Güzelliğiyle Dikkat Çekecektir</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ahmed b. Sinan Kirmani Dimeşki (1019): Ehl-i Sünnet’in meşhur alimlerinden olup “Ahbar-ud Duvel” adlı kitapta şöyle yazar: “</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“…O (HZ. MEHDİ (A.S.)) , ORTA BOYLU, GÜZEL YÜZLÜ, GÜZEL SAÇLIDIR&#8230;”</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Ahbar-ud Duvel, s. 117 -Hicri 1382 basımı)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara3deniz.jpg" alt="manzara3deniz 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Abdulmelik İsami (1111): Mekke’de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir. O, “Sımt-ul Nucum-il Avali” diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında şöyle yazıyor: <strong>“&#8230; O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MU’TEDİL, GÜZEL YÜZLÜ VE GÜZEL SAÇLI, İNCE BURUNLU VE GENİŞ YÜZLÜ BİR GENÇTİR.” </strong></p>
<p style="text-align: center;">(Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138)</p>
<p style="text-align: center;">(Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah Turan,  Al-i Taha, s. 157)</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin <strong>“güzel yüzlü ve güzel saçlı”</strong> olacağı bildirilmiştir. Ayrıca<strong>“geniş yüzlü”</strong> ifadesiyle de, diğer hadislerde<strong>“geniş alınlı”</strong> olduğu bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin başının da, Peygamber Efendimiz (sav)’in mübarek başı gibi büyükçe olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hz. İsa (a.s)’ın Hz. Mehdi (a.s) ile birlikte namaz kılacak, Hz. İsa (a.s) Hz. Mehdi (a.s)’a tabi olacaktır.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman11.jpg" alt="bediuzzaman11 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /><strong>&#8230; Hattâ &#8220;Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir. Hazret-i Mehdi&#8217;ye namazda iktida eder, tâbi&#8217; olur.&#8221; diye rivayeti, bu ittifaka (birleşmeye) ve hakikat-ı Kur&#8217;aniyenin metbuiyetine (Kur&#8217;an hakikatlerine uyulmasına, tabi olunmasına) ve hâkimiyetine işaret eder. </strong>(Şualar, sf. 587)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman Hazretleri’nin bu sözünde Hz. İsa (a.s)’ın Hz. Mehdi (a.s) ile birlikte namaz kılacağı anlatılmaktadır. Pek çok sahih hadiste de yer alan bu ifade, Hz. İsa (a.s) ile Hz. Mehdi (a.s)’ın beraber hareket edecekleri ve bizzat dünyevi bedenleri ile müminlerin başında bulunacaklarını göstermektedir. Bu izah da yine Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s)’ın birer şahsı manevi değil birer kişi olarak zuhur edeceklerini açıklayan bir başka delildir. Hz. İsa (a.s), yeryüzüne önceki gelişinde de namaz ibadetini yerine getirdiği gibi ikinci kez gelişinde de Allah’ın izniyle bu ibadetine devam edecektir. Kuran’da bu konu şöyle bildirilir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“(İsa) Dedi ki: &#8220;Şüphesiz ben Allah&#8217;ın kuluyum. (Allah) Bana Kitab&#8217;ı verdi ve beni peygamber kıldı. Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti.&#8221; (Meryem Suresi, 30-31)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kehfsuresiveahirzaman.com/">http://www.kehfsuresiveahirzaman.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah&#8217;ındır. Ve o gün mü&#8217;minler sevineceklerdir .(Rum Suresi, 4)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2010
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67.gif" alt="67 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Andolsun, biz Zikir’den sonra Zebur&#8217;da da: &#8220;Şüphesiz Arz&#8217;a salih kullarım varisçi olacaktır&#8221; diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2051</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/67.gif" alt="67 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir. (Şuara Suresi, 4)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2022</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kuranbilgisi.com/">www.kuranbilgisi.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>AB İşsizlik batağında</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 31 Ocak 2009</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: 2007&#8242;DE BAŞLADI BU KRİZ, 2014&#8242;E KADAR HEPSİNİ YUTACAK BÜTÜN SİSTEMİ YUTACAK VE ÇOK GARİBAN, ÇOK ZAVALLI HALE GELECEKLER VE DİZ ÇÖKECEKLER YANİ KURTARIN BİZİ DİYECEKLER, O HALE GELECEKLER.</strong> Ve kıtlık da gelişecek bunun sonucu olarak. …Kuran’da geçen Karun olayı şu an ahir zamanda oluşmuştur. Yani Karun’un bütün hazineleri yerin dibine batıyor şu an. Ki Karun’un hazineleri ünlüdür biliyorsunuz ve çok büyük olduğunu belirtir Kuran. Gücünün, ekonomik gücünün çok büyük olduğunu belirtir. Bunların da ekonomik gücü çok büyüktü. Ama Yusuf Suresi’nde belirtilen o kıtlık dönemine girdiler işte şu an. Ve yedi yıl sürecek bu kıtlık döneminde bayağı tabir-i caize adam olacaklar, dizleri yere gelecek. Ve İslam’ın, Kuran’ın değerini bilecekler. Türk İslam alemi bunları yine kurtaracak sonunda.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 18 Şubat 2009</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Ekonomik krizin nedeni de yine budur. Kendilerince çok akılcı olduklarını, çok iyi teknik detaylara sahip olduklarını iddia ediyorlardı. <strong>BAKIN TAM ANLAMIYLA BİR TUFAN BAŞLADI, EKONOMİK TUFAN BAŞLADI VE HİÇBİR ŞEKİLDE DE DURDURAMIYORLAR. </strong>Nerede bunların ekonomistleri, profesörleri, bankaları, para basma makineleri, altın depoları nerede bunların? Niye durduramıyorlar? Durduramazlar. Çünkü asıl insana yatırım yapmadılar. Altına, paraya yatırım yapmayla bu işler olmaz. Binaya yatırım yapmakla olmaz&#8230; Bunun çözümü insana yatırım yapmaktır. Egoistlikten, bencillikten insanların uzak durması, son derece samimi olması, Allah korkusu, Allah sevgisi, coşkun bir muhabbet, kardeşlik bağı, fakirlere karşı sevgi, acıma ve merhamet duygusunun gelişmesi, bunlarla çözüm olur. Yoksa egoistliğin, bencilliğin hakim olduğu bir dünyada gece gündüz darphaneler para bassa, gece gündüz ekonomistler sabaha kadar çalışsalar hiçbir netice alamazlar. Bu tufanını durduramazlar ve durduramıyorlar. <strong>DURDURAMADIKLARINI DA GÖRECEKLER&#8230;</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Şafak, 2 Aralık 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/ekonomiAvrupa_ysafak021210%281%29.jpg" alt="ekonomiAvrupa ysafak021210%281%29 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Avrupa Birliği (AB) istatistik kurumu Eurostat’ın verilerine göre Avro Bölgesi’nde işsizlik rakamları ciddi şekilde tehdit oluşturmaya başladı.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Taraf, 2 Aralık 2010</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/AbIssizlik_taraf021210%281%29.jpg" alt="AbIssizlik taraf021210%281%29 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Türk İslam Birliği</strong></p>
<p style="text-align: center;">T<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/tib2.jpg" alt="tib2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />ürk İslam Dünyası’nın birliği, Allah’ın izni ve lütfü ile, 21.yüzyılda yeryüzüne özlenen barışı ve huzuru getirecek olan bir birlikteliktir. Sevgi, kardeşlik, şefkat, hoşgörü, dayanışma ve muhabbet temeli üstüne kurulacak birlik yaşandığı bölgeye ekonomik refahı, demokratik yaşamı, adaleti getirmeyi hedeflemektedir. Türk-İslam Birliği, manevi değerlerin yüceltilmesini, sanatın, teknolojinin, bilimin en üst seviyelerine çıkmasını sağlayacak olan bu birlikteliğin adıdır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/tib1.jpg" alt="tib1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/3201/TURK_ISLAM_BIRLIGI">www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/3201/TURK_ISLAM_BIRLIGI</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></strong>
</p>
<h1 style="text-align: center;">Evrimciler Arkeolojik Bulguları Açıklayamazlar</h1>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insan.jpg" alt="insan 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />Bundan on binlerce yıl önce de tıpkı günümüzdeki gibi, insanlar evlerinde yaşıyor, tarımla uğraşıyor, alışverişlerini yapıyor, tekstil ürünleri meydana getiriyor, yemeklerini yiyor, akraba ziyaretlerine gidiyor, müzikle ilgileniyor, resim yapıyor, hastalıkları tedavi ediyor, ibadetlerini yerine getiriyor kısaca normal günlük hayatlarını yaşıyorlardı. Allah&#8217;ın gönderdiği peygamberlere uyan insanlar Bir olan Allah&#8217;a iman ediyor, bazıları ise sapkınça putlara tapıyordu. Peygamberlere uyan müminler Allah&#8217;ın emrettiği ahlakı yaşarken, birtakım insanlar da batıl uygulamalarda bulunuyor, sapkın ayinler gerçekleştiriyorlardı. Günümüzde olduğu gibi tarihin her döneminde de, hem Allah&#8217;ın varlığına iman eden insanlar vardı, hem de putperest ve müşrik insanlar.</p>
<p style="text-align: center;">Evrimcilerin sözde taş devri olarak nitelendirdikleri dönemde insanlar ibadetlerini yerine getiriyor, gönderilmiş elçilerin tebliğlerini dinliyor, binalar inşa ediyor, mutfaklarında yemek pişiriyor, aileleriyle sohbet ediyor, komşu ziyaretlerine gidiyor, terzilere kıyafetler diktiriyor, doktorlara tedavi oluyor, müzikle ilgileniyor, resimle uğraşıyor, heykel yapıyor kısaca normal bir yaşam sürüyorlardı. Arkeolojik bulguların da gösterdiği gibi teknolojide ve bilgi birikiminde tarih boyunca değişiklikler olmuş, ama insan hep insanca yaşamıştır. (<a href="http://www.evrimteorisikuranlacelisir.com/">http://www.evrimteorisikuranlacelisir.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">12 BİN YILLIK BONCUKLAR</p>
<p style="text-align: center;">Yaklaşık MÖ 10 bin yılına ait olan bu taşlar, arkeologların bulgularına göre bir tür boncuk olarak kullanılmaktaydı. Taşlardaki muntazam delikler dikkat çekicidir. Bu delikler, taşa taşla vurularak açılamaz. Böyle sert taşlarda bu derece düzgün delikler açabilmek için çelik veya demirden yapılmış aletler kullanılmış olmalıdır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/boncuk.jpg" alt="boncuk 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">12 BİN YILLIK DÜĞME</p>
<p style="text-align: center;">MÖ 10 binli yıllarda kullanılmış olan kemikten yapılmış bu düğmeler, dönemin insanlarının kıyafet kültürlerinin olduğunu göstermektedir. Düğmeyi kullanan bir toplumun dikişi, kumaşı, dokumacılığı da bilmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/dugme.jpg" alt="dugme 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yağmur Damlasındaki Ölçülü Hız</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yagmurdamla.jpg" alt="yagmurdamla 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />Her yağmur damlası yeryüzüne rahatsızlık vermeyecek bir hızda iner. Oysa yağmur damlası büyüklüğünde ve ağırlığında herhangi bir cisim, 1200 metreden bırakıldığında giderek hızlanır ve yere yaklaşık saatte 558 km. hızla düşer.</p>
<p style="text-align: center;">Ancak yağmur damlasının yeryüzüne iniş sürati saatte 8 ile 10 km. arasındadır. Yağmur damlalarını inceleyen araştırmacılar, bu damlaların atmosferin sürtünme etkisini artıran ve yere düşüşünü yavaşlatan bir şekle sahip olduğunu bulmuşlardır.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/rain.jpg" alt="rain 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" />Eğer yağmur damlaları saatte 558 km. hızla gökten yağmış olsaydı, çarptığı herşeyi yıkacak ve Dünya üzerinde canlıların yaşaması imkansız hale gelecekti.</p>
<p style="text-align: center;">Bütün bunlar tabiatın ve canlıların tesadüfler sonucunda oluşmadığını, Allah tarafından kusursuzca yaratılmış olduğunu gösteren önemli delillerdendir. Bir ayette Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>O&#8217;dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip-yayar. O, Veli&#8217;dir, Hamid&#8217;dir. (Şura Suresi, 28)</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yaprakyagmurdamlasi.jpg" alt="yaprakyagmurdamlasi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 11.GÜN" /></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-11-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-12-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-12-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:47:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Emin]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Furkan]]></category>
		<category><![CDATA[Hidayet]]></category>
		<category><![CDATA[Indi]]></category>
		<category><![CDATA[Isra]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Olman]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sonsuz]]></category>
		<category><![CDATA[Verici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1042</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN Ramazan 2011, 12. Gün O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir. (Furkan Suresi, 24) Cennet ehlinden herkes cehennemdeki yerini görür de &#8220;Ya Allah bana hidayet vermeseydi?&#8221; der ve bu ona şükür olur&#8230; [Ramuz el-Ehadis-2, s. 342/1]   &#8220;Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/12.jpg" alt="12 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 12. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir. (Furkan Suresi, 24)</strong></p>
<hr />
<p>Cennet ehlinden herkes cehennemdeki yerini görür de &#8220;Ya Allah bana hidayet vermeseydi?&#8221; der ve bu ona şükür olur&#8230; [Ramuz el-Ehadis-2, s. 342/1]</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin.&#8221;<sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kirmizi.jpg" alt="kirmizi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />Allah <strong>&#8220;Ey Peygamber, gerçekten Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik&#8221;</strong> (Ahzab Suresi, 45) ayetinde Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir müjde verici ve uyarıcı olduğunu bildirmektedir. Peygamberimiz (sav), insanları hem cehennem azabına karşı uyarıp korkutmuş, hem de onları dünyada iyilerin daima üstün geleceği, ahirette ise sonsuz cennet hayatı ile müjdelemiştir. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu özelliği Kuran ayetlerinde şöyle bildirilir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şüphesiz Biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kuran) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.  (Bakara Suresi, 119)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Biz onu (Kuran&#8217;ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik. (İsra Suresi, 105)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gerçekten o (Kuran), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir. Onu Ruhu&#8217;l-emin indirdi. Uyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine (indirmiştir). (Şuara Suresi, 192-194)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. (Sebe Suresi, 28)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kirmizili.jpg" alt="kirmizili 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;i örnek alarak onun sünnetine uyanlar da onun gibi insanları uyaran ve onlara müjdeler veren kişiler olmalıdırlar. Müjde vermek, müminlerin şevk ve heyecanlarını artırır, yaptıkları salih amellerde daha gayretli ve başarılı olmalarına vesile olur. Yaptığı işi, karşılığını cennette bir güzellik olarak alacağını umarak yapan kişi, elbette ki işini monotonluk içinde, bir alışkanlıkla veya mecburiyetten yapan kişiden çok daha farklı bir ruh hali ve tavır içinde olacaktır. Allah, bu nedenle Peygamberimiz (sav)&#8217;e <strong>&#8220;Müminleri hazırlayıp-teşvik et&#8221;</strong> (Nisa Suresi, 84) şeklinde buyurmuştur.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kavimlerinhelaki.com/">www.kavimlerinhelaki.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;" align="left">1-    Hz. Said İbni Ebu Berde; G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi,  İstanbul, 1997, 510/5
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8216;Günaydın&#8221;, &#8221;afiyet olsun&#8221;, &#8221;çok yaşa&#8221;, &#8221;geçmiş olsun&#8221; gibi iyi niyet dileklerinde müminin üslup farklılığı</strong></p>
<p style="text-align: center;">Toplumda alışkanlık haline gelmiş bazı konuşma kalıpları vardır. Bu, tüm insanların kullandığı ortak bir dildir. Sabah kalkıldığında “Günaydın”, akşam karşılaşıldığında “İyi akşamlar”, gece yatarken “İyi geceler, iyi uykular”, yemek yerken “Afiyet olsun”, hastalanıldığında “Geçmiş olsun”, bir iş yaparken “Kolay gelsin”, hapşurulduğunda “Çok yaşa” gibi&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Hemen her insan, çocukluk yıllarından itibaren çevresinden gördüğü bu kalıplaşmış üsluba düşünmeden uyum sağlar. Oysa ki insanın tüm bu sözleri söylerken, bu güzel dilekleri gerçekleştirecek olan yegane gücün Allah olduğunu unutmaması gerekir.</p>
<p style="text-align: center;">İşte müminin farkı da burada ortaya çıkar. Mümin attığı her adımda, söylediği her sözde, aklından geçen her düşüncede şuurludur. Hayatı boyunca yaşadığı her olayın yalnızca Rabbimiz’in dilemesiyle gerçekleştiğini asla unutmaz. Mümin için Allah&#8217;ı zikretmek, Allah&#8217;ı anıp yüceltmek çok büyük bir ibadettir. Aynı zamanda da bu müminin ruhunun en lezzet aldığı nimetlerden biridir. Bu nedenle hemen her fırsatta Allah&#8217;ı anmak, Allah&#8217;ın şanını yüceltmek, Allah&#8217;ın büyüklüğünü dile getirerek Allah&#8217;ı övmek ister. Kullandığı her üslupla Allah&#8217;a olan sevgisini, bağlılığını, teslimiyetini dua mahiyetinde ifade etmek ister.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/plitvice_3.jpg" alt="plitvice 3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Dolayısıyla müminin her hali ve tavrı gibi, günlük hayattaki üslubu da diğer insanlardan çok farklıdır. Mümin her sözü söylerken, o eylemi gerçekleştirecek olanın mutlaka Allah olduğunu belirtir. Her iyi niyet dileklerinde, o güzelliği Allah&#8217;tan dilediğini dile getirir. Örneğin “Günaydın”, “İyi akşamlar”, “iyi uykular”, “Afiyet olsun”, “Geçmiş olsun”, “Kolay gelsin”, “Çok yaşa” gibi sözler yerine; “Allah gününü aydın etsin”, “Allah hayırlı, iyi akşamlar versin”, “Allah güzel uykular versin”, “Allah afiyet versin”, “Allah hastalığına şifa versin”, “Allah işinde kolaylık versin”, “Allah uzun ömürler versin” gibi, Allah&#8217;ı anarak ve bu dilekleri yerine getirecek olan Yüce Rabbimiz&#8217;in adını zikrederek karşılık verir.</p>
