2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

28 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN
2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Ramazan 2011, 28. Gün

ramazan2011 baslik 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu (ki): “Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın.(Zümer Suresi, 65)


“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşma suçu işlemeleridir. Bilmiş olunuz ki şüphesiz onlar Güneş’e, yıldıza, Ay’a tapıyor diyecek değilim. Fakat birtakım ibadetlerini Allah’tan başkası için işleyecekler ve gizli şehvet arzulayacaklardır.” (İbn-i Mace)


a9  2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

 hadislerlepeygamberimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

“Kim Allah’ın Kitabını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çıkarıp doğru yola sevkeder, ahirette de kötü hesabtan korur.”1

İnkar edenlerin en belirgin özelliklerinden biri ahiretin varlığına inanmamalarıdır. Peygamberimiz (sav)’in döneminde de inkar eden kişiler, ahirette insanların tekrar diriltileceklerine inanmamışlardır. Peygamberimiz (sav) ise onların iddialarına en hikmetli ve özlü şekilde cevap vermiştir. Kuran’da Peygamber Efendimize şu hikmetli ayetleri söylemesi emredilmiştir:

Dediler ki: “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” De ki: “İster taş olun, ister demir.” “Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun).” Bizi kim (hayata) geri çevirebilir” diyecekler. De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: “Ne zamanmış o?” De ki: “Umulur ki pek yakında.” (İsra Suresi, 49-51)

“Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?” “Veya önceki atalarımız da mı?” De ki: “Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz).” (Saffat Suresi, 16-18)

beyaz cicek 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Peygamber Efendimiz (sav), belki bu insanlar inkarlarından döner ve iman ederler diye, onlara ahiretin dünya hayatından daha hayırlı ve üstün olduğunu hatırlatmıştır. Onun bu sözlerinden bazıları şöyledir:

“Ey insanlar! Dünya peşin verilen bir metaıdır. İyi de kötü de ondan nasibini alır. Ahiret ise sadık bir vaaddir. Orada Kadir olan Melik hükmeder. Hak yerini bulur. Batıl ise zail olur. Ey insanlar, ahiret evladı olun, dünya uşağı olmayın. Zira evlat anaya tabidir. (Yani dünya çocuğu olursanız, dünya gibi mahvolmaya layık olursunuz.) Allah’dan korku üzerine amel ediniz. Biliniz ki amelleriniz sizinle yüzleşecektir. Ve yine sizler mutlaka Allah’a mülaki olacaksınız (kavuşacaksınız). Kim zerre miktarı hayır yaparsa onu görecek ve kim de zerre miktarı şer yaparsa onu görecek.”2

www.evrimaldatmacasi.com

————

1-Kütüb-ü Sitte, Hadis no:67

2- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi,  İstanbul, 1997, 184/4

guzelkonular baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Şeytanın gücü zayıftır

kuslu 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜNŞeytan hakkında unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek vardır. Şeytan Allah’tan müstakil bir güç değildir. Şeytanı Allah yaratmıştır ve O’nun kontrolündedir. Düşmanlığı insana karşıdır.

Şeytanın Allah’tan bağımsız bir güç olduğunu düşünenler yanılırlar. Bu kimseler şeytanın Allah’a karşı bir mücadelesi olduğunu zannederler. Oysa şeytanın insanlara Allah’ın dinini yaşatmak istememesinin nedeni, bunun insanları yıkıma uğratmak için tek yol olduğunu bilmesidir. Sonuç olarak o da Allah’ın yarattığı bir varlıktır ve O’nun izniyle faaliyetini sürdürmektedir. Kendisine tanınan süre bittiğinde, cezasını çekmek üzere o da saptırdığı insanlarla beraber cehenneme atılacaktır.

Unutulmaması gereken, şeytanın müminler üzerinde bir gücü olmadığıdır. Şeytanın gücü yalnızca Allah’ın tespit ettiği, daha doğrusu cehennem için özel olarak yarattığı insanlar üzerinde geçerlidir.

Şeytan Allah’ın mümin olarak yarattığı bir kulu saptıramaz. Sadece, müminin dünya hayatındaki imtihanı gereği bazı küçük hatalar yapmasına vesile olabilir. Şeytanın saptırma etkisi yalnızca kalbinde hastalık bulunan kimseler üzerindedir. Bu gerçek Kuran’da şöyle bildirilir:

Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur. Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle, onunla O’na (Allah’a) ortak koşanlar üzerindedir. (Nahl Suresi, 99-100)

Şeytan da yaratılmış bir varlık olduğuna göre, herşeyde olduğu gibi onun yaratılışında da sonsuz hikmet vardır.