<p style="text-align: center;">Bunun yanı sıra bir kişi kendisine, Allah&#8217;ın ismini anarak bu şekilde bir iyi niyet sözü söylediğinde de, yine imandaki şuurunu gösteren bir üslupla cevap verir. Örneğin kendisine “Allah hayırlı günler versin” diyen bir kişiye sadece, “Sana da” diyerek cevap vermez. Yine mutlaka Allah&#8217;ın adını zikredip Rabbimiz’i yüceltir. “Allah sana da hayırlı günler versin” diyerek cevap verir. Ya da kendisine “Allah rahatlık versin” diyen bir mümine, -Allah&#8217;ı tenzih ederiz- “Sana da rahatlık versin” gibi bir söz söylemez. “Allah sana da rahatlık versin” der. Allah&#8217;ı düşünerek de olsa, Allah&#8217;ın ismini söylemeden bu tarz bir ifade kullanmaz. Üslubundaki ufacık bir eksikliği dahi, Allah&#8217;a duyduğu sevgisine, bağlılığına ve dostluğuna yakıştırmaz.</p>
<p style="text-align: center;">Bu müminin güzel ahlakındandır. Yalnızca Allah&#8217;ın yaratacağını bildiği bir olaydan Allah&#8217;ın adını anmadan behsetmeyi vicdanen kabul edemez. Karşısındaki kişinin üslubu her nasıl olursa olsun, onun vereceği karşılık mutlaka Allah&#8217;ın ismini anarak, Rabbimiz’i yücelterek olur.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.kurandasadakat.com/">http://www.kurandasadakat.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Teröre karşı çözüm anti-komunist ilmi çalışmadır. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 1 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mehdi (as), Pek Çok Özelliğiyle Peygamberlere Benzeyecektir</strong></p>
<p style="text-align: center;">İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi&#8217;s-selâm şöyle buyurmuştur: <strong>&#8220;BİZİM KAİM&#8217;İMİZ (HZ. MEHDİ) İLE ALLAH&#8217;IN RESULLERİ ARASINDA BİR TAKIM BENZERLİKLER VARDIR. NUH, İBRAHİM, MUSA, İSA, EYYUB VE MUHAMMED SALLÂ&#8217;LLÂHU ALEYHİ VE ALİH PEYGAMBERLERİN HER BİRİ İLE BİR BENZERLİĞİ VARDIR. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, İbrahim ile, doğumunun gizli olması ve halktan uzak durmasında; Musa ile, korku hali</strong> (Hz. Mehdi&#8217;ye yönelik tehlikelerin yoğunluğuyla; öldürme, tuzak kurma, tutuklanma, gözaltına alınma, sürgün gibi her türlü tehlikeyle iç içe olmasıyla) ve gaybette yaşamasında (sürekli gizlenerek yaşamasında); <strong>İsa ile halkın onun hakkındaki ihtilafa düşmesi </strong>(bir kısım insanların, ‘Hz. Mehdi gelecek’, bir kısımının da ‘gelmeyecek’ demesinde); <strong>Eyyub ile, beladan sonra kurtuluşun yetişmesinde </strong>(Hz. Mehdi&#8217;ye de birçok zorluk, hastalık ve dert gelmesi; ancak aynı Hz. Eyüp gibi Allah&#8217;ın rahmetiyle hepsinden kurtulmasıyla); <strong>Muhammed sallâ&#8217;llâhu aleyhi ve alih ile de kılıçla kıyam etmesinde </strong>(Peygamberimiz (sav)&#8217;in kutsal emanetleri olan mübarek sancağı, kılıcı ve hırkasının, Hz. Mehdi&#8217;nin yanında olmasıyla), benzerliği vardır.&#8221;</p>
<p style="text-align: center;">(Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara_13.jpg" alt="manzara 13 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ&#8217;b-ul Ahbar)&#8217;den nakleder ki şöyle dedi: &#8220;… Kıyam Kıyam edecek (Kâim) olan Hz. Mehdi (a.s.), Ali’nın soyundandır (seyyittir). O bu yeryüzünü, yeryüzünden başka bir hale getirecektir. Rum ve Çin’in Hrıstiyanların’ın aleyhinde İsa bin Meryem ile delil getirecektir. Kâim (Hz. Mehdi (a.s.)), Ali’nin neslindendir. <strong>HAYIRDA, GÖRÜNÜŞTE VE AHLAKTA EN ÇOK HZ. İSA’YA BENZEYEN O’DUR. ALLAH PEYGAMBERLERE VERDİĞİ (AZAMETİ) ONA DA VERECEKTİR.</strong> Ona faziletler ve ziynet verecektir. ŞüphesiHz. Mehdi, Ali’nin evladıdır. <strong>ONUN GAYBETİ, TIPKI YUSUF’UN GAYBETİ (ZİNDANA ATILMASI) GİBİDİR VE ONUN DÖNÜŞÜ TIPKI İSA BİN MERYEM’İN DÖNÜŞÜ GİBİDİR&#8230; </strong></p>
<p style="text-align: center;">(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 169)</p>
<p style="text-align: center;"><strong>O (HZ. MEHDİ (A.S.)) ALEMLERE RAHMETTİR. MUSA’NIN KEMALİ VE İSA’NIN DEĞERİ, EYYÜB’UN SABRI ONDADIR&#8230; </strong></p>
<p style="text-align: center;">(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 69-70)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri Hz. Mehdi (a.s)’ın “kumandanlık vasfına” dikkat çekmektedir.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/risale5ky.gif" alt="risale5ky 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />… Ben de onlara demiştim: &#8220;Ben, kendimi seyyid (Peygamberimiz’in soyundan) bilemiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki âhir zamanın o büyük şahsı, Âl-i Beyt&#8217;ten (Peygamberimiz’in ailesinden) olacaktır.</strong>(Emirdağ Lâhikası-1, sf. 267)</p>
<p style="text-align: center;"><strong>O ileride gelecek acib bir şahsın (şaşılan ve hayret uyandıran şahsın) bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı (önceden gelen takipçisi) ve o büyük kumandanın pişdar bir neferi (öncü bir askeri) olduğumu zannediyorum.</strong>(Barla Lahikası, sf. 162)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman Hazretleri’nin bu izahları, Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahsı manevi değil, bir kişi olduğunun bir delilini oluşturmaktadır. Bediüzzaman buradaki “acib bir şahıs” ifadesiyle Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahıs olduğunu açıkça belirtmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Ayrıca Üstad Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s)’ın “kumandanlık vasfına” da dikkat çekmektedir. Bir şahsı manevinin kumandanlık sıfatı taşıması söz konusu değildir.</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman Said Nursi, Hz. Mehdi (a.s)’ın üstleneceği bu büyük görevde kendisinin de “bu acib şahsın” hizmetkarı olabileceğini ifade ederken Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahıs olduğunu tekrar vurgulamaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hadislerdemehdi.com/">http://www.hadislerdemehdi.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır. (Necm Suresi, 56)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2031
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/35.gif" alt="35 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/35.gif" alt="35 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hiç şüphesiz O kıyamet saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru olan yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: Miladi: 2026
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/35.gif" alt="35 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/35.gif" alt="35 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şüphesiz Biz seni, hak ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın. (Fatır Suresi, 24)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1983</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kuranahlaki.com/">www.kuranahlaki.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Hastalar konforlu hastanelerde tedavi görecek</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Sayın Adnan Oktar daha önce yaptığı bir çok açıklamada hasta insanlardan asla  para alınmaması gerektiğini hastaların en kaliteli en konforlu hastanelerde kalması gerektiğini söylemişti.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Çay TV, 11 Mart 2009</span></p>
<p>Adnan Oktar: </strong>… Her hasta bizim sorumluluğumuzdadır millet olarak. Hasta olmak suç değildir, şereftir, onurdur ve yükümlülüğü bizim üzerimizdedir. Hasta olduğunda o kardeşimiz artık bize emanettir, milletçe bize emanettir. Ona biz bakacağız, yemesinden, içmesinden, <strong>KONFORUNDAN,</strong> neşesinden, mutluluğundan, tedavisinden, her şeyinden biz sorumluyuz.<strong> HASTADAN PARA ALINMAZ, EN KALİTELİ, EN GÜZEL HASTANEYE GİDECEK, BİRİNCİ SINIF HASTANEYE GİDECEK  kanser hastası; orada aslanlar gibi tedavi olacak, hürmet görecek, sevgi görecek, HATTA ONUN GÜZEL GENİŞ SALONLARINDA OTURTACAKLAR. Hastadan para alınmaz; bunu biz milli bir terbiye olarak bunu alacağız. Bu asla kabul edilecek bir şey değildir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Akşam, 20 Ocak 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/hasteneguzellestirme_aksam200111b%281%29.jpg" alt="hasteneguzellestirme aksam200111b%281%29 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>İSTANBUL&#8217;DA HASTANELER YENİDEN İNŞA EDİLİYOR</strong><br />
Sağlık Bakanlığı İstanbuldaki bazı hastaneleri  güzelleştirip konforlu hale getirmek için yıkıp yeniden yapma kararı aldı.. 2015’e kadar kentte gelişen teknolojiye ayak uyduramayan asansörleri eski, ambulans giremeyen, depremle güçsüzleşen hastaneler yıkılacak. Yeni hastanelere <strong>kamuya özel hastane konforu gelecek</strong>, acile sadece acil durumdaki hastaların gitmesi için akşam poliklinikleri açılacak. Koğuş sistemi kalkacak, hastalar 1-2 kişilik banyolu, televizyonlu odalarda kalacak.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah’a Hizmet</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hizmet_site.jpg" alt="hizmet site 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">İnternet, Allah&#8217;ın ahir zamanda İslam ahlakının daha hızlı yayılması için yarattığı bir nimettir. Tüm Müslümanlar bu nimeti en verimli, en hikmetli şekilde kullanmakla sorumludurlar. Siz de Allah&#8217;ın dinine hizmet etmek; dünyanın dört bir yanında akan kanın durması, Müslümanların birleşerek üstün bir güç oluşturması ve İslam ahlakının yeryüzüne bir an önce hakim olmasına vesile olmak için interneti çok verimli şekilde kullanabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;">Bu sitede gördüğünüz Harun Yahya sitelerini, siteyi referans göstermek koşuluyla, hiç bir telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir, kendi sitelerinizi ve bloglarınızı oluşturabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.allahahizmet.com/">www.allahahizmet.com</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /></strong>
</p>
<h1 style="text-align: center;">Kültürel Birikim Evrimsel Bir Süreç Yaşandığını Göstermez</h1>
<p style="text-align: center;">Unutmamak gerekir ki, bundan yüz binlerce yıl önce yaşamış insanların da günümüz toplumlarının da sahip olduğu her türlü bilgi ve imkan, Allah&#8217;ın insanlara bir lütfudur. Yüz binlerce yıl önce medeniyetlerini kuranlar, on binlerce yıl önce mağara duvarlarına estetik resimler yapanlar, piramitleri, zigguratları inşa edenler, dev taş anıtlar meydana getirenler, Amazon ormanlarının en yüksek noktalarına büyük yapılar yapanlar Allah&#8217;ın ilhamı ve öğretmesiyle bu eserleri meydana getirmişlerdir. Günümüzde atomun alt parçacıklarını inceleyenler, uzaya araç gönderenler, bilgisayarı en etkin şekilde kullananlar bunları, Allah dilediği için yapabilmektedirler. İnsanların var oldukları günden bu yana sahip oldukları her türlü bilgi, Allah&#8217;ın insanlara lütfu, kurdukları her medeniyet, Rabbimiz&#8217;in eseridir. (<a href="http://www.kainattakiuyum.com/">http://www.kainattakiuyum.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insan4.jpg" alt="insan4 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bakirtig.jpg" alt="bakirtig 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />12 BİN YILLIK BAKIR TIĞ</p>
<p style="text-align: center;">MÖ 10 binli yıllara ait olan bakır tığ, söz konusu dönemde madenlerin ve metallerin bilinip kullanıldığının bir delilidir. Kristal ya da tozumsu mineraller halinde olan bakır cevherleri, yaşlı ve sert kayalarda damarlar halinde bulunur. Bakırdan tığ yapan bir toplumun, bakır cevherini tanıması, bu cevheri, kayanın içinden çıkarmayı başarması ve işleyebilecek teknik imkanlara sahip olması gerekir. Bunu da evrimcilerin iddia ettiği gibi sözde ilkellikten yeni kurtulmuş varlıkların <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/tigveigneler.jpg" alt="tigveigneler 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />yapamayacağı açıktır.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">9-10 BİN YILLIK TIĞ ve İĞNELER</p>
<p style="text-align: center;">MÖ 7 &#8211; 8 bin yıllarına ait olan bu tığ ve iğneler, dönemin insanlarının kültürel yaşamlarının önemli birer delilidir. Tığı ve iğneyi kullanan insanların evrimcilerin iddia ettiği gibi hayvani değil, tam anlamıyla insani bir yaşam sürdükleri açıktır.</p>
<p>(<a href="http://www.evrimsahtekarliklari.com/">http://www.evrimsahtekarliklari.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Karides</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/karides_fosil.jpg" alt="karides fosil 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 12.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dönem: </strong>Mezozoik zaman, Jura dönemi</p>
<p><strong>Yaş:</strong> 208 – 146 milyon yıl</p>
<p><strong>Bölge: </strong>Solnhofen Oluşumu, Almanya</p>
<p style="text-align: center;">Resimde görülen karides fosili yaklaşık 200 milyon yaşındadır ve 200 milyon yıldır hiç değişmeyen karidesler, &#8220;evrimsel bir süreç yaşanmadığını&#8221; söylemektedir. Fosil kayıtları evrim teorisine en büyük darbeyi indiren bulgulardan biridir, çünkü;</p>
<p style="text-align: center;">1. Evrimciler canlıların sürekli küçük değişiklikler geçirerek ilkelden gelişmişe doğru ilerlediğini iddia ederler. Fosil bulguları ise canlıların yüz milyonlarca yıl boyunca en ufak bir değişime dahi uğramadığını ispatlamıştır.<br />
2. Evrimciler tüm canlıların hayali bir ortak atadan türediklerini öne sürerler. Bugüne kadar canlı türlerinin atası olarak kabul edilebilecek tek bir tane dahi fosil örneğine rastlanmamıştır.</p>
<p style="text-align: center;">3. Evrimciler, canlıların birbirlerinden türediklerini ve bu durumu gösteren ara geçiş formları olduğunu söylerler. 150 yıldır yapılan araştırmalar sonucunda ele geçirilen milyonlarca fosil içinde bir tane bile ara canlılara ait fosil bulunmamıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-12-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-13-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-13-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:46:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Beni]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[Isra]]></category>
		<category><![CDATA[Kul]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Sevin]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>
		<category><![CDATA[Yeter]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1040</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN Ramazan 2011, 13. Gün &#8220;Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O&#8217;dur;&#8221; &#8220;Bana yediren ve içiren O&#8217;dur;&#8221; &#8220;Hastalandığım zaman bana şifa veren O&#8217;dur;&#8221; &#8220;Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O&#8217;dur,&#8221; &#8220;Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O&#8217;dur.&#8221; (Şuara Suresi, 78-82) &#8220;Beni koruyan ve sığındıran Allah&#8217;a hamdolsun. Beni yediren ve içiren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/13.jpg" alt="13 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 13. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>&#8220;Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O&#8217;dur;&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bana yediren ve içiren O&#8217;dur;&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Hastalandığım zaman bana şifa veren O&#8217;dur;&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O&#8217;dur,&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O&#8217;dur.&#8221; (Şuara Suresi, 78-82)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Beni koruyan ve sığındıran Allah&#8217;a hamdolsun. Beni yediren ve içiren Allah&#8217;a hamdolsun. Bana iyilikte bulunan ve iyiliği artıran Allah&#8217;a hamdolsun. Yarab! Senden beni cehennemden korumanı dilerim.&#8221; (Ebu Davud)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah&#8217;ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz.&#8221;<sup>1</sup></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">İnkar edenlerin temel özelliklerinden biri, kibirleridir. Bu kibirleri nedeniyle Allah&#8217;ın elçilerine itaat etmeyi reddetmişler ve itaat etmemek için türlü bahaneler öne sürmüşlerdir. Bu bahanelerinden biri ise, elçilere ancak insanüstü bir varlık olurlarsa itaat edeceklerini söylemeleridir. Peygamberimiz (sav) ise kavmine, kendisinin Allah&#8217;a kul olan bir insan olduğunu, onların bu beklentilerinin yersiz olduğunu ve kurtuluşa ermek için Allah&#8217;a yönelmelerini söylemiştir. Bu konudaki Kuran ayetlerinde Allah, Peygamber Efendimize şunları söylemesini emretmiştir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.&#8221; (Kehf Suresi, 110)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, Biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik.&#8221; De ki: &#8220;Benimle aranızda şahid olarak   Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir.&#8221; (İsra Suresi, 95-96)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/huzur01.jpg" alt="huzur01 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), kavmine kendisinin de Müslüman olmakla ve Allah&#8217;a itaat etmekle emrolunduğunu ve kendisinin sadece uyarmakla sorumlu olduğunu, inkar edenlerin tavırlarından sorumlu tutulmayacağını da bildirmiştir. Bunu haber veren ayetler şöyledir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>(De ki:) &#8220;Ben, ancak bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum ki, O, burasını kutlu ve saygıdeğer kıldı. herşey O&#8217;nundur. Ve Müslümanlardan olmakla emrolundum.&#8221; &#8220;Ve Kuran&#8217;ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim sapacak olursa, de ki: &#8220;Ben yalnızca uyarıcılardanım.&#8221; Ve de ki: &#8220;Allah&#8217;a hamdolsun, O size ayetlerini gösterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız.&#8221; Senin Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir. (Neml Suresi, 91-93)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="left"><a href="http://www.kiyametalametleri.com/">www.kiyametalametleri.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;" align="left">1-Tirmizi; Huccetü&#8217;l İslam İmam Gazali, İhya&#8217;u Ulum&#8217;id-din, 4. cilt, s.594</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Her insan tek başına hesap verecek</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genelde nefiste sorumluluğu hep başkasına yükleme, hatayı başkasında görme eğilimi vardır. Nefsine uyan bir insan, sıkıntılı veya rahatsız edici birşey yaşadığında sebebinin hep başkaları olduğunu düşünür. İş yerlerinde, arkadaşların birbirleriyle olan ilişkilerinde, aile içi meselelerde, yani insanların birbirleriyle olan diyaloglarında yaşanan anlaşmazlıklarda, hep karşı tarafın yüzünden sorun çıktığına inanılır. Nefis insana, aslında kendisinin son derece iyi niyetli olduğunu, ancak kendisine haksızlık yapıldığını düşündürebilir. Nefse kulak verilirse, kişi bu telkinlerle kendisini sürekli aldatabilir. Bir türlü anlaşılamadığı, anlatmak istediklerini, düşüncelerini, niyetini ifade edemediği inancını taşır, ama kendi eksiklerinin, hatalarının farkına varamaz. Dolayısıyla bu hatalarını düzeltme, eksikliklerini giderme imkanı da olmaz. Sürekli karşısındakileri suçlayan, akılcı düşünemeyen, mağdur olduğuna inanmış hatta bunu adeta saplantı haline getirmiş bir insanın, çevresindekilere olumlu, güzel, sevgi dolu bir yaklaşımı olması, bunu candan hissettirmesi de mümkün olmayacaktır. Hatta, bu bakış açısına sahip bir kişi konuşmasa bile, varlığıyla negatif bir elektrik yayacaktır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sahilmanzara.jpg" alt="sahilmanzara 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Tüm bunlar aslında kişinin içinde bulunduğu gafletin bir göstergesidir. Böyle bir insan denendiğini, imtihan olduğunu unutmuş, ahirette cenneti haketmek için sınandığından gafil ve habersiz, itidalsiz, akılcılıktan uzak, sevginin, sadakatin, vefanın kıymetini ve anlamını bilmeyen adeta insani tüm özelliklerini yitirmiş bir hale girer. Öfkesine yenilmesi başkalarına haksızlık yapmasına, konuyu nefsiyle değerlendirdiği için küçücük bir konuyu büyütmesine, kolaylıkla kapanacak bir konuyu önemli bir mesele haline getirmesine sebep olabilir. Nefis insanı zor bir durumla karşılaştığı anda fevri hisleri dışarı vurmaya yönlendirebilir. Nefiste hemen öfkelenme, sinirlenme, karşı tarafa kızgınlıkla açıklama yapma, üzülme, tartışmaya girme gibi dürtüler var olabilir. Şeytanla aynı safta olan nefis, insanı akılcı düşünmekten uzaklaştırır.</p>
<p style="text-align: center;">Oysa vicdan, akıl ve Allah korkusu insanda çok güzel ve sağlam bir kontrol mekanizması meydana getirir. Nefiste bu gibi hislerin oluşması onlara kapılıp gitmeyi gerektirmez. Hiç kimse unutmamalıdır ki, herkes kendi yaptıklarından sorumlu tutulacaktır. İnsanın karşısına çıkan bazı kişilerin sergilediği gaflet içindeki tavırlar, kişinin o olumsuzluğa uyması için asla bir bahane olamaz. Mümin her koşulda Kuran’a uygun sözler söyleyebilecek, olgun tavır sergileyebilecek bir güce sahiptir.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.allahsevgisi.net/">http://www.allahsevgisi.net/</a>)
</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Demokrasiyi ve laikliği, Kuran anlatır. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 21 Haziran 2011 tarihli saat 00:30’daki A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın, &#8221;Üzerinde Allah&#8217;ın Adının Yazıldığı, Sarı Beyaz Bayrakları&#8221; Dünyanın Dört Bir Yanını Saracaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;">Şöyle rivayet edilmiştir: “Şu muhakkak ki ahir zamanda mağrib memleketinin en uzak mevkiinden Hz. Mehdi (a.s.) denilen bir zat çıkacak. Ve ön tarafında kırk mil mesafe olarak yardım yürüyecek. <strong>HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;NİN BAYRAKLARI BEYAZ VE SARIDIR. İÇİNDE ÇİZGİLER BULUNUR. BAYRAKLARINDA ALLAH&#8217;IN İSM-İ AZAMI YAZILMIŞTIR. Onun bayrağı altındaki hiçbir birlik mağlup edilmez.</strong></p>
<p style="text-align: center;">(İmam Şarani, Ölüm Kıyemet Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri Muhtasaru, (Tezkireti’l Kurtubi), s. 438)</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;yi insanlara tanıtacak özelliklerden birinin, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin kullanacağı <strong>“sarı beyaz bayrakları”</strong> olduğu haber verilmiştir. Ayrıca <strong>“bu bayrakların içinde çizgiler olacağı ve  üzerinde de Allah&#8217;ın adının anıldığı yazılar olacağı” </strong>da belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara32.jpg" alt="manzara32 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Hadisin anlatımından, bu özelliklerin, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin insanlara İslam ahlakını tebliğ ettiği kitaplara işaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu kitaplar beyaz sayfalardan oluşacak, sarı altın rengi süsleri olacak ve kitabın içinde de yazılar ve bu yazıları içine alan kenar çerçeveleri olarak kullanılan kenar çizgileri, resimler ve şekiller bulunacaktır. Ve Yüce Allah&#8217;ın adı kitabın her yerinde yazılı olacak; Allah&#8217;ın Büyüklüğü ve Yüceliği bu kitaplarda çok detaylı olarak anlatılacaktır. Ayrıca hadiste ‘bayrak’ benzetmesiyle anlatıldığı gibi, bu kitaplar adeta bir ordunun bayrakları, sancakları gibi, ulaştığı her yeri manen fethetmiş olmasının bir alameti olarak, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin manen, kültürel açıdan ve bilgi yönünden fethettiği; yani ateistliği mağlup ettiği her yerde bulunacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste<strong>“onun bayrağı altındaki hiçbir birlik mağlup edilemez”</strong> sözleriyle de, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;nin bu eserler ulaştığı her yerde mağlup edilemez bir etki bırakarak, İslam ahlakının yeryüzünde hakim kılınmasına vesile olacağına işaret edilmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri Hz. Mehdi (a.s), cemaati ve onların şahsı manevisinden ayrı ayrı bahsetmektedir</span></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman13.jpg" alt="bediuzzaman13 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük bir müçtehid (içtihad eden büyük İslam alimi), hem en büyük bir müceddid (her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük İslam alimi, yenileyen, yenileyici), hem hâkim, hem Hz. Mehdi, hem mürşid (doğru yolu gösteren kişi), hem kutb-u a&#8217;zam (Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliyalardan, zamanın en büyük mürşidi) olarak bir zât-ı nuranîyi gönderecek ve o zât da Ehl-i Beyt-i Nebevîden (Peygamberimizin soyundan) olacaktır.(Mektubat, sf. 411, 412, 441)</p>
<p style="text-align: center;">… bir müçtehid</p>
<p style="text-align: center;">… bir müceddid</p>
<p style="text-align: center;">… hâkim</p>
<p style="text-align: center;">… Hz. Mehdi</p>
<p style="text-align: center;">… mürşid</p>
<p style="text-align: center;">… kutb-u a&#8217;zam</p>
<p style="text-align: center;">… bir zât-ı nuranî</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman Hazretleri’nin bu sözünde kullandığı yukarıdaki vasıflar, anlamlarından da anlaşılacağı gibi tek kişiye ait olacak özelliklerdir. Ayrıca Üstad Hz. Mehdi (a.s)’ın bir zat-ı nurani olduğundan bahsetmektedir. Eğer Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahsı manevi olduğunu vurgulamak isteseydi burada “bir zat-ı nuraniden” değil, “şahsı manevi-i nuraniden” bahsederdi. Ayrıca burada kullanılan “bir” kelimesi bu konuyu açıklamaktadır. “Zat” ise zaten yine birlik ifade eden bir kelimedir. Açıkça “bir zat” ifadesi kullanılmıştır; “iki” ya da “birileri” denmemiştir.</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman’ın Hz. Mehdi (a.s) ve cemaatinin şahsı manevisinden “ve” ifadesini kullanarak iki ayrı kavram olarak bahsetmesi, bu konuya açıklık getiren bir başka delildir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.mehdininalametleri.com/">http://www.mehdininalametleri.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: &#8220;Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın&#8221; (dedik). (Sebe Suresi, 18)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2023</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/69.gif" alt="69 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1959
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/69.gif" alt="69 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Herşeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (Fussilet Suresi, 53)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1990</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kurandanisaretler.com/">www.kurandanisaretler.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Başbakan Erdoğan: &#8221;Kadına şiddet alçaklıktır&#8221;</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Destan TV, 08 Mart 2009</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Bakın diyor ki 2006 yılında 17 bin 64 kişi aile içi şiddete maruz kaldı. Kardeşim ne mecburiyeti var? Niye her gün ağzını, burnunu kırdırsın? Niye kendini dövdürsün? Yani babandır döver, annendir döver. Hayvan mı bu? Bu insan, öyle bir şey olmaz. Öyleyse <strong>GİDER RESMİ MÜRACAATTA BULUNUR, DEVLETE SIĞINIR.</strong> Gider bir dostu, sevdiği, güvendiği kişi varsa onun yanında can güvenliğini korumak şartıyla kalır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Türkiye, 8 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/kadinsiddet_turkiye080311.jpg" alt="kadinsiddet turkiye080311 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Başbakan Erdoğan, hiç kimsenin kadına yönelik şiddeti, töre, gelenek ve namus davası diyerek meşrulaştıramayacağını belirtti ve &#8220;Kadına yönelik şiddet vicdansızlıktır, insafsızlıktır, hiç tereddüt etmeden söylüyorum, alçaklıktır!&#8221; dedi.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Samimi Bir Dindar, Atatürk</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/samimidindarataturk.jpg" alt="samimidindarataturk 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Gerek Atatürk&#8217;ü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları bilgiler, gerekse Atatürk&#8217;ün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürk&#8217;ün materyalist, din karşıtı olmak bir yana, aksine sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran&#8217;ı Kerim&#8217;i kendisine rehber edinmiş samimi bir Müslüman olduğu görülecektir.</p>
<p style="text-align: center;">Atatürk&#8217;ün sağlam bir İslam inancına sahip olduğu, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda da açıkça kendini göstermektedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz&#8217;in yaptığı uygulamaları incelediğimizde de, bunların dinimizin özüne ve Kuran&#8217;ı Kerim&#8217;de tarif edilenlere uygun olduklarını görürüz.</p>
<p style="text-align: center;">Bu kitapta, Atatürk’ün samimi bir dindar olduğu gerçeği gözler önüne serilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.harunyahya.org/kitap/dindar_ataturk/dindarataturk.html">http://www.harunyahya.org/kitap/dindar_ataturk/dindarataturk.html</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" /></strong>
</p>
<h1 style="text-align: center;">Evrimci Tarih Anlayışı Gerçeklerden Uzaktır</h1>
<p style="text-align: center;">Evrimci tarih anlayışına göre insanlık tarihi, insanın sözde evrimine paralel olarak çeşitli dönemlere ayrılarak incelenir. Pek çoğunuzun okul yıllarında ya da çeşitli gazete ve televizyon haberlerinde duymaya alışık olduğu taş devri, yontma taş devri, cilalı taş devri, bronz çağı, demir çağı gibi hayali kavramlar söz konusu evrimci kronolojinin önemli parçalarıdır. Çoğu insan bu hayali tabloyu hiç düşünmeden kabul eder ve insanlığın bir zamanlar sadece kaba taş aletler kullanılan, medeniyet ve teknolojinin bilinmediği bir dönem yaşadığını sanır.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insan_sesi5.jpg" alt="insan sesi5 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Oysa arkeolojik bulgular ve bilimsel veriler incelendiğinde ortaya çok daha farklı bir tablo çıkar. Geçmişten günümüze kalan izler, insanların, tarihin her döneminde kültürleriyle ve sosyal yaşamlarıyla medeni bir hayat sürdüklerini göstermektedir. Arkeolojik kazılarda bulunan aletler, dikiş iğneleri, flüt kalıntıları, süs eşyaları, dekorasyon malzemeleri, geçmiş insanların kültürel olarak gelişmiş bir yaşam sürdüklerinin göstergelerindendir. (<a href="http://www.evrimacmazi.com/">http://www.evrimacmazi.com</a>)</p>
<h1 style="text-align: center;">95 BİN YILLIK FLÜT</h1>
<p style="text-align: center;">Resimdeki flütler ortalama 95 bin yıllıktır. Bundan on binlerce yıl önce yaşayan insanların da gelişmiş müzik kültürü olduğunun delillerinden biridir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/flutler.jpg" alt="flutler 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>SANAT VE ESTETİK ZEVKİNİN ÜRÜNÜ BİR KOLYE</strong></p>
<p style="text-align: center;">Geç Neolitik döneme ait taşlardan ve kabuklardan yapılmış bu kolye, dönemin insanlarının sanat ve estetik zevklerinin yanı sıra, böyle bir süs eşyasını meydana getirebilecek teknolojiye de sahip olduklarını göstermektedir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kolye.jpg" alt="kolye 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Moleküller Arasındaki Çekim Kuvveti </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kohezyon,</strong>molekül çekim kuvveti demektir ve aynı cins moleküllerin arasındaki çekim kuvvetine denir. Kohezyon sıvı ve katı maddelerde görülür, gazlarda ihmal edilebilecek kadar küçüktür. Bu maddelerin moleküllerindeki pozitif ve negatif yükler arasında oluşur. Bağların ömrü saniyenin trilyonda biri kadardır; ancak komşu moleküller arasında sürekli yeni bağ kurulur ve bu da bileşiği bir arada tutar.</p>
<p style="text-align: center;">Bunun sonucunda sıvılardaki yüzey gerilimi meydana gelir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imani1.jpg" alt="imani1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 13.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bir maddenin molekülleri ile diğer bir maddenin molekülleri arasında da çekme kuvvetleri mevcuttur ve buna da <strong>adhezyon</strong> adı verilir. Bir bardak içerisindeki suyu ele aldığımızda; su moleküllerinin kendi aralarındaki çekme kuvvetleri kohezyon, bardak molekülleri ile su molekülleri arasındaki çekim kuvvetleri ise adhezyondur.</p>
<p style="text-align: center;">Islaklık hissi de, doğal olarak bu iki kuvvet arasındaki etkileşim ile ilişkilidir. Hatta kimya ve fizikte “ıslaklık” veya “ıslanma”, bu kuvvetler arasındaki bağıntıya göre adlandırılır:</p>
<p style="text-align: center;">Adhezyon kohezyondan büyükse ıslanma koşulu, kohezyon adhezyondan büyükse ıslanmama koşulu var demektir.</p>
<p style="text-align: center;">Örneğin; kohezyonu çok yüksek olan civa cam bir kaba konulduğunda, camın çeperlerine yapışmaz. Bu bilgiler akla şöyle bir soru getirmektedir:</p>
<p style="text-align: center;">“Suyun kohezyon kuvveti civa kadar yüksek olsaydı?.”  Eğer böyle olsaydı, ıslanamadığımız için ne banyo yapabilirdik, ne de giysilerimizi yıkayabilirdik.</p>
<p style="text-align: center;">Kısacası yaşam kaynağımız olan sudan yararlanamazdık. Eşsiz Yaratıcımız olan Allah yaşamımızın kaynağı olan suyu, en uygun özellikleriyle yaratmış ve hizmetimize vermiştir. Şüphesiz en üstün ilim sahibi Yüce Allah’ın böyle mükemmel yaratmasında da bir hikmet ve bir amaç vardır. Ayette Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir; öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran. (Hicr Suresi, 84)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-13-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-14-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-14-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:46:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Asla]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Daima]]></category>
		<category><![CDATA[Hamd]]></category>
		<category><![CDATA[Olm]]></category>
		<category><![CDATA[Oysa]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Rahat]]></category>
		<category><![CDATA[Samimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbih]]></category>
		<category><![CDATA[Tirmizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1038</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN Ramazan 2011, 14. Gün Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O&#8217;nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O&#8217;nun haberdar olması yeter. (Furkan Suresi, 58) &#8220;Eğer siz layıkıyla tevekkül etmiş olsaydınız, Allah sizi kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı. Onlar sabahleyin yuvalarından aç çıkarlar, akşam döndüklerinde karınları toktur.&#8221; (Tirmizi) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/14.jpg" alt="14 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 14. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O&#8217;nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O&#8217;nun haberdar olması yeter. (Furkan Suresi, 58)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Eğer siz layıkıyla tevekkül etmiş olsaydınız, Allah sizi kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı. Onlar sabahleyin yuvalarından aç çıkarlar, akşam döndüklerinde karınları toktur.&#8221; (Tirmizi)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Zorluk gelip şu kayanın içine girse mutlaka kolaylık peşinden gelip içeri girer ve oradan zorluğu çıkarır.&#8221;<sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/derindusunmek_s.jpg" alt="derindusunmek s 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />Peygamberimiz  (sav) sadece Allah&#8217;tan korkup sakındığı ve hiçbir zaman insanların hevalarına uymadığı için daima en doğru yolda olmuştur. Kuran ahlakının bu özelliği insan için büyük bir kolaylık ve güzelliktir. İnsanları memnun etmeye, kendini onlara beğendirmeye çalışan, hem Allah&#8217;ın hem de insanların rızasını arayarak, takdir ve övgü peşinde koşan kişiler için her yaptıkları iş büyük bir ağırlıktır. Böyle insanlar hem içlerinden geldiği gibi, samimi, özgür düşünüp davranamazlar, hem de her insanı aynı anda memnun edemeyecekleri için aradıkları övgü ve takdiri de bulamazlar. En küçük bir hatalarında bile paniğe kapılır, gözüne girmeye çalıştıkları kişilerin hoşnutsuz olduklarını gördüklerinde onların saygı ve güvenini kaybetme korkusunu taşırlar.</p>
<p style="text-align: center;">Oysa, sadece Allah&#8217;ın rızasını gözeten, sadece Allah&#8217;tan korkup sakınan Müslümanlar hiçbir zaman başaramayacakları ve onlara dünyada ve ahirette sıkıntı ve kayıp getirecek bir yükün altına girmezler. Hiçbir zaman insanların hoşnutluğu, ne düşündükleri, ayıplayıp kınamaları gibi konularda hesap yapmazlar. Bu nedenle her zaman rahat ve huzurludurlar. Bir hataları olduğunda da bunun hesabını sadece Allah&#8217;a vereceklerini, sadece Allah&#8217;tan bağışlanma dilemeleri gerektiğini bildikleri için yine bir sıkıntı ve endişe içinde olmazlar. (<a href="http://www.kuranbilgisi.com/">www.kuranbilgisi.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">İşte Peygamber Efendimiz hem sözleri hem de hali ile müminlere ihlasla yaşamayı öğretmiş ve bütün insanlık için ağır bir yük olan &#8220;insanların rızasını gözetmeyi&#8221; onların sırtından almıştır. Elbette bu, Peygamberimiz (sav)&#8217;in inananların üzerinden kaldırdığı zorluklardan yalnızca biridir. Hz. Muhammed (sav), bu şekilde dünyada ve ahirette hayır ve güzellik getirecek pek çok konuda tüm Müslümanlara örnek olmuştur.</p>