Şeytan mümin topluluğun içinde gizlenen münafıkların ortaya çıkmasını sağlar. Bu hastalıklı kimseleri etkisi altına alarak, müminler aleyhine faaliyette bulundurur. Böylece münafıklar mümin topluluğu içinde gizlenemeyerek kendi kendilerini deşifre etmiş olurlar. Müminler de içlerinde barınmaya çalışan bu grubu kolaylıkla teşhis ederler. Dahası şeytanın faaliyetlerinin ve münafıklar üzerindeki etkisinin farkına varan müminlerin Kuran’da geçen bir ayetin tecellisini gördükleri için imanları ve Allah’a yakınlıkları artar:

Bu mümin topluluğun içinde bir tür temizlik anlamına gelir. Zaten Allah’ın şeytana süre tanımasının hikmetlerinden biri budur. Allah bu durumu Kuran’da şöyle açıklar:

İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: “Doğrusu, Allah, size gerçek olan vaadi vaadetti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtacak değilim, siz de beni kurtacak değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azap vardır.” (İbrahim Suresi, 22)

(http://www.seytaninsistemi.com)

roportajlardankesitler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Allah, ışığı beynimizde yaratıyor, dışarıda sadece dalga var.

Adnan Oktar`ın 15 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv ve Kocaeli Tv röportajından

yenibilgiler baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Hz. Mehdi (a.s.)’a Karşı Mücadele Eden Deccalin Emrine Girmiş Çok Sayıda Din Alimi Olacaktır

ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALA TABİ OLACAKLAR.

(İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)

71 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜNHadiste Allah’a, Kuran’ı Kerim’e ve Peygamberimiz (s.a.v.)’e düşmanlık besleyen bu nedenle de Kuran ahlakını ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnet-i seniyyesini hakim kılmaya çalışan Hz. Mehdi (a.s.)’ye karşı yoğun mücadele veren deccalin emrine girmiş Darwinist ve materyalist çok sayıda din alimleri olacağı bildirilmiştir.

bediuzzamanahirzaman baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Hz. Mehdi (a.s) Allah’ın izniyle Müslümanları sıkıntılardan kurtarıp huzur, adalet ve bolluğa kavuşturacaktır

bediuzzaman28 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜNHz. İsa (a.s) ahir zamanda yeryüzüne gelecek, müminlere önderlik edecek ve Hz. Mehdi (a.s) ile birlikte İslam’ın nurunun tüm insanları aydınlatmasına vesile olacaklardır. Hz. Mehdi (a.s) da bir şahsı manevi olarak değil, bizzat gelip ahir zamanda Müslümanların başına geçecek, onları Allah’ın izniyle içine düştükleri sıkıntı ve zorluklardan kurtarıp huzur adalet nimet ve bolluğa kavuşturacaktır.

“… Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal’ı öldürür…”(Mektubat, sf. 6)

“…ancak hârika ve mu’cizatlı (mucizeler sahibi) ve umumun makbulü (umumun kabul ettiği) bir zât olabilir ki: O zât, en ziyade alâkadar ve ekser (birçok) insanların peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâm’dır…”(Şualar, sf. 463)

“…Âhir zamanın o büyük şahsı, Âl-i Beyt’ten (Peygamberimizin soyundan) olacak.(Şualar, sf. 442)

“…Hz. Mehdi-i Âl-i Resul’ün temsil ettiği kudsî cemaatinin şahs-manevîsinin üç vazifesi var. (Emirdağ Lâhikası-1 sf. 265)

“O ileride gelecek acib bir şahsın (şaşılan ve hayret uyandıran şahsın) bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı (önceden gelen takipçisi) ve o büyük kumandanın pişdar bir neferi (öncü bir askeri) olduğumu zannediyorum.”(Barla Lahikası, sf. 162)

http://www.dorthakmezhebegoremehdi.com/

ebced baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Onları rahmetimize soktuk, şüphesiz onlar salih kimselerdi. (Enbiya Suresi, 86)

Ebced: 2066

38490344fd6 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim’in dini(nde olduğu gibi) (1).

O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur’an’da) da sizi “müslümanlar” olarak isimlendirdi (2);

elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah’a sarılın, sizin Mevlanız O’dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı. (Hac Suresi, 78)

Ebced (1): 1911

Ebced (2): 2034

www.kurandadua.com

nedemistineoldu baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Türkiye dünyanın süperi olacak

Ne Demişti

Ne Oldu

Patronlar Dünyası, 13 Ekim 2008

Adnan Oktar: Türkiye, Türk-İslam Birliği’ne doğru gidiyor. Manevi değerlerimiz güçlenecek, maddi yönden de güçleneceğiz bölgenin süper devleti olacağız, o zaman ne Kürt sorunu kalacak, ne Ermeni sorunu kalacak, ne İsrail sorunu kalacak, hepsini kökünden halledecek inşaAllah. Irak Türkiye’nin kontrolünde olacak inşaAllah, Suriye de Türkiye’nin kontrolünde olacak inşaAllah, Azerbaycan Türkiye’nin kontrolünde olacak, yani manevi ağabeyi olacak Türkiye inşaAllah. Manevi ağabeyleri olacak ve manevi sorumluluk alacak, Türkiye bölgenin istikrarını, huzurunu, güvenliğini tam anlamıyla sağlayacak. Ağabeylik Türkiye’nin vasfıdır, eskiden beri OSMANLI DÖNEMİNDEN BERİ AĞABEYLİK YAPMIŞTIR BÖLGEYE, HUZUR VERMİŞTİR, GÜVEN VERMİŞTİR. Ama bu sefer çok mükemmel olacak, çok çok güzel olacak, çok hayırlı ve çok iyi olacak inşaAllah.