<p style="text-align: center;">Allah, ihlaslı bir insanla, Allah&#8217;a eş ve ortaklar koşan kimsenin bir olmayacağını ayette şöyle bildirmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, Allah&#8217;ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar. (Zümer Suresi, 29)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;" align="left">1-Tirmizi; Huccetü&#8217;l İslam İmam Gazali, İhya&#8217;u Ulum&#8217;id-din, 4. cilt, s.594
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Her İşte Allah&#8217;ın Rızasının En Çoğunu Gözetmek</strong></p>
<p style="text-align: center;">Karşılaştığı her olayda olabilecek en ihlaslı tavrı göstermek isteyen bir insanın her işinde &#8220;Allah&#8217;ın rızasının en çoğu&#8221;nu kazanma arayışı içinde olması gerekir. Allah&#8217;ın bu emri <strong>&#8220;Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü  Allah&#8217;adır&#8230;&#8221; </strong>(Maide Suresi, 48) ayetinde geçen &#8220;hayırlarda yarışınız&#8221; sözleriyle insanlara hatırlatılmıştır. Bir başka ayette ise şu şekilde buyurulmuştur:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah&#8217;ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.&#8221; (Fatır Suresi, 32)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ayette de bildirildiği gibi, Allah&#8217;a iman ettikleri halde &#8216;orta bir yol tutan&#8217; insanlar da vardır, &#8216;hayırlarda yarışıp öne geçenler&#8217; de. İhlas sahibi bir Müslüman hayırlarda yarışmaktadır. Hayatının her anında Allah&#8217;ın razı olacağı tavırları göstermek için ciddi bir çaba sarf etmekte, elindeki tüm imkanları kullanarak salih kullardan olmaya çalışmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/gokkusagiselalei.jpg" alt="gokkusagiselalei 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Dini yaşamada orta yolu tutanlar ve hayırlarda yarışanlar arasındaki farkı şu şekilde açıklayabiliriz; insan hayatı boyunca pek çok olayla karşılaşır. Hayatına nasıl bir yön vereceği, olaylar karşısında nasıl bir tavır alacağı, nasıl bir ahlak göstereceği konusunda her zaman için çeşitli seçeneklerle karşı karşıya kalır. Seçim ise tamamen kendi vicdanına kalmıştır. Bu seçenekler arasında her zaman için Allah&#8217;ın rızasına uygun olmayan alternatifler de vardır. İman eden bir insanın dikkati bu din dışı seçeneklere karşı son derece açıktır. Dolayısıyla da bu ihtimalleri kayıtsız şartsız reddeder ve Allah&#8217;ın rızasına uygun olan tavrı seçer. Bu noktada önemli olan ise şudur; seçenekler henüz sona ermemiştir. Halen karşısında alternatifler vardır. Ve bunların hepsi de, Kuran ahlakına uygun tavırlar olabilir. Ancak yine de bu durum insanı kandırmamalıdır. Kişinin bu aşamada vicdanını ve dikkatini bir kez daha devreye sokup, Allah&#8217;ın rızasını gözeterek bir kez daha seçim yapması gerekmektedir. Eğer insan kendisine &#8216;orta bir yol&#8217;u değil de, &#8216;yarışıp öne geçenlerden&#8217; olmayı ideal edinmişse, o zaman hangi kararı verirse Allah&#8217;ın en çok razı olacağını kolaylıkla anlar. Dolayısıyla karşısına çıkan tüm bu alternatifler arasında Allah&#8217;ın en fazlasıyla razı olacağı, dolayısıyla kendisinin de en fazla ecri kazanıp, Allah&#8217;a yakınlıkta en fazla yolu katedebileceğini umduğu tavrı seçer. Bu yaptığı tercihin diğerlerinden farkı ise, nefsin hiçbir şekilde karışmaması ve katıksızca Allah&#8217;ın rızasını hedeflemesidir. İşte bu vicdani titizlik de ona ihlası kazandırır.</p>
<p style="text-align: center;">(http://www.imtihaninsirri.com/)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Her iltifat, Allah&#8217;ın tecellisine iltifattır. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 23 Haziran 2011 tarihli saat 00:30’daki A9 Tv ve Samsun Aks Tv röportajından</p>
</div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Boynuna Asılan Bakır Levha</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebu Said el Hudri radıyallahu anh rivayeti;<strong>&#8220;&#8230; DECCAL O MÜMİN KULU KESMEK İÇİN YAKALAR FAKAT BU SIRADA ONUN BOYNU İLE KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ARASI ALLAH TARAFINDAN BİR BAKIR LEVHA HALİNE GETİRİLİR DE ARTIK DECCAL O’NU KESMEYE HİÇBİR YOL BULAMAZ. BU SEFER DECCAL O’NU İKİ ELİ VE İKİ AYAĞI İLE YAKALAYARAK FIRLATIR ATAR. İNSANLAR DECCAL O’NU BİR ATEŞ İÇİNE ATTI SANARLAR. HALBUKİ O MÜMİN ZAT BİR CENNET İÇİNE ATILMIŞTIR.</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Sahih-i Müslüm Kitabul Fiten. Bab Hadis No:113-İmam Şarani, Kurtubi Tezkire s. 488)</p>
<p style="text-align: center;">Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sonra buyurdu ki; &#8220;İşte Allah Katında şahadet bakımından insanların en büyüğü o kimsedir.&#8221;</p>
<p style="text-align: center;">{Müslim (4/2256) Ebu Ya&#8217;la (2/332, 534) Abd Bin Humeyd (1/282) İbni Mende İman (2/937) Mecmauz Zevaid (7/337) Mizzi Tehzibul Kemal (24/87, 90)}</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/resim30.jpg" alt="resim30 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>AYRICA ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)&#8217;Yİ) ZİNDANLARINA ATMAKLA BİR ATEŞ İÇİNE ATTIĞINI ZANNEDER. HALBUKİ ONU CENNETE ATMIŞTIR. ZİRA MÜMİN DECCAL&#8217;İN CEHENNEMİNDE OLSA BİLE GÖNLÜ ADETA CENNETTEDİR.</strong>Müslim-i Şerif&#8217;in mütercimi Mehmed Sofuoğlu buradaki cennetin dünya bahçelerinden bir bahçe olduğunu söyler.</p>
<p style="text-align: center;">(Mehdilik ve İmamiye, s. 40)</p>
<p style="text-align: center;">•    Hadiste bahsedilen yer, <strong>“acı ve zorlukların olduğu bir yer olacaktır”.</strong></p>
<p style="text-align: center;">•    Fakat burası <strong>“yeşillik ve bahçelik bir yer olacaktır”.</strong></p>
<p style="text-align: center;">•    <strong>Allah sevgisiyle, imanın nuruyla </strong>imanlı kişi burada acı çekmeyecektir.</p>
<p style="text-align: center;">•    Buranın aynı zamanda da <strong>“el ve ayak bağlanan bir yer olduğu görülmektedir”.</strong></p>
<p style="text-align: center;">•    Buradaki kişilerin <strong>“boyunlarına kimliklerini belli eden bakır bir künye takılmaktadır”.</strong></p>
<p style="text-align: center;">•    Burada <strong>“kanuni bir dokunulmazlık elde edilmektedir”.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Verilen tüm bu bilgilerden, hadiste muhtemelen sanki bir akıl hastanesinde tutulan bir kişiden bahsedildiği izlenimi oluşmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hazretleri Hz. Mehdi (a.s) ve şahsı manevinin ayrı kavramlar olduğunu açıkça ifade etmektedir</span></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tâ âhir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahibleri, yâni Hz. Mehdi ve şâkirdleri (öğrencileri), Cenâb-ı Hakkın izniyle gelir, o daireyi genişlendirir ve o tohumlar sünbüllenir. </strong>(Sikke-i Tasdik-i Gaybî, sf. 172) (Kastamonu Lahikası, sf. 72)</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman14.jpg" alt="bediuzzaman14 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />bahsetmektedir; Hz. Mehdi (a.s)’ın zatı ve şakirdleri. Buradaki “ve” kelimesi bu konuya açıklık getirmektedir. Bu ikisi birbirinden ayrıdır ve ikisinin biraraya gelmesinden Hz. Mehdi (a.s)’ın şahsı manevisi oluşmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hem bu üç vezaifi (vazifeleri) birden bir şahısta, yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi (çürütmemesi) pek uzak, adeta kabil (mümkün) görülmüyor. Ahir zamanda, Al-i Beyt-i Nebevi’nin (asm) (Peygamberimiz’in soyunun) cemaat-i nuraniyesini (nurani cemaatini) temsil eden Hazret-i Mehdide ve cemaatindeki şahs-ı manevide ancak içtima edebilir (toplanabilir).</strong>(Kastamonu Lahikası, sf. 139) (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 186)</p>
<p style="text-align: center;">Bu sözde de Hz. Mehdi ‘as) ve cemaatinin şahsı manevisi yine “ve” ifadesiyle birbirinden ayrılmıştır. Bu izahtan Hz. Mehdi ve şahsı manevinin iki ayrı kavramı temsil ettiği anlaşılmaktadır. Demek ki Hz. Mehdi ve şahsı manevisi iki ayrı konudur.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>… Hz. Mehdi-i Âl-i Resul&#8217;ün temsil ettiği kudsî cemaatinin şahsı manevîsinin üç vazifesi var.</strong>(Emirdağ Lâhikası-1 sf. 265)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman’ın bu sözünde ise Hz. Mehdi (a.s)’ın cemaatinin şahsı manevisinin yerine getireceği üç büyük vazifeden bahsedilmektedir. Bu cemaatin şahsı manevisini temsil eden, başlarındaki kişi de Hz. Mehdi (a.s)’dır. Ama bu görevi, bu kudsi cemaatin şahsı manevisi yerine getirmektedir. Bediüzzaman’ın bu açıklaması da yine Hz. Mehdi (a.s)’ın “şahsı manevisi”nin ve ”zatının” iki ayrı kavram olarak ele alındığını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.bediuzzamansaidnursi.net/">http://www.bediuzzamansaidnursi.net/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ve insanların Allah&#8217;ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O&#8217;ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi, 2-3)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2016
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/44.gif" alt="44 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ve hiç ŞÜPHESİZ; BİZİM ORDULARIMIZ, ÜSTÜN GELECEK OLANLAR ONLARDIR. (Saffat Suresi, 173)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1994</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://kuranidinlemeyenler.imanisiteler.com/">http://kuranidinlemeyenler.imanisiteler.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>İslam ülkeleri Türkiye&#8217;yi ümit olarak görüyor</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kordon TV, 27 Temmuz 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> <strong>ASLINDA TÜRKİYE’NİN O BÖLGEDE AĞABEY OLMASI LAZIM, YANİ LİDER OLMASI LAZIM. TÜRKİYE, </strong>Çok vicdanlı insanların olduğu bir ülke. Mesela Bosna’ya gidiyorlar seviliyorlar, Somali’ye gidiyorlar, seviliyorlar. Her yerde saygı görüyorlar. Afganistan’da çok sevilip saygı görüyorlar. Böyle fiili bir durum var. Demek ki bütün Ortadoğu, bütün İslam alemi Türk ordusunu seviyor ve Türk milletini seviyor. <strong>DEMEK Kİ AĞABEYLİK YAPMALARINI İSTİYORLAR. YANİ TÜRKİYE’NİN BURADA ORTAYA ÇIKIP, BU AĞABEYLİĞİ YERİNE GETİRMESİ GEREKİYOR,</strong> İslam ülkelerinde ve Türk devletlerinde de&#8230;</p>
<hr />
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Endonezya Antara Haber Ajansı, 16 Eylül 2008  </span></p>
<p>Adnan Oktar: </strong>Türkiye’nin anlattığı ve yaşadığı İslam anlayışı Avrupa için çok güzel bir model oldu. Avrupa Türkiye’yi bu konuda güzel görüyor, faydalı görüyor; yaşanan İslam modelini de dünya için ideal görüyor. Bu zaten konuya tam bir çözüm getirmiş oldu.<strong> TÜRKİYE’NİN ÖNDERLİĞİNDE AYDIN, AKILCI, SAMİMİ BİR İSLAM ANLAYIŞI BÜTÜN DÜNYAYA HAKİM OLACAK İNŞAALLAH.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Akit, 16 Şubat 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/turkiyeLider_yakit160211_E.jpg" alt="turkiyeLider yakit160211 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün İran’a yaptığı son gezide Türkiye’nin bölge ülkeleri açısından önemi, “Türkiye, bölgedeki değişimin öncüsü” başlığıyla dile getirilmiştir.</p>
<p>Medeniyetler İttifakı Türkiye Eşgüdüm Komitesi Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlıağa, Türkiye’nin İslam dünyası için model olduğunu belirterek, “İslam ülkeleri Türkiye’nin ortaya koyduğu örneği bir ümit olarak görüyor” dedi.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Risale Haber, 8 Şubat 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/liderturk_risalehaber080211.jpg" alt="liderturk risalehaber080211 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ahit Sandığı</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ahit.jpg" alt="ahit 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />Kuran&#8217;da kendisinden ve kavminden en çok bahsedilen peygamber Hz. Musa (as)&#8217;dır. İşte bu kutlu peygamberin döneminden bugüne dek ulaşan bir müjde vardır: Ahit sandığı&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Ahit sandığı, Yüce Rabbimiz&#8217;in Kuran&#8217;da bildirdiği ve içinde Hz. Musa (as) ve Hz. Harun (as)&#8217;dan eşyalar bulunan değerli bir sandıktır. Ayetlerde bu sandığın Allah’ın müminlere güven duygusu ve huzur veren bir nişanesi olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle yıllardan beri hem Yahudiler hem Hıristiyanlar ve hem de Müslümanlar onun bulunması için çaba sarf etmişlerdir.</p>
<p style="text-align: center;">Ancak MÖ. 587 yılından beri bu kutsal sandık kayıptır. Ahir zamanda Allah’ın dilemesiyle Hz. Mehdi (as) vesilesiyle bulunacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/2887/HAZRETI_MUSA_VE_AHIT_SANDIGI">http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/2887/HAZRETI_MUSA_VE_AHIT_SANDIGI</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></strong>
</p>
<h1 style="text-align: center;">Geçmiş Dönemde Yaşamış İnsanlar da Sanat ve Estetik Anlayışına Sahipti</h1>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bilezikler.jpg" alt="bilezikler 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
Resimlerde görülen bileziklerden soldaki mermerden, sağdaki de bazalttan yapılmıştır. MÖ 8500-9000 yıllarına aitlerdir. Evrimciler bu dönemde, sadece taştan yapılmış aletlerin kullanıldığını iddia ederler. Bazalt ve mermer çok sert taşlardır. Bu taşların böylesine düzgün yuvarlak halkalar haline getirilmesi için, çelikten yapılmış keski ve işçilik malzemeleri kullanılmalıdır. Bileziklerin çelik aletler kullanılmadan kesilip şekillendirilmiş olması mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insan6.jpg" alt="insan6 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bir kişiye bir parça taş verip, elindeki taşla, bazalt kitlesini, resimdeki gibi bir bilezik haline getirmesini istesek, bunda başarılı olabilir mi? Elbette taşı taşa sürterek, taşa taşla vurarak bileziği meydana getiremeyecektir. Ayrıca bu bulgular, o dönemde burada yaşayan insanların estetik anlayışa ve sanat zevkine sahip olan, kültürleri gelişmiş bireyler olduğunu göstermektedir. (<a href="http://www.evrimbelgeseli.com/">http://www.evrimbelgeseli.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kaplan Kafatası</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kaplankafatasi.jpg" alt="kaplankafatasi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 14.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<strong>Dönem: </strong>Mezozoik zaman, Kretase dönemi</p>
<p><strong>Yaş: </strong>89 milyon yıl</p>
<p><strong>Bölge:</strong> Çin</p>
<p style="text-align: center;">Darwinistler memelilerin sürüngenlerden türediğini iddia ederken, tarihte yaşamış ve soyu tükenmiş &#8220;memeli benzeri&#8221; bazı sürüngenlerin fosillerini öne sürerler. Bu canlıların soylarının tükenmiş olması, evrimcilere istedikleri gibi spekülasyon yapma imkanı tanımaktadır. Ancak bilimsel araştırma ve incelemeler bu iddianın geçersizliğini ortaya koymuştur. Örneğin, memeli benzeri sürüngenlerin beyinlerinin incelenmesi sonucunda, bu canlıların memeli özellikleri göstermedikleri, tamamen sürüngenlere benzedikleri sonucu elde edilmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">Üstelik fosil kayıtları da farklı memeli türlerinin sahip oldukları tüm özelliklerle birden bire ortaya çıktıklarını ve hiç değişmediklerini ortaya koymuştur. Resimdeki 90 milyon yaşındaki kaplan fosilinin günümüzde yaşayan kaplanlardan farksız olması evrimin olmadığını gösteren ispatlardan biridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-14-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-15-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-15-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:45:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Incil]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Meta]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tevrat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1036</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN Ramazan 2011, 15. Gün Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta&#8217;dan başkası değildir. (Rad Suresi, 26) &#8220;Kim gönlünü tamamen Allah&#8217;a bağlarsa, Allah onun bütün ihtiyaçlarını sağlar. Onlara beklemediği yerden rızık kapılarını açar. Kim de kendini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/15.jpg" alt="15 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 15. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta&#8217;dan başkası değildir. (Rad Suresi, 26)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Kim gönlünü tamamen Allah&#8217;a bağlarsa, Allah onun bütün ihtiyaçlarını sağlar. Onlara beklemediği yerden rızık kapılarını açar. Kim de kendini tamamen dünyaya verirse, Allah onu dünyaya bırakır. Ona yardımı keser.&#8221; (Beyhaki, İbni Hıbban)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin.&#8221;</strong><strong><sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kuran.jpg" alt="kuran 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />Peygamberimiz (sav) müminlerin üzerlerinden yük almış, onların akıl erdiremeyecekleri veya zorlukla yapacakları işlerde onlara yol göstermiştir. Bunun yanında, insanların bir kısmı kendi kendilerine zulmetmeye, kendilerine zorluk çıkarmaya, kendi akıllarından kurallar çıkarıp, bu kurallara uyduklarında kurtuluş bulacaklarına inanmaya çok yatkındır. Tarih boyunca dinlerin tahrif edilmesinin altında yatan nedenlerden biri de insanların bu özelliğidir. Birçok topluluk, dinde olmayan kurallar uydurmuş, bunlara uyulduğunda da takva olacaklarına kendilerini ve insanları inandırmışlardır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in en önemli vasıflarından biri ise, insanlar üzerindeki bu kendi elleriyle oluşturdukları zorlukları kaldırmaktır. Allah bir ayetinde Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu özelliğini şöyle bildirir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Onlar ki, yanlarındaki Tevrat&#8217;ta ve İncil&#8217;de  (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (Araf Suresi, 157)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ayette bildirilen &#8220;ağır yük&#8221; ve &#8220;zincirler&#8221; insanların üzerlerindeki zorluklardır. Peygamberimiz (sav) ise hem hayatı ile onlara örnek olup, hem de ayette bildirildiği gibi onları iyiliğe davet edip, kötülüklerden sakındırarak, insanların üzerlerinden zorlukları kaldırmıştır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/pembecicek_1.jpg" alt="pembecicek 1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), insanlara güç gelen, onlara sıkıntı veren her türlü zorluğu kaldırmış, onları en kolay ve en güzel olana çağırmış ve herşeyin çözümünü göstermiştir. Bu nedenle Peygamber Efendimizin sünnetine uyanlar, huzurlu ve kolay bir hayat yaşarlar. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu konudaki hadis-i şeriflerinden biri şöyledir:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;&#8230; Sen, yakini bir imanla, tam bir rıza ile Allah için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var. Şunu da bil ki nusret sabırla birlikte gelir, kurtuluş da sıkıntıyla gelir, zorlukta da kolaylık vardır, bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamayacaktır.&#8221;<sup>2</sup></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;" align="left">1-    Hz. Said İbni Ebu Berde; G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, 510/5</p>