Türkiye, 01 Haziran 2010

liderturk turkiye010610 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

sizinicinsectiklerimiz baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Ateist Siyonizm Felsefesi

ateistsiyonizmfels kitap 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

İşgalci, sömürgeci ve ırkçı bir ideoloji olan ateist Siyonizm elli yılı aşkın bir süredir Ortadoğu’da kan dökmektedir. Ne var ki özellikle Batı dünyasında ateist Siyonizm gerçek anlamı ile tanınmamakta, ateist Siyonist ideolojinin gerçek planı bilinmemektedir. Batı’da çoğu insan -yanlış bilgilendirmenin etkisiyle- ateist Siyonizmin, Yahudilere bağımsız bir yurt sağlamayı hedefleyen masum bir ideoloji olduğunu düşünür, hatta bu nedenle kimi insanlar söz konusu ideolojiye sempati ile yaklaşırlar. Oysa gerçek hiç de öyle değildir.

Bu kitapta bir yandan ateist Siyonizmin çarpıtılmış propagandalarının ve telkinlerinin dünya barışı için nasıl büyük tehlikeler içerdiğini, bir yandan da bu ideolojinin neden olduğu katliamları, yıkımı ve tahribatı göreceksiniz.

www.harunyahya.org/kitap/siyonizm_felsefesi/siyonizmf.html

kabatasmasali baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Evrimcilerin Açıklayamadığı Obeliskler

Geçmiş medeniyetlerden günümüze kalan şaşırtıcı izlerden biri de obelisklerdir. Ortalama 20 metre uzunluğunda, tonlarca ağırlıkta olan bu dikili taşların, ocaklardan çıkarılmaları, taşınmaları, üzerlerinin işlenmesi ve bulundukları yerlere yerleştirilmeleri için ileri bir teknolojinin kullanılmış olması gereklidir. Bilinen en büyük obelisklerden biri, MÖ 1400′lü yıllarda Karnak (Mısır)’a dikilmiş olandır. 29.5 metre yükseliğinde, 1.62 metre genişliğinde ve 325 ton ağırlığındadır. Bu irilikte ve ağırlıktaki taşın, tek blok halinde, ocaktan çıkarılması da bulunduğu yere taşınmasıı da ustalık, teknik bilgi ve alt yapı gerektirir. Bunun için bakır ve bronz gibi kolay eğilip bükülen, çabuk kırılan aletlerin kullanılamayacağı, demir ve çelikten yapılmış aletlerin kullanılması gerektiği açıktır. Bu da evrimcilerin, söz konusu dönemde henüz demirin kullanılmadığı, pek çok metalin bilinmediği iddiasını yalanlamaktadır. (http://www.darwinistlerinferyatsesleri.com/)

obelisksayfa 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Resimde obeliskin tepe noktasında bulunduğu varsayılan kısım, bu dikili taşların paratoner olarak kullanılmış olabileceğine işaret etmektedir.

Resimde Asuvan yakınlarındaki granit ocağında bitirilemeden kalmış olan obelisk görülmektedir. Diğerlerinin iki katı olan bu obelisk, 41.75 metre uzunluğunda ve yaklaşık 1168 tondur. Böylesine dev bir yapının, ocaktan çıkarılıp taşınması için gelişmiş teknoloji kullanılması gereklidir.

fosiller baslik2011 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Kurbağa

kurbaga fosil 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ 28.GÜN

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi

Yaş: 40 milyon yıl

Bölge: Çin

Evrimci senaryo, omurgasızlardan evrimleşen balıkların, bir süre sonra da karada yaşama imkanı olan amfibiyenlere dönüştüklerini iddia eder. Ama diğer tüm evrim masalları gibi, bu senaryonun da hiçbir delili yoktur. Yarı balık yarı amfibiyen bir canlının yaşadığını gösteren tek bir fosile bile rastlanmamıştır. Tam tersine elde edilen tüm fosiller, balıkların hep balık, amfibiyenlerin ise hep amfibiyen olduğunu ispatlamıştır.

Resimde görülen 40 milyon yıllık kurbağa fosili de kurbağaların bu zaman zarfında hiçbir değişime uğramadıklarını, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir.

Tarih: 21 Haziran 2011
Konuyu Ekleyen:Harun Yahya
Kategori: 2011 RAMAZAN SOHBETLERİ
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

BİR YANIT BIRAK:

You must be GİRİŞ İÇİN YAPTINIZ.