<p style="text-align: center;" align="left">2-    Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s. 315</p>
<p style="text-align: center;" align="left">
<p style="text-align: center;">www.kuranmucizeleri.org
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İman eden insanın hayatının her anı güzel geçer</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bazı insanlar, Allah’ın emir ve tavsiyeleri doğrultusunda yaşadıklarında kendi akıllarınca mutsuz olacaklarını sanarak dinden uzak dururlar. Oysa asıl, din ahlakından uzak durarak mutsuz olurlar. Mutsuzluklarının sebeplerini de bir türlü anlayamaz, suni yöntemlerle buna önlem almaya çalışırlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar gerçek anlamda mutlu olamazlar. Gerçek mutluluk, ancak Allah’a yönelmekle yaşanır.</p>
<p style="text-align: center;">İman etmeyen insanlar iman edenlerin her an mutlu, neşeli, tevekküllü tavırlarına çok şaşırır, bunun ardındaki sebebi bir türlü kavrayamazlar. Özellikle de Müslümanların, başlarına gelen her zorluğa hayır gözüyle bakmalarını hayretle karşılarlar. Kendilerinin çok çabuk mutsuzluğa, üzüntüye kapılacakları bir olay karşısında Müslümanların üzülmemeleri, her zaman olgun, sabırlı, itidalli davranmaları, her ne olursa olsun olaylarda hep hayır, hikmet görmeleri, hayatları boyunca sık sık zorluklarla karşılaştıkları halde rahat ve huzurlu olmaları onları çok şaşırtır. Nitekim müminler başkalarının hiçbir şekilde kaldıramayacağı türde çok çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. Örneğin kınanır, eleştirilir, alay, iftira gibi çeşitli şekilde psikolojik baskılara maruz kalırlar. Tarih boyunca inkar edenlerin çeşitli baskıları maruz kalan, dahası ölümle tehdit edilen peygamberler ve salih müminlerin durumu buna açık bir örnektir. Karşılaştıkları zorluklar peygamberlerin Allah yolunda daha da şevkle mücadele etmelerine vesile olmuştur. Bu iman, Allah’ın Kuran’da övdüğü, makbul olduğunu vurguladığı iman şeklidir. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Nice peygamberle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler mücadeleye girdiler de, Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Allah, sabredenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 146)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara15.jpg" alt="manzara15 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">İşte gerçek, takva bir Müslümanın hedefi, Allah’tan çok korkan, O’nu çok seven ve her an O’na bağlı yaşayan Müslümanlardan olmak, peygamberlerin yolunu izlemek ve imanı, olabilecek en yoğun derecede yaşamaktır. Nitekim bu kısa ve geçici dünya hayatında Müslümanın üzerine düşen en önemli sorumluluklardan biri, gücünün yettiği en fazla imana sahip olmak, erişebileceği en yüksek Allah korkusuna ve en fazla Allah sevgisine sahip olmaktır. Hiç kuşku yok, daha fazlasına gücü yetebilecekken, daha azıyla yetinmek, vicdanlı bir Müslümanın önemle kaçınması gereken bir davranıştır. Ciddi bir çabayla Allah’a yakınlıkta sebat gösteren kişi, mutlaka Allah’ın dost edindiği kişilerden olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">(http://www.gercekakil.com/)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Ölümü düşünmek, insanı olgunlaştırır. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 21 Haziran 2011 tarihli saat 00:30’daki A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından</p>
</div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Yüzü Çok Güzel Olacaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/resim_23.jpg" alt="resim 23 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />Humran bin A’yân der ki: İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a: … Senin sahibin Hz. Mehdi (a.s.) geniş karınlıdır, alnında iz vardır, <strong>YÜZÜ GÜZELLERİN EVLADIDIR. (YANİ YÜZÜ GÜZELDİR) </strong>(bir kişiye hitaben) Allah rahmet etsin.”</p>
<p style="text-align: center;">(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 253)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hz. Mehdi (as)&#8217;ın görevlerini açıkladığı sözlerinde onun bir şahsı manevi değil, bir şahıs olduğunu açıkça belirtmiştir</span></strong></p>
<p style="text-align: center;">Hem <strong>“BÜYÜK HZ. MEHDİ”NİN HALLERİ</strong> sabık Hz. Mehdilere (önceki Mehdilere) işaret eden rivayetlere mutabık (uygun) çıkmıyor, hadis-i müteşabih (birçok anlama gelebilecek hadis) hükmüne geçer. (Şualar, sf. 582)</p>
<p style="text-align: center;">&#8230; her asırda hidayet edici, bir nevi Hz. Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat <strong>her biri üç vazifelerden birisini bir cihette</strong> (açıdan) <strong>yapması itibariyle, AHİR ZAMANIN BÜYÜK HZ. MEHDİ’Sİ ünvanını almamışlar.”</strong> (Emirdağ Lahikası, sf. 260)</p>
<p style="text-align: center;">Bu ayrı ayrı rivayetlerin bir tevili (açıklaması) şudur ki: <strong>BÜYÜK HZ. MEHDİ’NİN ÇOK VAZİFELERİ VAR. </strong>Ve<strong>siyaset âleminde, diyanet âleminde, saltanat âleminde, cihad âlemindeki çok dairelerde icraatları olduğu gibi&#8230;</strong> (Şualar, sf. 465)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman15.jpg" alt="bediuzzaman15 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman bu üç sözünde, Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim kılmak amacıyla önceki asırlarda da bazı Müslüman şahısların geldiğini, ancak bunların hiçbirinin, ahir zamanda gelecek olan “<strong>Büyük Hz. Mehdi (a.s)’ın yapacağı üç önemli görevi yerine getiremediklerini”</strong> belirtmiştir. Bediüzzaman&#8217;ın bu açıklamalarından Hz. Mehdi (a.s)&#8217;dan bir şahıs olarak bahsettiği çok açık olarak anlaşılmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;">1-Bediüzzaman, daha önce gelen Mehdilerin birer şahıs olduklarını anlatıp ardından da Büyük Mehdi (a.s)&#8217;ın onlardan farkını açıklamıştır. Demek ki Büyük Mehdi (a.s) da bir şahıstır.</p>
<p style="text-align: center;">2- Önceki kişiler belirtilen görevleri yerine getirememişlerdir. Ama bu görevleri Büyük Mehdi (a.s) yerine getirecektir. Demek ki Büyük Mehdi (a.s) da bir şahıs olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">3- Önceki kişiler, Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s)’ı tarif ederken kullandığı özelliklere uymamaktadırlar. Ama Büyük Hz. Mehdi (a.s) bu özelliklere uyacaktır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s)’ın bir şahsı manevi olmadığı fiziksel özellikleriyle, ahlakıyla tarif edilen bir şahıs olduğu yüzyıllardır tüm İslam alimleri tarafından bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla <strong>“Bediüzzaman da Peygamberimiz (sav)&#8217;in hadislerindeki tariflere uyacağını belirterek Hz. Mehdi </strong><strong>(a.s)&#8217;ın bir şahıs olacağını”</strong> bu sözüyle bir kez daha hatırlatmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.mehdiyet.net/">http://www.mehdiyet.net/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O&#8217;dur.Öyle ki onu (hak din olan İslam&#8217;ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.&#8221; (Saff Suresi, 9)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: Şeddesiz 2021</p>
<div style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/12.gif" alt="12 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</div>
<p style="text-align: center;"><strong>Onu satın alan bir Mısır&#8217;lı (aziz,) karısına: &#8220;Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz&#8221; dedi. Böylelikle biz, Yusuf&#8217;u yeryüzünde (Mısır&#8217;da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. ALLAH, EMRİNDE GALİB OLANDIR, ancak insanların çoğu bilmezler. (Yusuf Suresi, 21)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: MİLADİ 2014
</p>
<div style="text-align: center;">
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/12.gif" alt="12 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</div>
<p style="text-align: center;"><strong>Kim Allah&#8217;ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah&#8217;ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2055</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kuranfihristi.net/">www.kuranfihristi.net</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Köylüler, kahvehaneyi kütüphaneye çevirdi</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Associated Press of Pakistan, 6 Eylül 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong>Hz. İbrahim’in okulları yoktu, Hz. Musa’nın okulları yoktu, Peygamberimiz (sav)’in okulları yoktu ama bütün dünyaya hakim oldular. Böyle şeyler aşk işidir, şevk işidir. Yani iş resmiyete döküldü mü biraz onun gücü kırılabilir bazen. Yani böyle şeyleri samimiyet, candanlık, doğal okullar çok makbuldür. Mesela, <strong>EVLERİN OKUL OLMASI, SOKAKLARIN OKUL OLMASI, HATTA KAHVEHANELERİN, LOKANTALARIN OKUL OLMASI ÇOK ÖNEMLİDİR. NİTEKİM DE ŞU AN BU, BU ŞEKİLDE GELİŞİYOR. </strong>Hatta biz bir aralar biliyorsunuz, arkadaşlarım fosil sergileri yapıyorlardı, kebapçılarda yapıldı, lokantalarda fosil sergileri yapıldı. Mağazalarda, kuyumcularda, her yerde fosil sergisi yapıldı. Ama bu bir resmi müze olarak da yapılabilirdi. Ama bu işte resmi müzeden çok daha etkili oldu bu sistem. Onun için<strong> BÖYLE SAMİMİ OLAN, AŞKLA YAPILAN DOĞAL OKULLAR ÇOK DAHA GÜZELDİR, DAHA İYİ VE DAHA ETKİLİDİR İNŞAALLAH. </strong></p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Samsun AKS TV ve TV Kayseri, 1 Aralık 2010</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: KAHVEHANELERDE DE MESELA, KÜÇÜK KÜTÜPHANELER OLUŞTURSUNLAR. UFAK BİR KÜTÜPHANE ALSINLAR. MESELA 1 METREYE 2 METRE, KÜÇÜK BİR KÜTÜPHANE. İÇİNE MESELA 30 TANE KİTAP KOYSUN, 40 TANE KİTAP KOYSUN. ÇOK BÜYÜK HİZMET OLUR, O ÇOK GÜZEL OLUR.</strong> Kahvenin bir köşesine koysunlar, numaralasınlar, kahvehaneye aittir diye, buraya aittir diye. Orası bir okuma salonuna döner, çok çok güzel olur. Evet heryer mümkün mertebe her ilde, her ilçede, her köyde. Mesela köylerde okuma odaları oluşturmak. Köy odalarında, mesela köy odasının bir bölümünü küçük bir kütüphane, ufak bir kütüphane. Hatta herhangi bir rafı bile doldurmuş olsalar çok çok mükemmel olur, bayağı güzel olur. O zaman ne diyoruz? <strong>HER KÖYE, HER KAHVEHANEYE, HER KASABAYA, HER ŞEHİRE, HER YERE BİR KÜTÜPHANE, İNŞAALLAH.</strong> Bir de kütüphaneye titiz olmak lazım. Bir kaç kişi onu sürekli koruyup-kollasın; kitapların heder olmaması, bozulmaması, dağılmaması için. Mesela kitapları alsınlar ama kitapları mutlaka orada okumalarını istesinler, alıp götürmelerini kabul etmesinler, kütüphanede okunması esastır kitabın. Orada okuyup bırakacak. Çünkü eve götürürse tembellik yapar, getirmez.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Asya, 6 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/kahvehaneKutuphane_yasya060311_E.jpg" alt="kahvehaneKutuphane yasya060311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Ankara&#8217;nın Polatlı ilçesi Eski Köseler köyü sakinleri, örnek bir davranışa imza atarak köy kahvehanesini kütüphaneye dönüştürdü. Kaymakamlık tarafından yaptırılan çok amaçlı binanın kahvehane olarak kullanan bölümü, artık köylülere kıraathane (okuma evi) olarak hizmet verecek.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dünya Savaşlarının Perde Arkası</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/dunyasavaslari_site.jpg" alt="dunyasavaslari site 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">20. yüzyıl, dünya tarihinin en kanlı devri oldu.</p>
<p style="text-align: center;">İnsanlık bu dönemde ilk kez &#8220;dünya savaşı&#8221; kavramıyla karşılaştı.</p>
<p style="text-align: center;">I. ve II. Dünya savaşları, geride toplam 65 milyon ölü bıraktı. Bunların yaklaşık yarısı, savaşla hiçbir ilgisi olmayan sivil insanlardı.</p>
<p style="text-align: center;">Küçük çocuklar, savunmasız kadınlar ve yaşlılar acımasızca katledildi&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Peki dünya nasıl oldu da bu denli büyük bir cinnete sürüklenebildi?</p>
<p style="text-align: center;">İnsanlar nasıl oldu da göz göre göre, hem kendi milletlerini hem de diğerlerini bir kan dökme kuyusuna attılar? Bu vahşetin ardındaki felsefe neydi?</p>
<p style="text-align: center;">Darwinizm bütün bu acıların, dünya üzerinde yaşanan kargaşa ve savaşların tek sebebidir.</p>
<p style="text-align: center;">Sitede bu önemli konu detaylarıyla açıklanıyor ve dünya savaşlarının perde arkası ortaya konuluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.dunyasavaslari.com/">http://www.dunyasavaslari.com</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Cilalı Taş Aldatmacası</strong></p>
<p style="text-align: center;">Resimlerde elle yapılmış obsidyenler, kemik aletler, kancalar ve taştan yapılmış çeşitli malzemeler görülmektedir. Kemiğe taşla vurarak böyle düzgün şekillerin elde edilemeyeceği açıktır. Kaba taş darbeleri, kemiği sürekli dağıtıp parçalayacak, istenildiği gibi şekillendirilmesini engelleyecektir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kemikmalzemeler.jpg" alt="kemikmalzemeler 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kemikmalzeme2.jpg" alt="kemikmalzeme2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Aynı şekilde granit ve bazalt gibi en sert taşlardan yapılan bu malzemelerin de, taş darbeleriyle bu derece düzgün kesilmesinin, sivriltilip şekillendirilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Bu taşlar, meyve keser gibi düzgün kesilmiştir. Taşların parlaklığı da evrimcilerin iddia ettiği gibi cilalanmış olmalarından değil, kesimden kaynaklanmaktadır. Bu eşyaları yapan insanlar, ellerindeki malzemeyi diledikleri gibi şekillendirebilecekleri demir veya çelikten yapılmış teknik cihazlara sahip olmalıdır. Sert taş parçaları ancak çelikle bu derece düzgün kesilebilir. Bu durum evrimcilerin iddialarının hikayeden öte gitemediğinin bir delilidir. (<a href="http://www.evrimmasali.com/">http://www.evrimmasali.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insanirklari.jpg" alt="insanirklari 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Nautilus’un Sarmal Kabuğu</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nautilus3.jpg" alt="nautilus3 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nautilus2.jpg" alt="nautilus2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />Son yıllarda doğadaki geometrik düzen hakkında yapılan araştırmalar, bu konunun bir bilim dalı haline gelmesine yol açmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Pek çok bilim adamı modern matematik bilgileriyle bu şekilleri yorumlamakta ve doğadaki geometrik düzenin dayandığı temel kuralları ortaya çıkarmaktadırlar. Elde edilen bilimsel sonuçlar ise doğanın “Altın Oran” adı verilen sabit bir matematiksel değere göre inşa edildiğini göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Eşit açılı sarmalın doğadaki varlığını gösteren en ünlü örnek, Nautilus adındaki deniz kabuklusudur. Nautilus’un kabuğu eşit açılı sarmal şekle göre büyür. Dolayısıyla bu canlının kabuğunda hacimsel bir genişleme meydana gelmesine rağmen kabuğunun şeklinde hiçbir değişiklik olmaz.</p>
<p style="text-align: center;">Üzerinde durulması gereken önemli bir nokta da, Nautilus’un kabuğunda gözlemlenen bu özel geometrik şekli, içindeki canlının kendisi inşa etmektedir. Bu canlının bir yaratılış harikası olan kabuğunu nasıl yaptığını yakından incelediğimizde ise hayranlık uyandıran bir durumla karşılaşırız.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nautilus1.jpg" alt="nautilus1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 15.GÜN" />Nautilus’un kabuğunun içinde, sedef duvarlarla bölünmüş bir çok odacığın oluşturduğu içsel bir sarmal uzanır.</p>
<p style="text-align: center;">Nautilus büyüdükçe, sarmal kabuğun ağız kısmında, bir öncekinden daha büyük bir odacık inşa eder ve arkasındaki kapıyı bir sedef tabakasıyla örterek daha geniş olan bu yeni bölüme ilerler. Kabuğun içindeki boş odacıkları da gaz ya da hava ile doldurduğundan, kabuğun tümü suda kolaylıkla yüzebilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Açıktır ki Yüce Allah bu küçük canlıyı, sarmal kabuğunu inşa edebilmesi için gereken matematiksel bir bilgi ve beceri ile yaratmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“&#8230;Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır.” (Talak Suresi, 3)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-15-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-16-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-16-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:45:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Vefa]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1034</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN Ramazan 2011, 16. Gün Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah&#8217;a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/16.jpg" alt="16 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 16. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah&#8217;a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. (Bakara Suresi, 177)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;Herhangi bir Müslümanın başına yorgunluk, hastalık, düşünce, keder, acı ve kaygıdan, diken batmasına kadar ne gelirse, Allah bunları o Müslümanın hatalarına keffaret kılar.&#8221;(Buhari)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Allah refikdir (merhametli ve şefkatli), rıfkı sever ve rıfka mükabil verdiğini başka hiçbir şeyle vermez.&#8221;<sup>1</sup></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cicekli.jpg" alt="cicekli 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />Peygamber Efendimiz çok içli, şefkatli, anlayışlı, sevgi dolu bir insandı. Dostlarının, yakınlarının, kendisine tabi olan tüm müminlerin maddi ve manevi her türlü sorunu ile ilgilenir, sağlıkları, güvenlikleri, neşeleri için tüm tedbirleri alır, onlara koruyucu kanatlarını gerer, imanlarını ve takvalarını sürekli takviye ederek ahiret hayatlarını düşünürdü. Peygamberimiz (sav)&#8217;in bu tüm insanlığa örnek olan güzel özellikleri ayetlerde şöyle bildirilmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O&#8217;nun gücüne giden, size pek düşkün, müminlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir. (Tevbe Suresi, 128)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Ve müminlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.&#8221; (Şuara Suresi, 215)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav)&#8217;in eğittiği müminler de onun güzel özelliklerini kendilerine örnek aldıkları için, Kuran&#8217;da da zikredilerek tüm insanlığa duyurulan fedakarlıklarda, şefkatli ve merhametli tavırlarda bulunmuşlardır. Peygamberimiz (sav)&#8217;in eğittiği ve Kuran ayetlerine gönülden bağlı müminler, esirlere karşı dahi koruyucu tavırlar göstermişlerdir. Onların bu örnek ahlakları ayetlerde şöyle bildirilir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. &#8220;Biz size, ancak Allah&#8217;ın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür. Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkuyoruz.&#8221; (İnsan Suresi, 8-10)</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/manzara16.jpg" alt="manzara16 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamber Efendimiz ashabına da merhametli olmalarını hatırlatmış ve onlara en güzel örnek olmuştur:</p>
<p style="text-align: center;"><em>&#8220;Merhamet edin, merhamet olunasınız. Af edin, af olunasınız. Yazık, laf ebesi olanlara. Yazık günahlarına bilerek devam edip, istiğfar etmeyenlere.&#8221;<sup>2</sup></em></p>
<p style="text-align: center;"><em>&#8220;Merhamet etmeyene merhamet edilmez.&#8221;</em><sup>3</sup></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kurandadua.com/">www.kurandadua.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;">1-    Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 7. cilt, s. 293</p>
<p style="text-align: center;">2-    G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi,  İstanbul, 1997, 70/10</p>
<p style="text-align: center;">3-    G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 446/11</p>
<p style="text-align: center;" align="left">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İnsan acizliğine rağmen büyüklenir</strong></p>
<p style="text-align: center;">Allah insan vücudunu muhteşem bir sanatla yaratmıştır. Bedenen sahip olduğu tüm muhteşem özellikler, örneğin istediği her hareketi kolaylıkla yapabilmesini sağlayan iskelet sistemi, yaklaşık 100 trilyon hücreyi tek tek dolaşarak besleyen dolaşım sistemi, oksijeni taşıyan kan, kanın damarlar içinde dolaşmasını ve vücudun her hücresine ulaşmasını sağlayan kalp, tek bir hücresinde 500 farklı kimyasal işlem gerçekleşen karaciğer ve daha yüzlerce sistem ile bu sistemleri oluşturan sayısız detayın her biri insana dünya hayatında rahat bir yaşam sürebilmesi için Allah tarafından özel olarak bahşedilmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">Ne var ki gözümüzün gördüğü ve görmediği her şeyi ve her noktayı benzersiz ve üstün bir sanatla yaratan Allah, insan bedenine, olanca mükemmelliğinin yanı sıra, türlü acizlikler de vermiştir. Dilemiş olduğu takdirde insan bedenini bu acizliklerden muaf şekilde yaratmaya kadir olan Allah, hiç kuşku yok ki bu acizlikleri özel bir hikmetle yaratmıştır. Nitekim insanın bedenen aciz ve zayıf olarak yaratılmış olmasının çok önemli hikmetleri vardır.</p>
<p style="text-align: center;">Ölümlü bir varlık olarak yaratılmış olması insanın en büyük aczlerinden biridir. Acıkması, hastalanması, uyuma ve dinlenme ihtiyacı içerisinde olması, soğuktan sıcaktan etkilenebilen hassas bir varlık olması, küçücük bir mikroba yenik düşebilen, en ufak bir soğuk algınlığına dayanıklılık gösteremeyen bir zayıflıkta olması da onu son derece aciz bir varlık kılar. Dünyanın dört bir köşesi eczanelerle, hastanelerle, sağlık kuruluşlarıyla doludur. Bu da insanın aczini tüm açıklığı ile ortaya koyan bir durumdur.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/denizmanzara.jpg" alt="denizmanzara 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Ne var ki bazı insanlar olanca acizliklerine rağmen sanki bu durumla hiç muhatap değillermiş gibi şımarıp azgınlığa kapılabilmektedirler. Küçük bir dengesizlik sonucu düşüp sakat kalabilecek, vücudundaki trilyonlarca hücreden bir tanesinin bozulmasıyla çok ciddi hastalıklara yakalanabilecek aciz bir varlık iken büyüklenir, başkalarına kendilerini güçlü ve üstün göstermek isterler. Oysa her insan gibi onlar da acz içinde olan varlıklardır.</p>
<p style="text-align: center;">Bu kişilerin en ağırlarına giden konulardan biri ise ölümdür. Ölümün hatırlatılmasından hiç hoşlanmazlar. Ölümden bahseden insanı “şom ağızlı” ve benzeri tabirlerle suçlamaya kalkışır ve onları hemen susturmaya çalışırlar. Çünkü ölüm onlara kendilerinin ne denli aciz bir varlık olduğunu doğrudan hatırlatan bir konudur. Oysa ne kadar görmezlikten gelirlerse gelsinler, ne kadar yüz çevirirlerse çevirsinler ölüm kendilerine hiç beklemedikleri bir anda gelecektir. Bu kesin gerçeğe rağmen aciz bir kul olduklarını yine de kabul etmez, son nefeslerine kadar büyüklenmelerini sürdürürler. Allah bu kişilerin alacağı karşılığı şu şekilde bildirmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür. (Nahl Suresi, 29)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Müslümanlar ise aczlerini bilen, dolayısıyla büyüklenmeye, kibir ve gururlanma hissine kapılmayan insanlardır. Allah’ın her şeyi hikmetle yarattığını bilir, O’na yönelir, yalnızca O’ndan yardım isterler.</p>
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.sahtedunya.com/">http://www.sahtedunya.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kuran&#8217;da Kitap Ehli&#8217;ne düşmanlık yoktur. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 21 Haziran 2011 tarihli saat 00:30’daki A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından</p>
</div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hz. Mehdi (a.s.) Hakkında Hiçbir Şekilde Aleyhte Bilgi Bulunamayacak Ve Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;a Kurulan Tuzaklar Asla Başarılı Olmayacaktır</strong></p>
<p style="text-align: center;">Nechül Belağa&#8217;dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: &#8220;O (Hz. Mehdi (a.s.)) insanlardan saklanırken, <strong>İZ SÜRÜCÜLER ARASALAR BİLE ONUN AYAK İZLERİNİ GÖRMEZLER&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/resim_12.jpg" alt="resim 12 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)’nin, münafıkların yaptıkları ihbarlar sonucu takip edileceği, ancak asla başarılı olunamayacağı haber verilmiştir. Hadislerde; <strong>“buğdayı içten tahrip etmeye çalışan, kurt gibi iğrenç ve habis varlıklar” olarak tanımlanan MÜNAFIKLARIN İHBARLARIYLA, HZ. MEHDİ (A.S.)’YE TUZAK KURULMAYA ÇALIŞILACAKTIR.</strong> Ancak iz sürücüler, tutuklamak, sürgün etmek ya da hapsetmek gibi amaçlarla Hz. Mehdi (a.s.) hakkında istihbarat toplamak isteseler de, bunu asla beceremeyecekler; <strong>ONUNLA İLGİLİ HİÇBİR ŞEKİLDE ALEYHTE BİLGİ BULAMAYACAK VE KURDUKLARI TUZAKLARDA ASLA BAŞARILI OLAMAYACAKLARDIR.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hazretimehdi.com/kurt.html">h</a><a href="http://www.hazretimehdi.com/kurt.html">ttp://www.hazretimehdi.com/kurt.html</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman Hz. Mehdi (as)&#8217;ın birinci görevini anlatıyor.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em>Hz. Mehdi (a.s.)’nin üç vazifesinden&#8230;. Birincisi: fen ve felsefenin tasallutiyle (etkisiyle) ve <strong>maddiyyun ve tabiiyyun taunu</strong>, (materyalizm, Darwinizm ve ateizm hastalığı) beşer (insanlık) içine intişar etmesiyle (insanlar arasında yayılmasıyla), her şeyden evvel felsefeyi ve <strong>maddiyyun fikrini (materyalizm, Darwinizm ve ateizm gibi Allah&#8217;ı inkar eden dinsiz akımları) tam susturacak tarzda imanı kurtarmaktır.</strong> Ehl-i imanı dalâletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak)&#8230; (Emirdağ Lahikası, s. 259)</em></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzaman16.jpg" alt="bediuzzaman16 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />Bediüzzaman Said Nursi, Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın birinci görevinin &#8220;maddiyyun ve tabiiyyun taunu&#8221;nu yani Darwinizm, materyalizm ve ateizmi fikren tam anlamıyla ortadan kaldırmak olduğunu bildirmiştir. Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın, Bediüzzaman Hazretleri’nin belirttiği şekilde “herşeyden evvel” bu görevi yerine getirecek olması, Deccaliyetin en önemli fitnesinin Darwinizm olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bediüzzaman, Deccal&#8217;in &#8220;fen ve felsefeyi kullanarak” Darwinizmi yayacağını söylemektedir. Deccal, insanları Allah inancından uzaklaştırmak, yeryüzünde kargaşa ve anarşiyi hakim kılmak için fen ve felsefe yoluyla Darwinizmi yayacak; Hz. Mehdi (a.s) da İslam ahlakını hakim kılmak, yeryüzüne barış, huzur ve adalet getirmek için ilmi bir mücadele ile Deccaliyetin Darwinizm putunu yıkacak, Darwinizm ve materyalizmi fikren tam anlamıyla susturacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.risaleinurkulliyati.com/">http://www.risaleinurkulliyati.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah, göklerin ve yerin nurudur (1).</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>O&#8217;nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki (2),</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir (3).</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>(Nur Suresi, 35)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced (1): 1959</p>
<p style="text-align: center;">Ebced (2): 2037</p>
<p style="text-align: center;">Ebced (3): 1980</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/16bd7b19b552f5515cbe7a3a7b2a42d6.gif" alt="16bd7b19b552f5515cbe7a3a7b2a42d6 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Rabbinin nimetini durmaksızın anlat. (Duha Suresi, 11)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: Hicri:1376, Miladi: 1956</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://kuranvedin.imanisiteler.com/">http://kuranvedin.imanisiteler.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Günü birlik hastaların ulaşımı devletten</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çay TV, 11 Mart 2009  </strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong>… her hasta bizim sorumluluğumuzdadır millet olarak. Hasta olmak suç değildir, şereftir, onurdur ve yükümlülüğü bizim üzerimizdedir. <strong>HASTA OLDUĞUNDA O KARDEŞİMİZ ARTIK BİZE EMANETTİR, MİLLETÇE BİZE EMANETTİR. ONA BİZ BAKACAĞIZ, YEMESİNDEN, İÇMESİNDEN, KONFORUNDAN, NEŞESİNDEN, MUTLULUĞUNDAN, TEDAVİSİNDEN, HER ŞEYİNDEN BİZ SORUMLUYUZ. HASTADAN PARA ALINMAZ, EN KALİTELİ, EN GÜZEL HASTANEYE GİDECEK, BİRİNCİ SINIF HASTANEYE GİDECEK</strong>  kanser hastası; orada aslanlar gibi tedavi olacak, hürmet görecek, sevgi görecek, hatta onun güzel geniş salonlarında oturtacaklar. Hastadan para alınmaz; bunu biz milli bir terbiye olarak bunu alacağız. Bu asla kabul edilecek bir şey değildir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Akit, 28 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/hastayaYardim_yakit280311_E.jpg" alt="hastayaYardim yakit280311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Hastanaye yatırılmalarına gerek görülmeyen, “günübirlik” tedavi alan kas sistemi ve nörolojik hastalığı bulunanlar, kemoterapi ve radyoterapi hastalığı bulunanlar, kemoterapi ve radyoterapi gören kanser hastaları, ayakta fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulananlar, organ nakli yapılan ve yapılacaklarla doğum sonrası taburcu olup ulaşımda sıkıntı yaşayanların hastanaye gidiş gelişlerini devlet sağlayacak.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Yeni Asya, 28 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/hastayaYardim_yasya280311_E.jpg" alt="hastayaYardim yasya280311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Atom Mucizesi</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/atommucizesi_kitap.jpg" alt="atommucizesi kitap 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Kuran ayetlerinden açıkça anlaşıldığı gibi tüm evren, mükemmel bir düzen içinde işlemektedir. Çünkü yer, gök ve ikisi arasında bulunanlar, sonsuz bir güç ve akıl sahibi olan Allah tarafından yaratılmıştır. Nitekim pek çok fizikçi, çalışmalarının sonucunda tüm evrende olduğu gibi atomda da kusursuz bir düzen, şaşmaz bir denge olduğu gerçeğinde birleşmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu kitapta, canlı-cansız her şeyin temeli olan &#8220;atom&#8221; konusu ele alınmaktadır. Atom hakkında nelerin, nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği incelendikten sonra, &#8220;neden&#8221; sorusunun cevapları aranmakta, okuyucu çevresinde gördükleri hakkında derin düşünmeye davet edilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.atommucizesi.com/">www.atommucizesi.com</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Taş Taş ile Yontulamaz</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/insan67.jpg" alt="insan67 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Elde edilen bulguları evrimci ön yargıyla değerlendiren bir bilim adamı, o dönem hakkında pek çok yorum yapabilir. Ancak bu yorumların bilimsel kabul edilebilmesi için net bulgularla ve verilerle desteklenmesi gerekir. Bugüne kadar evrimcilerin masallarını destekleyebilecek tek bir bilimsel bulgu dahi elde edilmemiştir. Hırıltılar çıkararak anlaştığı, mağaralarda yaşadığı, üstünde postuyla ateş kenarında oturduğu, kaba aletlerle avlandığı söylenen yarı insan yarı maymun varlıklar sadece evrimcilerin hayallerini yansıtmaktadır. Bilim ise insanın her zaman insan olarak var olduğunu göstermektedir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/tastaslayontulmaz.jpg" alt="tastaslayontulmaz 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bu resimde görülen taş aletler, ortalama MÖ 10 -11 bin yıllarına aittir. Buradaki taşlardan herhangi birini, evrimcilerin, o dönem insanlarının yaptıklarını iddia ettikleri gibi, bir başka taşla vurarak yapmaya çalıştığınızı düşünelim. Örneğin 4 numarada görülen taşlardaki düzgün oyukların aynısını açmaya çalışın. Elinizdeki kaya parçasına istediğiniz kadar taşla vurun, böyle düzgün bir delik açamazsınız. Bunu yapabilmek için, çelik gibi sağlam metallerden yapılmış aletler kullanmanız gerekir. (http://www.evrimyok.net)</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Atnalı Yengeci</strong></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/atnaliyengeci.jpg" alt="atnaliyengeci 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 16.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dönem:</strong> Mezozoik zaman, Jura dönemi</p>
<p><strong>Yaş: </strong>150 milyon yıl</p>
<p><strong>Bölge: </strong>Solnhofen Oluşumu, Almanya</p>
<p style="text-align: center;">Keliserliler (Chelicerata) şubesine dahil olan atnalı yengeçleri, yüz milyonlarca yıldır değişmeyen özellikleriyle, evrimciler tarafından dahi &#8220;yaşayan fosil&#8221; olarak kabul edilen canlılardandır. Jura döneminde yani bundan yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış olan atnalı yengeçleri, günümüz denizlerinde yaşayan atnalı yengeçlerinden farksızdır. Bu farksızlık, evrimcilerin &#8220;aşamalı gelişim&#8221;, &#8220;kademe kademe ilerleme&#8221; gibi iddialarını yerle bir etmekte, bir kez daha canlıların evrimi tezinin komik bir masaldan ibaret olduğunu ispatlamaktadır. Bilim, canlıların üstün güç ve kudret sahibi, Rabbimiz olan Allah&#8217;ın eseri olduğunu reddedilemez bir şekilde ortaya koymuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-16-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-17-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-17-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Bil]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Edin]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[Halde]]></category>
		<category><![CDATA[Iman]]></category>
		<category><![CDATA[Iste]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1031</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN Ramazan 2011, 17. Gün İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96) &#8220;İmanı kamil olan, sevdiği kimseyi, ondan menfaat gördüğü için değil sırf Allah rızası için sever. Gerçek iman budur.&#8221; (Taberani)   Dua ibadetten ibarettir. Allah buyurur ki: “Bana dua edin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/17.jpg" alt="17 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 17. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96)</strong></p>
<hr />
<p>&#8220;İmanı kamil olan, sevdiği kimseyi, ondan menfaat gördüğü için değil sırf Allah rızası için sever. Gerçek iman budur.&#8221; (Taberani)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dua ibadetten ibarettir. Allah buyurur ki: “Bana dua edin, Ben size icabet edeyim.”<sup>1</sup></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cicekler17.jpg" alt="cicekler17 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />Peygamberimiz (sav)&#8217;in müminlere olan sevgisinin ve düşkünlüğünün bir sonucu olarak, onların hataları için Allah&#8217;tan bağışlanma dilemiştir. Allah&#8217;ın Peygamberimiz (sav)’e bu konudaki emirleri ise şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ey Peygamber, mümin kadınlar, Allah&#8217;a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma&#8217;ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah&#8217;tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine Suresi, 12)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şu halde bil; gerçekten, Allah&#8217;tan başka ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem mü&#8217;min erkekler ve mü&#8217;min kadınlar için mağfiret dile. Allah, sizin dönüp-dolaşacağınız yeri bilir, konaklama yerinizi de. (Muhammed Suresi, 19)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;… Böylelikle, senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar için Allah&#8217;tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.&#8221; (Nur Suresi, 62)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Allah Tevbe Suresi&#8217;nde ise, Peygamberimiz (sav)&#8217;e müminler için dua etmesini şöyle bildirmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>… Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için &#8216;bir sükûnet ve huzurdur.&#8217; Allah işitendir, bilendir. (Tevbe Suresi, 103)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ayette bildirildiği gibi Peygamberimiz (sav)&#8217;in duası müminler için bir sukunete ve huzura vesile olmaktadır. Şunu hiç unutmamak gerekir ki, kalbe huzur ve sukunet veren sadece Allah&#8217;tır. Allah, müminlerin velisi, koruyucusu olarak vekil kıldığı peygamberinin duasını müminlerin rahatlığı, huzuru için vesile etmektedir. Rabbimizin şefkati, merhameti, müminleri esirgeyen ve koruyan olması Peygamberimiz (sav)&#8217;in ahlakında en fazlasıyla tecelli etmektedir.  Peygamber Efendimiz bir sözlerinde müminlere dua hakkında önemli bir konuyu şöyle hatırlatmışlardır:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;İcabetten emin olarak Allah&#8217;a dua edin.&#8221;<sup>2</sup></p>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sakinunutmayin.com/">www.sakinunutmayin.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;">1- Hz.Numan İbni Beşir r.a., Ramuz El-Hadis s.207</p>
<p style="text-align: center;" align="left">2-    Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, s. 327
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İyilerin Birbirlerine Desteği Sadece Sözde Kalmamalıdır</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsanların büyük bir kısmı konuşmalarında hep doğru ve güzel olanı söyler ve daima haklıdan yana olacaklarını vurgularlar. Ancak fiiliyata geldiğinde birçoğu sessiz ve tepkisiz kalır. Haktan yana söyleyecekleri ve hakkı savunabilecekleri birçok ortam ve imkanları bulunmasına rağmen dünyevi çıkarlarının zedelenip, maddi zarara uğrayacaklarından korkmaları, gelecek endişesine kapılarak, haktan yana tavır koymamaları gibi sebeplerle bundan kaçınırlar.</p>
<p style="text-align: center;">Ancak bu insanlar şunu bilmelidirler ki, Allah’ın razı olacağı tavır sözle söylenenin fiiliyata da geçirilmesidir. Allah, sözle iyiliğin ve salih amellerin vaadinde bulunan, ancak uygulamaya gelince geri çekilen insanların durumunu bir ayette şöyle bildirmektedir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah’a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.” (Muhammed Suresi, 21)</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/deniz_manzara.jpg" alt="deniz manzara 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">İşte bu yüzden, Allah’a iman eden, hesap gününde dünyada yaptıklarının hesabını vereceğini bilen, samimi ve vicdanlı bir kul olduğunu söyleyen her insanın, yalnızca sözde değil fiiliyatta da iyilerle ittifak içinde olması gerekir. Bunu uygulamayan insanları Allah şöyle uyarmaktadır:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah Katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti).” (Saff Suresi, 2-3)</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsanların birbirlerine nasıl zulmettiklerini gören, her gün çevresinde ahlaksızlığın, acımasızlığın, imansızlığın işaretlerini fark eden ve bunlardan dolayı rahatsızlık duyarak, barış, sevgi ve huzur dolu bir toplum isteyen bir insanın duyarsız kalması büyük bir hata olur. Her insan, az ya da çok, gücünün yettiğinin en fazlasıyla kötülüklerin tek çözümü olan Kuran ahlakının yaşanmasına ve yaşatılmasına katkıda bulunmalı, iyilik ve güzellik yolunda çaba göstermelidir.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">(<a href="http://www.deccaltehlikesi.com/">http://www.deccaltehlikesi.com/</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İttihad-ı İslam, Peygamberimiz (sav)&#8217;in en büyük hedeflerindendir. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 9 Mayıs 2011 tarihli saat 10:00’daki A9 Tv röportajından</p>
</div>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<strong>Ahir Zamanda İnsanların Büyük Çoğunluğu, Hz. Mehdi (a.s.)&#8217;ın Talebelerinin Değerini Anlamayacaklardır</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/resim_17.jpg" alt="resim 17 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebeleri hakkında şöyle söylemiştir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ONLAR ALLAH YOLUNDA MÜCADELE EDERLER VE BÜYÜKLENENLER ONLARI KÜÇÜK GÖRÜR. ONLARIN KIYMETİ DÜNYADA BİLİNMEZ FAKAT AHİRETTE İYİ TANINIRLAR.</strong></p>
<p style="text-align: center;">(Muntakab el Ezhar, s. 474)</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste, insanların büyük bölümünün Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin imanlarını gereği gibi takdir edemeyeceklerine dikkat çekilmiştir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman, Darwinizmin adeta salgın bir hastalık gibi, deccalin ikna ve telkin yöntemiyle gelişeceğini ve tüm dünyaya yayılacağını haber vermektedir.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em>Maddiyyunluk (ateist, materyalist ve Darwinist felsefeler) manevi taundur (bulaşıcı bir veba hastalığıdır) ki, beşere şu müthiş sıtmayı tutturdu, gazab-ı İlahiye çarptırdı. <strong>Telkin ve tenkid kabiliyeti</strong> tevessü ettikçe (geliştikçe), o taun da (bulaşıcı veba hastalığı da) tevessü eder (gelişir). (Mektubat, s. 513) </em></p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman, deccalin sapkın fikir sistemi olan Darwinizmin adeta salgın bir hastalık gibi, deccalin ikna ve telkin yöntemiyle gelişeceğini ve tüm dünyaya yayılacağını haber vermiştir. Şu anda dünyada Darwinizmin, masonluğun tekelinde olan ve dünyaya hakim olan bir kısım basın tarafından sürekli olarak propagandası yapılmakta, bu büyük aldatmaca toplumlara yayın yoluyla durmaksızın telkin edilmektedir. Dolayısıyla Darwinizm’in pek çok insan tarafından cehaletle kabul edilmesinin sebebi ilmi deliller değil, kullanılan yoğun telkin yöntemleridir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/25soz.jpg" alt="25soz 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Deccalin fikir sisteminin çökertilmesi için, bu sahte telkinin ortadan kaldırılması ve bu kitle aldatmacasının deşifre edilmesi gerekmektedir. Deccalin fitnesi olan Darwinizm, onu çökerten bilimsel delillerin tüm dünyaya gösterilmesi, bu sapkın ideolojinin temelindeki aldatmacanın dellileriyle ortaya çıkarılması yoluyla bozguna uğratılacaktır. Nitekim Bediüzzaman Said Nursi, Hz. Mehdi (a.s)&#8217;ın birinci görevinin &#8220;maddiyyun ve tabiiyyun taunu&#8221;nu yani Darwinizm, materyalizm ve ateizmi fikren tam anlamıyla ortadan kaldırmak olduğunu açıklamıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.mehdi-deccal-masonluk.com/">http://www.mehdi-deccal-masonluk.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dedi ki: &#8220;Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz oradan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz.&#8221; (Taha Suresi, 123)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 1982
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/white20rose20divider20afk7%5B1%5D.gif" alt="white20rose20divider20afk7%5B1%5D 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>De ki: &#8220;Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz.&#8221; (Taha Suresi, 135)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2023
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/white20rose20divider20afk7%5B1%5D.gif" alt="white20rose20divider20afk7%5B1%5D 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Andolsun, onlara kendi içlerinden bir elçi gelmişti, fakat onu yalanladılar; böylece onlar, zulümlerine devam etmektelerken azap onları yakalayıverdi. (Nahl suresi, 113)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2007</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kuranveislam.com/">http://www.kuranveislam.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Keşmir&#8217;in umudu da Türkiye&#8217;de</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>The Golf Today (BAE), Ekim 2008</strong></span></p>
<p><strong>Muhabir: </strong>Bugün Pakistan’a baktığımız zaman orada çok büyük bir mücadelenin sürmekte olduğunu görüyoruz. Yine Keşmir’de büyük sorunlar yaşanıyor. Terör sorunları yaşanıyor. Arap ülkelerinde de durum çok parlak değil. Bu Türk İslam Birliği bu konuda ne gibi öngörülere sahip? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?</p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong> İslam Birliği bütün bunların çözümüdür. Bu olayların tamamı aniden kesilir. Barış, kardeşlik, huzur hemen gelişip güç bulacaktır. Bu tamamen başıbozukluktan kaynaklanan, bir lider olmamasından kaynaklanan, kardeşlik ruhunun oluşmamasından kaynaklanan bir durumdur. <strong>HEM KARDEŞLİK RUHUNUN OLUŞMASINI SAĞLAYACAKTIR TÜRK İSLAM BİRLİĞİ, HEM LİDERLİK SORUNUNU ÇÖZECEKTİR. O YAPI İÇERİSİNDE BÖYLE BİR TERÖR, KARMAŞA VE KARGAŞANIN OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZ, KÖKTEN HALLOLACAK.</strong></p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:</strong> Evet. Ama yine bakın laf, söz eninde sonunda benim dediğime geldi. Türk-İslam birliğinin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye’nin öncü olmasının gerekliliğinin ne kadar açık olduğunu, Türkiye’nin liderliğinin aleni olduğunu, yani buna hiç kimsenin karşı çıkacak gibi olmadığını, fiili durum yarattığı Allah’ın açıkça ortada. <strong>TÜRKİYE LİDERDİR VE TÜRK-İSLAM ALEMİ’NİN FİİLEN ŞU AN LİDERLİĞİNİ BU OLAYLA ALMIŞTIR</strong> ve bunun arkası gelecektir ve devam edecektir. Ta ki, bütün Türk devletlerini birleştirinceye kadar, bütün İslam devletlerini birleştirinceye kadar, hepsinin sınırları açılıncaya kadar bu devam edecektir.</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Adana CRT TV, 30 Eylül 2008 </strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar:TÜRKİYE ÇOK HAYIRLI, GÜZEL BİR YOLDA, GİTTİKÇE TEMİZLENİYOR, DURULUYOR, DİNÇLEŞİYOR, SAĞLIK KAZANIYOR… BÜTÜN ORTADOĞU. BALKANLARIN, BÜTÜN İSLAM ALEMİNİN, TÜRKLÜK ALEMİNİN LİDERİ OLACAK İNŞAALLAH. TÜRK-İSLAM ALEMİ BİRLEŞECEK, BÜYÜK BİR TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ OLUŞACAK, TÜRKİYE BAŞINA GEÇECEK, AĞABEYLİK YAPACAK, DÜNYADA ÜÇÜNCÜ GÜÇ OLACAK,</strong> Amerika ve Rusya’nın dışında bir denge unsuru olacak ve dünyaya bir sulh ve selamet çağı getirecek inşaAllah.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Akit, 4 Mart 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/nedemisti_neoldu/turkiyeLiderKesmir_yakit040311_E.jpg" alt="turkiyeLiderKesmir yakit040311 E 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>İslam coğrafyasının sıkıntılı bölgelerinden Keşmir’de Türkiye heyecanı yaşandı. Uluslararası Keşmir Konferansına Türkiye damgasını vurdu.<br />
Uluslararası Keşmir Konferansında konuşan Keşmir Başbakanı, “Keşmir sorunu ancak Türkiye’nin devreye girmesi ile çözülebilir” dedi.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Her An &#8211; Her Saniye</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/heranhersaniye_belgesel.jpg" alt="heranhersaniye belgesel 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan tüm kompleks sistemler, insanlara hizmet için durmaksızın kusursuzca işlemektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Ve her an her saniye evrenin her köşesinde ve insan bedeninde mucizevi bir uyum ve düzen yaşanmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hersaniye.jpg" alt="hersaniye 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />Allah, insanlara rahmet kapılarını sonuna kadar açmış ve onu olabilecek en güzel şekilde nimetlerle kuşatmıştır.</p>
<p style="text-align: center;">Her an yaşanan bu mucizeleri fark eden insanın yapması gereken ise, her bir nimet ve güzellik karşısında Allah&#8217;a sürekli şükretmektir.</p>
<p style="text-align: center;">İnsanın sadece bu filmde izleyeceğiniz olaylar üzerinde düşünmesi bile, Allah&#8217;ın insanlar üzerindeki sonsuz ihsanını, şefkatini ve merhametini anlaması için yeterlidir.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/2934/HER_AN_HER_SANIYE">http://www.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/<br />
Product/2934/HER_AN_HER_SANIYE</a>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /></strong>
</p>
<h1 style="text-align: center;">Mağaralardaki Renkli Resimler Üstün Bir Sanat Anlayışının Eseridir</h1>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/renklimagararesminiaux.jpg" alt="renklimagararesminiaux 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">Resimler, resmi yapan kişilerin sanat anlayışını yansıtır. Ancak bu resimlere bakarak dönemin insanlarının ne yedikleri, hangi koşullarda yaşadıkları, sosyal ilişkilerinin nasıl olduğuna dair yorumlar yapmak ve bu yorumların kesin doğru olduğunu iddia etmek bilimsel bir yaklaşım değildir. Evrimcilerin ısrarla, dönemin insanlarını kendilerince ilkel olarak nitelendirmeleri ise ön yargılı tutumlarının bir neticesidir. Resmedilmiş insan figürlerinin üzerinde, kalın balık sırtı kumaş olduğu görülmektedir. Bu da evrimcilerin iddia ettiği gibi, bir zamanlar insanların yarı çıplak dolaşan, ilkel varlıklar olmadıklarını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/magararesmi.jpg" alt="magararesmi 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Mağara resimlerinde kullanılan boyalar, kimya eğitimi almış bir üniversite öğrencisinin dahi elde etmesinin oldukça zor olduğu bir karışımla yapılmıştır. Çok kompleks formüllü bu boya karışımlarını, kimya mühendisleri ancak laboratuvarlarda elde edebilirler. Talk, barit, potasyum feldispat ve biyotit gibi maddelerin kullanımıyla elde edilen boyaların, detaylı bir kimya bilgisi gerektirdiği açıktır. Bu bilgiye sahip olan insanları ise sözde &#8220;yeni gelişmiş&#8221; olarak nitelemek mümkün değildir. (<a href="http://www.evrimkurami.com/">http://www.evrimkurami.com</a>)</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/imanhakikatleri_baslik2011.jpg" alt="imanhakikatleri baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dünyadaki Atmosferi Koruyucu Mikro Canlılar</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">FİTOPLANKTONLAR</span></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">“Dünyanın akciğerleri nelerdir?” diye bir soru sorulsa buna her zaman için “bitkiler ve ormanlar” cevabı verilecektir. Ancak %70’i su olan Dünyamızda ormanların oranı %10’u bile bulmaz.</p>
<p style="text-align: center;">Yine de birçok insanın ormanların ihtiyacımız olan oksijenin tamamını karşıladığı yolunda ortak bir kanaatleri vardır. Oysa atmosferin temizlenmesinde ormanlardan daha etkin olan bir canlı grubu vardır. Gözle görülmeyen bu canlı grubu fitoplanktonlardır.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fitoplankton1.jpg" alt="fitoplankton1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Bütün canlıların hayatlarının devamı ve büyüyüp gelişmeleri için, enerjiye ihtiyaçları vardır. Bilindiği gibi canlıların enerji ihtiyacı güneşten karşılanır. Güneşten gelen enerji bitkilerin bünyesinde olan klorofil hücreleri sayesinde kimyasal enerjiye dönüşür ve bu sırada inorganik maddelerden organik maddeler oluşur. Diğer canlılar ise besin ve enerji ihtiyaçlarını bitkileri yiyerek karşılarlar.  Bitkilerin gerçekleştirdiği bu olay, fotosentez olarak adlandırılır. İşte fitoplanktonlar karadaki bitkilerin yaptığı bu işlemi klorofil pigmentleri sayesinde okyanuslarda yapar. Bu mikro canlılar, yaptıkları fotosentez işlemleri sırasında havadaki karbondioksiti emer ve ihtiyacımız olan oksijenin % 80’den fazlasını atmosfere verir.  Yaşam süreleri bir ya da iki gün ile sınırlı olan ve mikroskop yardımı olmadan göremediğimiz fitoplanktonlar dünya üzerindeki bitkilerin ürettiği oksijenden çok daha fazlasını üreterek dünyanın temel oksijen kaynağını oluştururlar.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fitoplankton2.jpg" alt="fitoplankton2 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 17.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Şüphesiz yaşamımızı devam ettirmemizi sağlayan bu detaylı ve kusursuz sistemi yaratan Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Gece ile gündüzün art arda gelişinde (veya aykırılığında), Allah’ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 5)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-17-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-18-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-18-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:40:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Dedikodu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Ister]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1029</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN Ramazan 2011, 18. Gün Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır. (Hucurat Suresi, 13) Benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.ramazansohbetleri.com/wp-content/themes/sabahsohbetleri/gunler/18.jpg" alt="18 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /><br />
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN</p>
<h3 style="text-align: center;">Ramazan 2011, 18. Gün</h3>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ramazan2011_baslik.jpg" alt="ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" border="1" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır. (Hucurat Suresi, 13)</strong></p>
<hr />
<p>Benim Katımda en sevimliniz, ahlakça en güzel olanınız ve etrafındakilerle hoş geçineninizdir ki, onlar herkesi sever ve herkes de onları sever. Benim Katımda en sevimsiziniz dedikodu yapan, dostların arasını açan ve tertemiz kimselerde kusur arayanlardır. (Bezzar)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.a9.com.tr/" target="_blank"><br />
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/a9_.jpg" alt="a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></a>
</p>
<p style="text-align: center;"> <img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/hadislerlepeygamberimiz_baslik2011.jpg" alt="hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Kim bir işe girişmek ister de o hususta Müslüman biri ile müşavere ederse Allah onu işlerin en doğrusunda muvaffak kılar.&#8221;<sup>1</sup></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav) Allah&#8217;ın emrine uyarak, müminlerle istişare eder, onların fikirlerini alırdı. Bu konunun emredildiği ayet şöyledir:</p>
<p style="text-align: center;"><strong>… Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah&#8217;a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 159)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Peygamberimiz (sav), müminlerin de fikirlerini aldıktan sonra, kararını verir ve sonucu için Allah&#8217;a tevekkül ederdi. Unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek, alınan kararların hepsinin Allah katında önceden belli olduğudur. Allah kaderde her kararı, her kararın sonucunu belirlemiştir. Bir konu hakkındaki istişare ve sonra konuyu bir hükme veya sonuca bağlamak ise müminler için bir ibadettir. Peygamberimiz (sav) bu gerçeği bilerek, müminlere danışmış, kararını vermiş ancak kararın sonucu için Allah&#8217;a güvenerek, Allah&#8217;ın en hayırlı sonucu yaratacağını bilmiştir.
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelahlak_18.jpg" alt="guzelahlak 18 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">İstişare etmek müminler için de güzel ve hayırlı sonuçlar getirebilecek bir tavırdır. Herşeyden önce, istişare eden kişi tevazulu davranarak güzel ahlak göstermektedir. Örneğin Peygamberimiz (sav) ümmetinin içinde en fazla akla sahip, en basiretli ve en ferasetli olan kişidir. Buna rağmen çevresindekilere danışması, onların fikirlerini öğrenmesi, onların bir konuya getirecekleri çözümlerin neler olacağını sorması, onun ne kadar alçakgönüllü bir insan olduğunun göstergesidir.</p>
<p style="text-align: center;">Allah Kuran&#8217;da, <strong>&#8220;… Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır&#8221;</strong> (Yusuf Suresi, 76) şeklinde bildirmektedir. Dolayısıyla insan sadece kendi aklına güvenmeyip, başkalarının akıl, düşünce ve bilgi birikimlerinden faydalandığında, çok daha iyi sonuçlar elde edebilir. Tek akıl yerine, danıştığı kişi sayısınca, örneğin 10 akla sahip olur.</p>
<p style="text-align: center;">Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da insanlar için gösterdiği her yol ve Peygamberimiz (sav)&#8217;in üzerinde gördüğümüz her tavır bizim için en hayırlısı ve en güzelidir. İstişare etmek bunlardan biridir. Bu nedenle Allah&#8217;ın emirlerini çok iyi bilmek ve Peygamber Efendimizi çok iyi tanımak, ibadetlerimizi en güzeliyle yerine getirmek ve en güzel ahlaka sahip olmak için çok önemlidir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.yaratilis.com/">www.yaratilis.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="text-align: center;">1- Hz.Numan İbni Beşir r.a., Ramuz El-Hadis s.207
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/guzelkonular_baslik2011.jpg" alt="guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İyilerle İttifak Etmeyi Ertelemek Doğru Olmaz</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dünyada inançsızlığın yerleşmesi ve kötülüğün yaygınlaşması için çaba harcayan insanlar bulunmaktadır. Bu insanlar, sahip oldukları kötü özellikleri tüm insanlara yaymak, onları bu kötülüklerin etkisi altına almak için, şeytanın da sevkiyle işbirliği halindedirler. Günümüzde son derece etkili bir hale gelen kötülerin ittifakına karşı, iyilerin de vakit kaybetmeden Kuran ahlakını yaşamak ve insanlara anlatmak amacıyla birbirleri ile ittifak etmeleri ve var güçleriyle kötülüklere karşı koymaları gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Bu ittifakı geciktirmek veya<strong>“Önce herkes yapacağını yapsın, ben de ona göre davranırım” </strong>düşüncesiyle hareket etmek, kötülerin zulümleri ile mağdur olan mazlum insanları yalnız bırakmak olur.Unutulmamalıdır ki, Allah Saff Suresi’nin 4. ayetinde Müslümanların, <strong>“&#8230; birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi&#8230;”</strong> olmalarını emretmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">Herhangi bir zulüm karşısında, iyilerden taraf olduğunu söyleyen bir insanın, zulmedenlere karşı elinden gelen her türlü desteği gücünün sonuna kadar vermesi gerekir. Bunun için yapması gereken ilk şey de, hangi tarafta olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktır. Çünkü sessiz kalan, karşı koymak için elindeki imkanları kullanmayan bir insanın samimiyetinden, dürüstlüğünden şüphe edilir.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/004.jpg" alt="004 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;">Şunu unutmamak gerekir ki kötülerin ittifakına destek olmak için mutlaka onların yanında olmak gerekmez. Onların yaptıklarına kayıtsız kalmak da dolaylı olarak onlara destek olmak anlamına gelir.</p>
<p style="text-align: center;">Allah Hud Suresi’nde insanları bu konuda, <strong>“Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur&#8230;” </strong>(Hud Suresi, 113) ayetiyle uyarmaktadır. Kayıtsız kalarak destek olmak da zulme eğilim göstermenin başka bir şeklidir. Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde bu gerçeğe dikkat çekmiştir:</p>
<p style="text-align: center;">“Küfre rıza küfür olduğu gibi, dalalete (sapkınlığa), fıska (günaha), zulme rıza da fısktır (günahtır), zulümdür, dalalettir (sapkınlıktır).” (Emirdağ Lahikası, sf.145)</p>
<p style="text-align: center;">Şu halde bir insan eğer gerçekten vicdan sahibi ise iyilikten ve dürüstlükten yana tavrını açık ve net bir kararlılıkla ortaya koymalıdır. Aksi takdirde, yani çekimser ve duyarsız kaldığında, kötülerin tarafına geçmiş olur. Örneğin bir yerde zavallı ve masum insanlar hiçbir sebep olmadan şehit edilirlerse ve iyilerden olduklarını iddia edenler olup bitenler karşısında ses çıkarmaz, seyirci kalırlarsa; bu durumda bizzat kötülere ve zalimlere destek vermiş ve hatta onları daha da cesaretlendirerek yeni kötülüklere kapı açmış olurlar. Dolayısıyla tüm Müslümanların dünyadaki zulme karşı tek vücut halinde mücadele etmeleri, olabilecek en kısa sürede İslam birliğini oluşturacak yönde faaliyetlere başlamaları şarttır.</p>
<p style="text-align: center;">(http://www.dinsizligindiniilemucadele.com)</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/roportajlardankesitler_baslik2011.jpg" alt="roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kehf Suresi&#8217;nden açıklamalar: Sabırlı olmak hayati bir konudur. </strong></p>
<div style="text-align: center;">
<p>Adnan Oktar`ın 9 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv, Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
</p></div>
<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/yenibilgiler_baslik2011.jpg" alt="yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/vazodacicek.jpg" alt="vazodacicek 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></strong><strong>Hz. İsa (a.s.) İkinci Kez Yeryüzüne Geldiğinde, Üzerinde Mühür Bulunan Kitaplarla İslam Ahlakını Tebliğ Edecektir</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;İsa (a.s.) onu (sandığı) alıp açacak ve içinde bir mühür, bin kitap bulacak, bu kitaplarla İslam’ı ihya edecek.&#8221; </strong></p>
<p style="text-align: center;">(Risalet&#8217;ül Meşrep elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed-el Kari, s. 4 -Enis el-Cülesci kitabından)</p>
<p style="text-align: center;">Hadiste verilen bilgiden Hz. İsa (a.s.)’nın, Peygamberimiz (sav)&#8217;in mührüyle mühürlenmiş kitapları hazır bulacağı, bu mükemmel eserlerle İslam’ı tebliğ edeceği anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/bediuzzamanahirzaman_baslik2011.jpg" alt="bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bediüzzaman’ın Hz. İsa </span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;">(a.s) için kullandığı şahıs ifadeleri, onun bir “şahsı manevi” olmadığını açıkça ortaya koymaktadır</span></strong></p>
<p style="text-align: center;">1)&#8230; <strong>sema-i dünyada</strong> (gökler aleminde) cesediyle (insani bedeniyle) <strong>bulunan ve hayatta olan Hazret-i Îsâ,</strong> belki âlem-i âhiretin (ahiret aleminin) en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme (büyük bir son) için <strong>ona yeniden cesed giydirip</strong> (bedeniyle) <strong>dünyaya göndermek o Hakîm&#8217;in hikmetinden uzak değil..</strong> belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için va&#8217;detmiş ve va&#8217;dettiği için elbette gönderecek. (Mektubat, sf. 60) (Mektubat, 15. Mektup, 56-57)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman bu sözünde Hz. İsa (a.s)’dan, gökyüzünde “insani bedeni ile bulunan bir şahıs” olarak bahsetmekte ve onun Allah’ın vadettiği şekilde yine insani bedeniyle yeryüzüne ineceğini bildirmektedir. Eğer Hz. İsa (a.s)’ın yalnızca bir şahsı manevi olarak yeryüzüne geleceğini söylemek isteseydi, Said Nursi Hazretleri ondan <strong>“insani bir beden giydirilmesi”</strong> ifadesiyle söz etmezdi.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ustad18.jpg" alt="ustad18 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />2) Evet o hadîs-i şerifin ifadesiyle <strong>Hazret-i İsa&#8217;nın semavî nüzulü</strong> (gökyüzünden inişi) <strong>kat&#8217;î </strong>(kesin) <strong>olmakla beraber&#8230; </strong>(Kastamonu Lahikası, sf. 80-82)</p>
<p style="text-align: center;">Bu açıklamasında ise Bediüzzaman, <strong>“Hz. İsa </strong><strong>(a.s)&#8217;ın gökyüzünden inişinin kesin bir gerçek olduğunu”</strong> belirterek, Hz. İsa (a.s)&#8217;ın bir şahsı manevi olmadığını kesin bir üslupla açıklamaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">3) İşte bu sırr-ı azîme (büyük sırra), Hazret-i Peygamber (A.S.M.) işaret etmiştir ki: <strong>Hazret-i İsa gelecek, ümmetimden olacak; aynı şeriatımla amel edecektir.</strong> (Sünuhat-tuluat-işârât, sf. 59)</p>
<p style="text-align: center;">Bediüzzaman’ın Hz. İsa (a.s)’ın Peygamberimiz (sav)’in şeriatıyla amel edeceği açıklamasından da yine Hz. İsa (a.s)’ın bir şahsı manevi olarak değil, bir insan olarak dünyaya geleceğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Çünkü eğer kastedilen bir şahsı manevi olsaydı, bir şahsı manevinin <strong>“amelde bulunma”</strong> fiilini yerine getirebilmesi söz konusu olamazdı.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.isagelecek.com/">http://www.isagelecek.com/</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/ebced_baslik2011.jpg" alt="ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir. (Fetih Suresi, 10)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: 2025</p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/k13.gif" alt="k13 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Sakınıp rahmete kavuşmanız için, İÇİNİZDEN SİZİ UYARIP KORKUTACAK BİR ADAM aracılığı ile bir zikir (Kitap) gelmesine mi şaştınız?&#8221; (Araf Suresi, 63)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: Hicri: 1433; Miladi:2011
</p>
<div style="text-align: center;">
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/gif_resimler/k13.gif" alt="k13 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></strong></p>
</div>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;&#8230; Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı&#8230;&#8221; (Bakara Suresi, 247)</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ebced: Hicri: 1418; Miladi:1996
</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kurandansirlar.com/">http://www.kurandansirlar.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/nedemistineoldu_baslik2011.jpg" alt="nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<table class="aligncenter" width="80%" border="2" cellspacing="5" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" align="center">
<h2>Yağmacıya karşı İslam barış gücü</h2>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center">
<h1>Ne Demişti</h1>
</td>
<td align="center">
<h1>Ne Oldu</h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kocaeli TV, 12 Haziran 2010</strong></span></p>
<p><strong> Adnan Oktar:</strong> Şimdi ittihad-ı İslam oluşacak. Bu bir, Mehdiliğin birinci alametidir. Mehdi (a.s.)’nin birinci faaliyetidir. İki, “Müslümanların hilafet-i İslamiye unvanıyla Müslümanların başına geçeceğini” söylüyor Bediüzzaman. Lider olarak. Yani bir manevi lider. Evinden yönetecektir. Siyasete karışmaz Mehdi (a.s.). Başka ne diyor? “Hıristiyanlarla ittifak edecek” diyor. Geniş çaplı dünya çapında, üç beş kişiyle değil. Geniş çaplı. Başka ne diyor? “Milyonlar fedakar seyyidler iltihak edecek” diyor. Milyonlarca, on tane yirmi tane değil. Değil mi? <strong>“O DEVİRDE DE İSLAM ORDULARI OLACAK” DİYOR. ASKERİ ORDULAR VE BUNLAR BİRLEŞECEKLER. NATO GİBİ BİRLEŞECEKLER.</strong></p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Golos gazetesi (Kırım), Ekim 2008</strong></span></p>
<p><strong> Adnan Oktar:</strong> Türk devletleriyle dinimiz aynı, aynı dindeniz. Dilimiz aynı, aynı dille konuşuyoruz. Aynı soydanız, örf, anane, geleneklerimiz aynı. Bunların ayrı olması zaten çok anormal bir şey, yani çok şaşırtıcı. Mesela, Kastamonu’nun, Manisa’nın Türkiye’den ayrılması nasıl mantıksızsa, bu da öyle mantıksız. Zaten başından bir mantıksızlık var. Avrupa Birliği’ne baktığımızda İtalyanlar ayrı bir dil kullanırlar. İtalyanca ayrıdır. Fransa ayrı bir dil kullanır. Almanlar ayrı bir dil kullanırlar. Örfleri, ananeleri, gelenekleri de ayrıdır. Ama bu kişiler derhal birleştiler. Ve bütün millet de normal görüyor bunu. Herkes bunu normal görüyor, çok makul görüyorlar.<strong> NATO, HİÇ ALAKASI OLMAYAN ÜLKELER, DİNİ, DİLİ, IRKI TAMAMEN AYRI OLAN ÜLKELER, ASKERİ İTTİFAK YAPIYORLAR VE CEPHEDE OMUZ OMUZA, AYNI YERDE ÇARPIŞIYORLAR. BU TARZ BİRLİKLER OLUYOR DA, DİNİ, DİLİ, SOYU, ÖRFÜ, ANANESİ, GELENEĞİ, HER ŞEYİ BİR OLAN İNSANLARIN BİRLEŞMESİ NİYE ACAYİP OLUYOR.</strong></p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Adıyaman Asu TV, 7 Haziran 2010</strong></span></p>
<p><strong>Altuğ Berker: “Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır.” </strong>(Tevbe Suresi, 32)</p>
<p><strong>Adnan Oktar: HER YÖNDE AMA, ASKERİ, SİYASİ, POLİTİK TAMAMINDA. ALLAH NURUNU TAMAMLADI, PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN GELİŞİYLE TAMAMLADI. AMA TAM ANLAMIYLA OLMASI AYRI BİR ŞEYDİR. YANİ HER YÖNÜYLE OLMASI AYRIDIR; SİYASİ, SOSYAL, ASKERİ.</strong> İslam ahlakı hakim olur mesela dar bir bölgede hakim olur, Allah nurunu tamamlar, gelir ama küfür hakimdir. Buradaki ayette; “küfrün de tamamen yıkılacağını” söylüyor Allah. Bunu Allah diğer ayette şerh ediyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Din Allah’ın oluncaya kadar, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar,” Mehdi (a.s.)’ınn görevi budur. Bakın Allah’ın hükmü; “din Allah’ın oluncaya kadar, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar.”  İşte bu oluşacak inşaAllah&#8230;</p>
<hr />
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Arabnews, 9 Kasım 2008</strong></span></p>
<p><strong>Adnan Oktar: </strong> İslam Birliği bütün dünya ülkelerini kucaklayan, hepsine sevgiyle bakan, karşısındakini düşman olarak görmeyen, ama kendisine düşman olanı da affedip kendisine dost hale getiren bir sistem. Dolayısıyla böyle bir sistemin düşmanı olmayacaktır. Çünkü bu sistemin düşman olduğu bir ülke yok. Düşman olmadığı için onun da düşmanı olmayacaktır bu sistemin. Türk-İslam Birliği dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirmek amacı ile kurulacaktır. Bunun altyapısı şu an tamamdır. Çünkü bütün İslam ülkeleri, İslam Birliğini istiyor.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td valign="top"><strong>Yeni Şafak, 2 Nisan 2011</strong></p>
<p><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/islambarisgucu_yenisafak020411a.jpg" alt="islambarisgucu yenisafak020411a 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></strong></p>
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>Libya&#8217;da yaşanan iç çatışmalara yönelik NATO askeri müdahalesi İslam ülkeleri arasında askeri operasyonları da yapabilecek bir &#8216;İslam Barış Gücü&#8217;nün kurulmasını bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlara göre NATO ya da BM benzeri bir askeri güç, dış müdahaleye gerek bırakmadan bölgedeki krizleri çözerek, huzuru sağlayabilir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/etkiler_gazetekupurleri/islambarisgucu_yenisafak020411b.jpg" alt="islambarisgucu yenisafak020411b 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">
<img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/sizinicinsectiklerimiz_baslik2011.jpg" alt="sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah Korkusu</p>
<p><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/Allahkorkusu_site.jpg" alt="Allahkorkusu site 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;">Şu anda cehennemin kenarında olsanız ve oradaki zebanilerin cehennem ehline yaptıkları dayanılmaz işkenceleri gözünüzle görseniz, cayır cayır yanan ateşin uğultusunu, cehennem ehlinin çığlıklarını, kemikleri çatırdatan inlemelerini, kahırla nefes alıp vermelerini, bir kez daha dünyaya geri dönmek isteyen pişmanlık dolu yalvarışlarını duysanız ve sonra tekrar dünyadaki yaşamınıza geri döndürülseniz acaba hayatınızda neler değişirdi?</p>
<p style="text-align: center;">Allah cehennemin kesin bir gerçek olduğunu Kuran’da haber vermekte, cehennemi insanlara tüm detaylarıyla tanıtıp, ondan sakındırmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;">Her insana düşen ise bu gerçeği unutmadan Allah&#8217;tan gereği gibi korkup sakınarak, yaşamını Allah&#8217;ın hoşnut olacağı umulan şekilde düzenlemektir. Allah korkusu bir insan için hem imanının çok keskin bir göstergesi hem de onun ebedi hayatını belirleyecek çok önemli bir özelliktir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.allahkorkusu.com/">www.allahkorkusu.com</a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kabatasmasali_baslik2011.jpg" alt="kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Antik Mısır’da Elektrik Var mıydı?</p>
<p></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/tapinaktaelektrik1.jpg" alt="tapinaktaelektrik1 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></p>
<table class="aligncenter" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Dendera&#8217;daki Hathor Tapınağı&#8217;nın duvarlarında bulunan bu resimlerde görülen figürlerin günümüzde kullanılan ampullerle olan benzerliği bilim adamlarını hayrete düşürmüştür.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">Dendera&#8217;daki Hathor Tapınağı&#8217;nda bulunan bazı duvar resimleri, Antik Mısırla ilgili oldukça ilginç bir bilgiyi gün yüzüne çıkarmıştır. Resimde yer alan figürler, Antik Mısırlıların elektriği bildiği ve kullandığı ihtimalini gündeme getirmiştir. Söz konusu resim dikkatlice incelendiğinde, tıpkı günümüzdeki gibi yüksek voltaj yalıtımının o günlerde de kullanıldığı görülür: Ampul görünümündeki şekil dikdörgen bir sütun (bu sütun izolatör olarak kullanıldığı tahmin edilen ve ced sütunu olarak adlandırılan bir sütundur) tarafından desteklenmektedir. Resimdeki şeklin günümüz elektrik lambalarıyla olan bu şaşırtıcı benzerliği, çok dikkat çekicidir. Tunsten ışığının kaşifi olan Dr. Colin Fink, Mısırlıların bundan yaklaşık 4300 yıl öncesinden, zıt kutupla bakıra elektrik kaplamayı bildiklerini söylemektedir. Bu kaplama, kendisinin 1933 yılında sülfürü kullanarak denediği bir yöntemdir. <em>(http://www.pip.com.au/~paceman/ANCIENT%20ELECTRICITY.html)</em>
</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/cedsutunumisir.jpg" alt="cedsutunumisir 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></p>
<table class="aligncenter" border="0" cellspacing="1" cellpadding="10" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Mısır hiyerogliflerinde sıkça rastlanan ced sütunu, bir tür elektrik malzemesini sembolize ediyor olabilir. Ced sütunu, jenaratör görevi görüyor ve bu şekilde aydınlatma sağlanıyor olabilir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: center;">Resimde tarif edilen bu sistemin ışık yayıp yaymadığı, bilim adamları tarafından denenmiştir. Avusturyalı elektrik mühendisi Walter Garn, kabartmada yer alan resmi çok detaylı olarak incelemiş, resimdeki ampulü, yılanlı teli, duyu, ced sütunu olarak kullanılan izolatörün aynısını yapmıştır. Ve ortaya çıkan sistem etrafı aydınlatmış, yani ışık yaymıştır. <em>(Yüce Tanrı&#8217;nın İzinde, Cep Kitapları, İstanbul, Nisan 1995, sf. 186)</em></p>
<p style="text-align: center;">Mısır&#8217;da elektriğin kullanılmış olabileceğini gösteren delillerden biri de piramitlerin iç duvarlarında hiç is izinin bulunmamasıdır. Eğer evrimci arkeologların iddia ettiği gibi, aydınlatma için meşale ve benzeri malzemeler kullanılmış olsaydı duvarlarda mutlaka is olması gerekirdi. Ancak piramitlerin en içteki dehlizlerinde dahi böyle bir is izi yoktur. Gerekli aydınlatma sağlanmadan, inşaatın devam etmesi, daha da önemlisi duvarlardaki gösterişli resimlerin yapılabilmesi mümkün değildir. Bu da Mısır&#8217;da elektriğin kullanılmış olma ihtimalini güçlendirmektedir. <span style="text-decoration: underline;">(<a href="http://www.evrimincokusu.com/">http://www.evrimincokusu.com</a>)</span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/fosiller_baslik2011.jpg" alt="fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" />
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kavak Yaprağı</strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><img src="http://us1.harunyahya.com/Image/tr_ramazan/kavakyapragi0144.jpg" alt="kavakyapragi0144 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN"  title="2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 18.GÜN" /></strong>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dönem: </strong>Senozoik zaman, Eosen dönemi</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yaş:</strong> 54 37 milyon yıl</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bölge: </strong>Green River Oluşumu, Utah, ABD</p>
<p style="text-align: center;">Kavakların bir başka bitkiden türemediklerini, herhangi bir evrimsel ataya sahip olmadıklarını, hep kavak olarak var olduklarını gösteren bu fosil, bir Yaratılış delilidir.</p>
<p style="text-align: center;">Günümüzdeki kavakların her yönüyle aynısı olan, yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış kavaklar, evrimin hayal ürünü bir senaryodan ibaret olduğunu gözler önüne sermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-18-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 19.GÜN</title>
		<link>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-19-gun.html</link>
		<comments>http://www.ramazansohbetleri.com/2011/06/2011-ramazan-sohbetleri-19-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 16:39:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Harun Yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Firdevs]]></category>
		<category><![CDATA[Hakka]]></category>
		<category><![CDATA[Harun]]></category>
		<category><![CDATA[Hz]]></category>
		<category><![CDATA[Ilyas]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Latif]]></category>
		<category><![CDATA[Lokman]]></category>
		<category><![CDATA[Mace]]></category>
		<category><![CDATA[Musa]]></category>
		<category><![CDATA[Nuh]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ramazansohbetleri.com/?p=1027</guid>
		<description><![CDATA[2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 19.GÜN Ramazan 2011, 19. Gün &#8220;Ey oğlum, (yaptığın iş) ge
